Sinan Bakır`dan kalbin altı teli

Sinan Bakır`dan kalbin altı teli

Cazkolik: Sizi neredeyse hiç tanımıyoruz, hakkınızda biraz araştırma yaptım albümünüz yayınlanmadan önce bir kaç haber çıkmış ama albüm çıktıktan sonra hiç haber görmedim, öncelikle sizi tanıyalım, yaşamınızın önemli bir kısmını burada geçirdikten sonra Amerikaya gittiğinizi biliyoruz, bu nasıl bir süreç oldu?


Sinan Bakır:
Müziğe 7 yaşımda mandolin ve flüt dersleriyle başladım, çocukluk yıllarımda Ankara Opera Çocuk Korosunda yer aldım ve sonrasında gitara yöneldim. Ankara’da yaşadığım dönemde aktif bir müzisyendim, çeşitli guruplarla çalışmalar yapıyordum ve yanı sıra gitar dersleri veriyordum. Üniversite yıllarında sevgili Durul Gence’den caz tarihi dersleri aldım. Aynı yıllarda çok değerli müzisyen Aydın Esen ile tanıştım. Müziğin hayatımda her zaman olması isteği ve kendimi sürekli geliştirme arayışının sonucu olarak Amerika’ya caz eğitimi almaya geldim.


Cazkolik: Henüz çok gençsiniz, caz ve gitar tutkunuzun peşinden gittiğinizi söyleyebilir miyiz? Sizi sürükleyen bu duygu nasıl bir şeydi ve nasıl bağlantılar kurdunuz?


Sinan Bakır: Evet bunu söylemek doğru olur, o dönemde herşey çok hızlı gelişti, üniversiteden mezun olduğum yıl yaptığım kayıtlardan birini Hartford’da bir okula göndermiştim, burs teklif ettiler, daha sonra bir anda kendimi Hartford’da buldum.??


Cazkolik: Oraya vardıktan sonra sizi karşılayan şeyler nelerdi?


Sinan Bakır: İlk günlerde alışmak biraz zor oldu, ailem ve dostlarımdan uzak kalmanın stresini yaşadım. Zamanla tanıştığım müzisyenler ve okulda dostluklar kurduğum Lloyd Chisholm, Mike Asetta gibi hocalarımın etkisiyle ortama uyum sağladım. Yeni başlangıçlar zor olabilir bazen ama şans vermek gerek. Hartford ilginç bir kent, çok sayıda yetenekli müzisyenin yaşadığı NY ve Boston arasında köprü bir şehir.


Cazkolik: Hakkınızdaki en geniş bilgiyi Hartford Courant gazetesinden, Richard Kamins’in yazısından ediniyoruz, öncelikle yaşadığınız (Connecticut) yöresinin caz ortamında görünmeye başlamıssınız, bu süreç nasıl oldu?


Sinan Bakır: Amerika’ya geldikten sonra çevredeki blues ve jazz jam sessionlarina katılmaya başladım ve bu ortamda bir çok müzisyenle tanıştım. Hartford’da ünlü jazz efsanesi Jackie McLean’in açtığı müzik okulunda eğitim veren Steve Davis, Nat Reeves gibi önemli müzisyenlerin öncülüğünde güzel bir jazz kardeşligi var. Müziğime ve bana çok olumlu katkıları olan bu yaratıcı atmosferde Sinan Bakır Trio ortaya çıktı. Trio zaman içinde değişen üyelerle ağırlıklı olarak orijinal bestelerimi çaldığımız bir guruba dönüştü. Doğaçlama müzik yapmanın güzel yani değişik müzisyenlerle farklı yönlerinizi açığa çıkarabiliyorsunuz, bunun böyle olmasını seviyorum, fikirler bu şekilde yenileniyorlar.


Cazkolik: Albümünüze geçelim, albüm fikri nasıl başladı, ne kadar zamanda oluştu, nasıl gelişti?


Sinan Bakır: Albüm yapma fikri müziğe ilk başladığım dönemden itibaren vardı, zamanlama insanın kendini hazır hissetmesiyle ilgili. "On My Way" son iki yıl icinde şekillendi, albüm melodik yönü ağır basan, içlerinde değişik yönlere gidilebilen 11 bestemden oluşuyor. Sadelik ve müzikal bütünlüğü amaçladığım bu albüm kişisel yolculuğumun hikayesi diyebilirim.


Cazkolik: Gitar stilinizle ilgili neler söyleyebilirsiniz? Kimlerden dersler aldınız? Kimlerle çaldınız? Kimlerden etkilendiniz?


Sinan Bakır: Gitar stilim birçok elementin karışımı. Gitara başladığımdan itibaren birçok gitariste ilgi duydum ve onları analiz ederek kendimi teknik ve teori çalışarak geliştirdim. Amerika’da hocalarımın yanı sıra Cecil Taylor, Jim Hall, John Scofield ve Steve Vai gibi etkilendiğim birçok değerli müzisyenle tanışıp master classlarına katılma şansım oldu. Son zamanlarda gitaristlerden ziyade John Coltrane, Sonny Rollins ve Joe Henderson gibi saksafon ustalarını dinliyorum.


Cazkolik: Parlak, temiz, açık-anlaşılır bir çalışınız var, bir yandan da rock geçmişiniz var sanırım, bunlar birbirini nasıl takib eden şeyler oldu sizin için?


Sinan Bakır: Bu zamana yayılmış bir sürec içinde gerçekleşti. Gitara rock müziğiyle başladım, o yıllarda hızlı ve teknik çalmaya önem veriyordum. Klasik, flamenko, blues ve funk  ögeleri caz gitar stilimi şekillendirdi. Değişik efektler kullanarak elde ettiğim  tonumu ilerleyen zamanlarda sadece amfi ve gitarda yakalar oldum. Gitar seslerin doğal olarak uzamadığı bir enstrüman, tonun dogru amfi ve gitar kombinasyonuyla ilgisi büyük ama herşey entrümana dokunuşta başlıyor. Kişisel bir ton yakalamayı hedeflediğim müziğimde akıcılık ve seslerin uzamasına onem veriyorum.


Cazkolik.com: Bu albümde kimlerle çaldınız? Kayıtlar nasıl gelişti, albümün hikayesinden bahsetseniz biraz da.


Sinan Bakır: Albumde akustik basta Dave Liebman, Mark Turner ve Chris Potter gibi önemli isimlerle çalışmış Thomson Kneeland ve davulda Ravi Coltrane, Norah Jones, Steve Swallow’la çalışmaları olan Mark Ferber yer alıyor. İkiside benimle aynı kuşaktan, New York çevresinde aktif, çok yetenekli müzisyenler ve bestelerimi duymak istediğim şekilde yorumladılar. Prova ve kayıtlarda aramızda oluşan muzikal iletişim albüme de yansıdı.  "On My Way" 2008 kasım ayında Massachusets Rotary Records’da kaydedildi ve 2009’un başında piyasaya çıktı.


Cazkolik: Besteci yanınızdan söz edelim? Besteleri nasıl yapıyorsunuz, ne kadar zamanda oluştular? Beste sürecinde sizi etkileyen şeyler neler oldu?


Sinan Bakır: Besteler genelde gitar çalarken, bazen günlük bir aktivite içerisinde bütünüyle ortaya çıkıyorlar. Sanırım hayatın kendisi etkileyici faktör, içine etkileşim halinde olduğum herşey giriyor. Sinema ve empresyonist resimlerden ilham aldığımı da söyleyebilirim. Beste yapmak benim için içsel bir ihtiyactan kaynaklanıyor.


Cazkolik: Son soru, bizle, yani Türkiye ile ilişkileriniz nasıl? Albümü burada satışa çıkaracak mısınız? Gelip gidiyor musunuz? Kimlerle irtibat halindesiniz? Buraya geldiğinizde nerede sahne alıyorsunuz.


Sinan Bakır: Türkiye’ye uzun zamandır gitmedim. Burada müzik eğitmenliği de yaptığım yoğun bir tempo var. Fırsat olduğunda ülkemde gelip çalışma ve deneyimlerimi paylaşmak istiyorum. Müzikseverler albüme www.sinanbakir.com üzerinden ulasabilirler. Teşekkürler ve sevgiler!


Cazkolik: Sevgili Sinan Bakır, söyleşi için teşekkürler.


Cazkolik.com / 9 Mart 2009, Pazartesi

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.