Sessizlik de sese dairdir: Sert Sessizler/Harsh Consonants konserinde 'duyduklarımızı gördük'

Sessizlik de sese dairdir: Sert Sessizler/Harsh Consonants konserinde 'duyduklarımızı gördük'

6 Mart Cuma akşamı Beyoğlu Salt’ta bir performans gerçekleşti. Sumru Ağıryürüyen ve Anıl Eraslan’dan oluşan “Sert Sessizler/Harsh Consonans” ikilisi ile Almanya’dan yazar ve grafik roman çizeri Reinhard Kleist bir araya gelerek ‘duyduklarımızı gördük’.


Heyecanla konseri bekledim çünkü ortaya çıkacak olan müzikle beraber aynı anda yapılacak resimler nasıl olacak kimsenin fikri yoktu. Diğer konserler gibi değil, parçayı bilsen dahi oradaki doğaçlama anlık bir şey, çizilen resim de öyle, tamamen, sanatçının o an duyduklarının etkisiyle, titreşimler ve çağrışımlarla meydana çıktı.




Önce sanatçılara bir bakalım;


“Sert Sessizler” vokalde Sumru Ağıryürüyen, çelloda Anıl Eraslan’dan oluşan bir ikili. Bu ikili, 2009 yılında biraraya gelerek müzikteki ortak düşüncelerini buluşturmaya karar vermiş. 2010 yılında sessizlik de sese dairdir fikrinden hareketle “Sert Sessizler” ismiyle çalışmalarını sürdürüyorlar. Doğaçlama ve geleneksel müziklerle bestelerini konserlerde icra ediyorlar.


Berlin’li grafiker, illustratör ve yazar Reinhard Kleist, çizgi romanda başarılı işlere imza atmış, özellikle Nick Cave çizgi romanları son yılların en sevilen işleri arasında yer alıyor. 2018 yılında Max und Moriz ödülünü alarak en iyi Almanca çizgi roman sanatçısı olarak yeteneği tescillenmiş.


Bu iki disiplinin biraraya gelme fikri Goethe Enstitüsü tarafından olmuş. Dünyada bir çok örneğine rastlanan disiplinler arası çalışmalar ülkemizde de yapılıyor elbette. Benzer bir çalışma Sumru Ağıryürüyen, Orçun Baştürk ve Şevket Akıncı’dan oluşan "Konjo" ile 2016 yılında Fransız Kültür Merkezi‘nde, ressam ve müzisyen Erkin Gören ile Küçük Prens’i yorumlamışlardı.


 


Bu defa “Sert Sessizler”in müziğini yorumladı Reinhard Kleist. Sevgili Sumru Ağıryürüyen ile sohbette işin detayını öğrenmek istedim. Reinhard Kleist parçaları biliyor muydu yoksa ilk orda mı duyacaktı? Parçalar hakkında fikir sahibi olarak ve ne anlama geldiğini bilerek çiziyormuş, özellikle de metne bağlı kalarak o an müzik eşliğinde kağıda aktarıyormuş.


İlk parça İstanbul Sesleri bir doğaçlama ve parçayla eş zamanlı Reinhard da parça sona erene kadar İstanbul’dan duyduğu sesleri mürekkebiyle aktardı. Yaptıklarını adım adım izlemek oldukça hoş bir tecrübeydi. Bir yandan dinlerken diğer yandan çizimi izliyorduk, gerisi tahayyülünüze kalıyordu ama sonunda her şarkının resmi oldu. İkinci şarkı Anuşabur adını taşıyordu. Sofranız Şen Olsun isimli kitabın bir bölümünden alıntıyla baslayan parça bittiğinde işte böyle bir resme dönüşmüştü.




Şarkıları gördük, resimleri dinledik.


Kendi adıma söylemem gerekirse büyük zevk aldım. Devamını bekliyorum.


Leyla Diana


Cazkolik.com / 15 Mart 2020, Pazar

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Leyla Diana Gücük

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.



X Advertisement