Soul’un kraliçesi: Etta James

Soul’un kraliçesi: Etta James

 

Hayatı bir bataklığın içindeydi ama şarkı söylerken kraliçe gibiydi

 

 

Merhaba değerli müzikseverler,

 

Bir süredir blues hakkında yazmamıştık, bugün blues müziğe geri dönüyoruz. Bugünkü yazımızın konusu Etta James. Soul, blues ve R'n'B'den caz standartlarına, Doo-Wop'deb funk ve hatta pop müziğe kadar uzanan geniş bir yelpazede farklı tarzlarıyla müzik dünyasına çok büyük katkılar sağlayan bir sanatçı Etta James. Tüm bu türleri icra ederken müzikal altyapısına mutlaka blues ve soul müziği yerleştirdi. Zor bir çocukluğu ve fırtınalı bir kariyeri olmasına rağmen birbirinden güzel albümlerle müzik tarihinde yerini aldı. Hayatını, kariyerindeki iniş-çıkışları ve albümlerini merak ediyorsanız;

 

 

İşte Etta James:

 

 

Etta veya gerçek adıyla Jamesetta, 25 Ocak 1938'de Los Angeles, California'da doğdu. Annesi Dorothy Hawkins küçük yaşta hamile kalmış ve henüz 14 yaşında iken kızını doğurmuştu. Etta babasının kimliğini hiçbir zaman kesin olarak bilemedi ama yıllar sonra 1987 yılında, annesinin bir dönem birlikte olduğu bilardo oyuncusu Rudolf ‘Minnesota Fats’ Wanderone'nin kızı olduğunu düşündü. Etta çocukken annesi o dönem yine sık sık başka erkeklerle görüşüyor ve ara sıra ortadan kayboluyordu. Etta da annesinden sürekli "gizemli kadın" olarak bahsetti. Annesinin görüştüğü erkeklerden birisi olan “Sarge” lâkaplı arkadaşı daha sonra Etta’nın üvey babası oldu. İlişkileri kötüydü, birbirlerini hiç sevmediler ve aralarında sık sık tartışmalar çıktı. Zor bir dönem oldu. Bu yüzden Etta çocukluğu boyunca çoğunlukla büyükanne ve büyükbabasının yanında büyüdü. Onların bakımı altındayken Baptist kilisesine kaydoldu.

 

Etta ilk profesyonel vokal eğitimini beş yaşında Güney Los Angeles'taki St. Paul Baptist Kilisesi'ndeki Echoes of Eden korosunun müzik direktörü James Earle Hines'tan aldı. Genç yaşına rağmen koroda solist oldu ve yerel radyo istasyonlarında koro ile sahne aldı. Bir çocuk için güçlü bir sese sahip olmasıyla kısa sürede dikkat çekti. Hines, sesini çıkmaya zorlamak için şarkı söylerken sık sık küçük Etta’nın göğsüne hafifçe yumruk atıyordu. Üvey babası Sarge ise evde arkadaşlarıyla poker oyunları sırasında, Etta’yı sabahın erken saatlerinde uyandırıyor ve onu arkadaşlarına şarkı söylemeye zorluyordu. Hatta dövüyordu. Üvey babasının onu bu şekilde şarkı söylemeye zorlaması, kariyeri boyunca travmatik bir şekilde hayatında hep yer etti ve istek üzerine şarkı söylemekte zorlanmasına neden oldu.

 

 

 

İlk grup: Creolettes ve Peaches

 

 

1950 senesinde annesi ile San Francisco'nun Fillmore bölgesine yerleştiler. Etta burada o dönemde popüler olan Doo-Wop tarzında müziklere ilgi duymaya ve dinlemeye başladı. Bu müzik giderek daha çok ilgisini çekti ve sonunda Creolettes adlı bir kız grubu kurdu. Gruba bu ismi üyelerin açık renkli tenleri nedeniyle verdiğini söyledi.

 

Henüz 14 yaşındayken müzisyen Johnny Otis ile tanıştı. Otis, Creolette'in Los Angeles'ta bir gece kulübünde performans sergilediğini duymuş ve dinlemeye gitmişti. Programın sonunda yanlarına giderek tanışmış ve onlardan Hank Ballard'ın “Work with Me, Annie” şarkısına cevaben bir şarkı kaydetmelerini istemişti. Otis, kısa sürede Creolette'i kanatları altına aldı ve Modern Records plâk firması ile basit bir sözleşme yapmalarına yardımcı oldu ancak bu sözleşmede isimlerini Peaches olarak değiştirdi. Otis aynı zamanda James'e sahne adını da verdi. Sahnede kendisine verilen ilk isim olan Jamesetta’yı Etta James olarak değiştirdiğinde bu ismin müzik tarihinde ne kadar büyük bir isim olacağını ne Otis ne de Etta tahmin edebilirdi.

 

1954 yılında Etta “The Wallflower”ı kaydetti. 1955'in başında piyasaya sürülen bu şarkı aslında “Work with Me, Annie” şarkısının adının değiştirilip, biraz daha farklı bir yorum ile kaydedilmiş haliydi. Şubat 1955'te şarkı Hot Rhythm and Blues Tracks listesinde bir numaraya ulaştı. Bu başarısı Peaches'e Little Richard'ın Amerika turnesinde sahne almasını sağladı ve böylece profesyonel müzik kariyeri başlamış oldu.

 

Etta James, 1940'larda, 1950'lerde ve 1960'larda Nashville'de “Chitlin' Circuit” olarak adlandırılan R'n'B kulüplerinde sık sık performans sergiledi. James, Richard'la turneye çıktığında pop şarkıcısı Georgia Gibbs, şarkısının bir versiyonunu kaydetti ve "Dance With Me, Henry" adı altında yayınladı. Bu, Billboard Hot 100'de bir numaraya ulaşarak bir hit haline geldi. Bu şarkı ile şöhretin kapısı açılmış ve zirveye giden zorlu yolun ilk aşaması başarılı bir şekilde geçilmişti.

 

Etta liste başı olduktan kısa bir süre sonra grubu Peaches'tan ayrıldı ve solo çalışmalara başladı. Grubun yapmak istediği müziğe engel olabileceğini ve kendisini geliştiremeyeceğini düşünüyordu. Bağımsız olmalıydı. Bu dönemde "Good Rockin' Daddy" ile bir hit daha kaydetti ancak devamını getiremedi. Şarkısı listelere girip hit olsa da yine de tam olarak istediğini yapamıyordu. Plâk şirketi ile olan sözleşmesi 1960 yılında yenilenmek üzereyken, dönemin önemli ve iddialı plâk şirketlerinden olan ve adı Cadillac Records’a çıkan Chess Records ile sözleşme imzaladı. Chess Records iki Polonyalı göçmen olan Leonard ve Phil Chess kardeşlerin 1950 yılında Aristocrat Records’u satın alarak kurdukları ve Blues’un Altın Çağı olarak anılan dönemi başlatan şirket olarak o dönemde çok önemli bir kariyere sahip idi. Blues dünyasına kazandırdığı Muddy Waters, Little Walter, Willie Dixon, Howlin’ Wolf, Chuck Berry, John Lee Hooker, Bo Diddley, Hubert Sumlin ve Buddy Guy gibi efsane sanatçılar Chess sayesinde Blues’un Altın Çağını oluşturdular. Etta mzaladığı sözleşme ile Chess Records’un önemli sanatçılarından birisi olacaktı ve nefis vokali ile çok kısa sürede plâk şirketinin önemli yıldızlarından biri haline geldi. Bu dönemde müzisyen Bobby Murray, 20 yıldan fazla bir süre James ile turneye çıktı. Etta James'in ilk hit single'ını 15 yaşındayken çıkardığını ve 16 yaşındayken B.B. King ile çalışmaya devam ettiğini söyledi. Etta, B.B. King'in hit single'ı "Sweet Sixteen"in kendisi ile ilgili olduğuna inanıyordu.

 

1955'in başlarında Etta, o zamanlar Sun Studios için kayıt yapan ve B.B. King'in bir hayranı olan 19 yaşındaki Elvis Presley ile Memphis'deki büyük bir kulüpte sahneyi paylaştı. James, Elvis’in tavırlarından ve sahne performansından ne kadar etkilendiğini “Rage to Survive” ismini verdiği otobiyografisinde paylaştı. James yine biyografisinde yazdığı üzere, yıllar sonra yakın arkadaşı Jackie Wilson'ı standartların altındaki bir bakımevinden daha iyi bir tesise sevk edilmesini sağlayan ve tüm masrafları karşılayan kişinin de Elvis Presley olduğunu öğrendiğinde ne kadar mutlu olduğunu da belirtti. İlginç olan şuydu ki, Elvis bir yıl sonra öldü. Wilson, Presley'in kendisi için bulduğu bakım evinde on yıl daha yaşamaya devam etti.

 

Bir dönem Harvey Fuqua ile düet yapan James, Chess tarafından kurulan Argo Records (daha sonra Cadet Records olarak yeniden adlandırıldı) için kayıt yaptı. Fuqua ile çıkardığı ilk hit single'lar "If I Can't Have You" ve " Spoonful " oldu. İlk solo Hit single’ı Doo-Wop tarzı R'n'B şarkısı "All I Could Do Was Cry" oldu ve Bilboard R'n'B listelerinde iki numara oldu. Bu arada Leonard Chess, James'in baladlarda daha başarılı olabileceği yönünde telkinlerde bulunuyordu. James'in kaydettiği ilk balad, Mayıs 1960'ta R'n'B listesinin ilk beşinde zirveye çıkan "My Dearest Darling" idi. James bu arada yine bir Chess Records sanatçısı olan efsane Chuck Berry'nin "Back in the USA" şarkısında arka planda vokal yaptı.

 

 

 

İlk albüm: At Last!

 

 

“At Last!” 1960'ın sonlarında piyasaya sürüldü ve hemen dikkatleri çekti. “At Last!” bir müzisyenin kariyerine başlamak için olabilecek en uygun albümlerden birisi olarak tanımlandı. 1960 ila 1961 yılları arasında yayınlanan hitlere ek olarak, Lena Hornes'un "Stormy Weather", "I Just Want to Make Love to You" ve "A Sunday Kind of Love" gibi klasikleri ile desteklenmiş olan albümün yapımcıları Phil ve Leonard Chess albümle bizzat ilgilendi. Bu albüm ile Chess kardeşler James'in sesindeki popülerleşme potansiyelini görerek Blues’dan Soul’e, Doo-Wop'den caz standartlarına uzanan bir yelpazede farklı müzik seçenekleriyle sadece R'n'B ve soul tarzı değil, aynı zamanda pop listelerini de hedefleyen bir yapıma imza attılar. Bu düşünce özellikle albüme ismini veren "At Last" şarkısında ön plana çıktı. Albüm yayınlanır yayınlanmaz şarkı tam anlamıyla patladı ve hit oldu.

 

Albümde "At Last" gibi orkestral bir alt yapıya sahip olan "Trust in Me" hem R'n'B hem de Pop listelerinde çok başarılı oldu. "Stormy Weather" ve "A Sunday Kind of Love" gibi caz formatındaki şarkılar ile “I Just Want to Make Love to You" gibi tamamen bir Blues klasiği olan şarkılar albümü müzik literatüründe çok farklı bir konuma yerleştirdi.

 

 

 

The Second Time Around

 

 

“At Last!” ın başarısı üzerine aynı yıl James ikinci stüdyo albümü “The Second Time Around”ı çıkardı. Albüm, blues, caz ve pop standartlarını kapsayan bir yapıda isi ve birçok şarkı “At Last!” ile aynı çizgide idi. Bu albümden "Fool That I Am" ve "Don't Cry Baby" listelere girerek hit olan iki önemi şarkı idi. James ertesi yıl müziğine gospel unsurları eklemeye başladı ve R'n'B ve Soul listesinde dördüncü sıraya yükselen ve pop hitleri arasında Top 40'a giren "Something's Got a Hold on Me"yi kaydetti. Bu başarıyı kısa sürede R'n'B listesinde altıncı sıraya yükselen "Stop The Wedding" izledi. 1963'te "Pushover" ile büyük bir başarı kazandı.

 

 

 

Kariyere geri dönüş: Tell Mama

 

 

James'in kariyeri 1965'ten sonra kısa bir süre inişe geçti. Bu dönemde özel hayatı da karışık ve sıkıntılı olan sanatçı alkol ve uyuşturucu etkisiyle izole bir hayat yaşadı. Bu izole hayat yaklaşık iki yıl sürdü. İki yıl sonra Etta artık sıkılmış ve yeni müzikler yapmak için çalışmalara başlamıştı. Nihayet 1967'de efsane FAME Stüdyoları’nda yaptığı kayıtlar ile çok daha cesur R'n'B şarkılarıyla yeniden müzik hayatına geri döndü. Bu kayıtlar, Clarence Carter'ın birlikte yazdığı, R'n'B listesinde on numaraya, Pop listelerinde ise ilk yirmiye giren geri dönüş hit single’ı “Tell Mama"yı ortaya çıkardı. Aynı yıl aynı adlı bir albüm de yayınlandı. Bu albüm Otis Redding'in "Security" adlı eserinin bir yorumunu da içeriyordu. "Tell Mama"nin en önemli hitlerinden birisi "I’d Rather To Go Blind" idi. Bir blues klasiği haline gelen ve birçok sanatçı tarafından da yorumlanan bu şarkıyı, sanatçının otobiyografisinde bahsettiği üzere, arkadaşı Ellington ‘Fugi’ Jordan'ı hapishanede ziyaret ettiği sırada, şarkının temasını Jordan’dan duyduğunu ve şarkının geri kalanını da Jordan’la beraber yazdığını, ancak vergi nedeniyle şarkı yazarlığı kredisini o zamanki ortağı Billy Foster'a verdiğini belirtmiş.

 

"I’d Rather To Go Blind"ın başarısının ardından James, aranan bir konser sanatçısı oldu fakat yine de 1960'ların ortalarına kadar olan en parlak dönemine ulaşamadı. Kayıtları, 1970’te "Losers Weepers" ve 1972’de "I Found A Love" gibi single'larla R'n'B listesinde yer almaya devam etti. James, Chess için kayıt yapmaya devam etse de şirket Leonard Chess'in 1969'da ölümüyle sarsılmış ve eski gücünü kaybetmeye başlamıştı. James, 1973'te ünlü yapımcı Gabriel Mekler'in prodüksiyonuyla kendi adını taşıyan albümünün piyasaya sürülmesiyle rock/funk tarzında bir deneme yaptı. Janis Joplin'le çalışmış olan Mekler, Joplin’in Etta James'e hayran olduğunu ve konserlerinde "Tell Mama" şarkısını yorumladığını söylüyordu. Albüm çıktığı 1973 yılında Grammy Ödülü'ne aday gösterildiği halde albümden herhangi bir büyük hit çıkmadı. Bir sene sonra, 1974 yılında çıkan diğer albüm “Come a Little Closer” ise hiç ses getirmedi.

 

 

 

Etta Is Betta Than Evvah!

 

 

Chess Records geçirdiği sarsıntı sonucunda All Platinum Records tarafından satın alınmış ancak henüz şirketin içerisine müdahale edilmemişti. Etta James Chess için kayıt yapmaya devam etti ve 1976'da ilginç bir isimle yeni bir albüm daha çıkardı: “Etta Is Betta Than Evvah!” blues/rock/funk ile R'n'B’nin başarılı bir şekilde harmanlandığı albüm isminin de etkisiyle hem dinleyenleri hem de eleştirmenler tarafından merak konusu oldu. Güzel ve farklı bir Etta James albümü idi ve albüm sanatçının yıllarca birlikte çalıştığı, çok emek verdiği Chess Records ile yaptığı son albüm oldu. “Etta Is Betta Than Evvah!” James’e ve Chess Records’ a yakışan bir “son” albümü oldu.

 

 

 

Deep InThe Night

 

 

James için Chess’den ayrılmak kolay olmadı. Son albüm kariyerinde güzel bir canlanma yaratmıştı ve buna devam etmek istiyordu. Tanıdığı pek çok yapımcı vardı ve bunların bir kısmı ile sürekli konuşuyordu. Nihayet 1978 yılında yapımcılığını yakın arkadaşı Jerry Wexler'in yaptığı “Deep in the Night” albümünü kaydetti. Albüm Jerry Wexler'in Warner Bross için çalışıyor olması sebebiyle Warner Records etiketi ile çıktı. Bu kez R'n'B, soul ve blues karma altyapısı üzerine oturtulmuş yoğun rock repertuvarı ağırlıklı olarak yer almıştı. Albüm adeta bir rock albümü idi ancak çok fazla ses getirmediyse de rock dünyasına farklı bir bakış açısı kazandırdı. Bunun en önemli sonucu, Etta’nın albümün çıktığı yıl Rolling Stones ile Montrö Caz Festivali'nde sahne alması oldu.

 

Chess Records James’in hayatını çok etkileyen bir dönemdi. James şirketin bu şekilde yok olmasını ve şirketten ayrılmak zorunda kalmasını bir türlü kabullenemedi. Alkol ve uyuşturucu sorunu giderek daha yüksek seviyelere gelmeye başladı. Leonard Chess’in ölümünden sonra onun desteği olmadan geçen her gün giderek daha ağır gelmeye başladı. Hiçbir dönem kendisine ait bir hayatı olmayan sanatçı alkol ve uyuşturucuya olan bağımlılığı sebebiyle on yıla yakın bir süre müzik ve sahnelerden uzak kaldı ve hiçbir kayıt yapmadı. Bu süre onun tedavi ve rehabilitasyon görmesinin yanında, izole bir hayatı tercih ederek arınması ile geçti. James nihayet 1982'nin sonlarında sahnelerde görünmeye başladı. Aralık 1982’de Grateful Dead konserlerinde konuk sanatçı olarak yer alması onun yeniden müziğe ve sahnelere döneceği şeklinde yorumlandı. Yine aynı dönemde John Mayall'ın New Jersey'deki “Blues Breakers Reunion” konserine konuk oldu. Ancak en güzel performansı 1987 yılında “Hail!” adlı belgesel filmde Chuck Berry ile "Rock and Roll Music" şarkısını seslendirmesi oldu.

 

James 1989 yılında bu kez Island Records ile sözleşme imzaladı. Kariyerinin bu döneminde tıpkı Chess yıllarında olduğu gibi hayranlarına güzel bir albüm vermek istiyordu. Bu amaçla Barry Beckett'in yapımcılığını üstlendiği ve yine efsane FAME Stüdyolarında kaydettiği “Seven Year Itch” ve “Stickin' To My Guns” albümlerini kaydetti. Aynı yıl Jazzvisions: Jump the Blues Away belgesel filmi için Los Angeles'taki Wiltern Tiyatrosu'nda Joe Walsh ve Albert Collins ile sahne aldığı bir konserde filme çekildi.

 

 

 

Right The Time ve Rock And Roll Onur Listesi Ödülü

 

 

Kariyerine daha çok konser ve özel şovlarda konuk sanatçı olarak devam eden James, 1992'de Island Records’dan ayrılarak Elektra Records ile kısa süreli bir sözleşme imzaladı ve bu kez yapımcılığını Jerry Wexler'in üstlendiği “The Right Time” albümünü kaydetti. Albüm hayranları ve eleştirmenler tarafından çok başarılı bulundu. R'n'B ve Blues temelleri üzerine rock, funk ve soul müziği çok başarılı bir şekilde oturtan sanatçı bu albümün yayınlanmasından bir sene sonra, 1993 yılında Rock and Roll Hall Of Fame - Rock and Roll Onur Listesi'ne alındı.

 

 

 

Mystery Lady: Songs of Billie Holiday ile Gelen Grammy Ödülü

 

 

James, aynı yıl bir Billie Holiday Tribute albümü olan “Mystery Lady: Songs of Billie Holiday”i kaydetti. Albüm, James'in müziğine bu defa daha fazla caz öğesi ekleme yönünde bir eğilim oluşturdu. Bu albüm James’e 1994 yılında En İyi Caz Vokal Performansı dalında ilk Grammy Ödülü'nü kazandırdı.

 

1995'te David Ritz’le yazdığı otobiyografisi “Rage to Survive” yayınlandı. Bu dönemde James'in artık klasik olarak kabul edilen eski müziklerinden bazıları reklamlarda kullanılmaya başlamıştı. Bunlardan en popüler olanı "I Just Want To Make Love To You” idi ve şarkının bir bölümü İngiltere’de Coca Cola Light reklam kampanyasında yer aldıktan sonra şarkı 1996 yılında tekrar listelerde boy göstermeye başladı, hatta ilk ona girdi.

 

 

Jamesetta X

 

 

Sanatçının hayatındaki ilginç dönemlerden birisi de o dönem İslam Birliği’nin Başında olan Malcolm X ile tanışmasıydı. James, Baptist olarak yetiştirilmişti fakat Malcolm X ‘den etkilenerek Jamesetta X adını kullanmaya başladı ve yaklaşık on yıl boyunca İslam Dünyası’nın bir üyesi olarak hayatına devam etti. Daha sonra ise bunun oldukça radikal bir karar olduğunu ve onların inançlarına tam olarak uymadığını belirterek eski hayatına bıraktığı şekliyle devam etti.

 

 

Donto ve Sametto

 

 

1969'dan 2012'deki ölümüne kadar Artis Mills ile evli olan sanatçının farklı babalardan doğan Donto ve Sametto adında iki oğlu vardı. Her ikisi de müzisyendi. 1998'de “Life, Love and the Blues”un piyasaya çıkmasıyla James, davul ve basta sırasıyla Donto ve Sametto'yu müzisyenlere destek olarak ekledi. Donto ve Sametto turne ekibinin bir parçası oldu. Böylece çocuklar anneleriyle birlikte profesyonelce performanslarını sergileme imkânı buldu.

 

 

Etta James kariyerinin son baharında hiç hız kesmedi ve 1995 yılında “Time After Time” albümünü, 1998 yılında da “Etta James Christmas” adlı bir Noel albümü yayınlandı. Çok fazla dikkat çekmeyen bu albümler peş peşe gelirken, bunun farkında olan sanatçı oldukça radikal bir karar ile R'n'B köklerine geri döndü ve 2000 yılında Private Music etiketi ile tamamen Blues albümü olan “Matriarch Of The Blues”u çıkarttı. Albüm başarılı oldu ve sevildi. Kapakta yer alan illüstrasyon sanatçının blues köklerine yaptığı vurguyu simgeleyen etkileyici bir görsel idi ve işe yaradı. Albüm, sadece hayranları tarafından değil, blues’a gönül veren önemli bir dinleyici kitlesi tarafından da övgü aldı. Bu albüm sayesinde blues’a yaptığı katkılardan dolayı Blues Hall Of Fame, ardından da bir Rock’n Roll türevi olan Rockabilly'nin gelişimlerine yaptığı katkılardan dolayı Rockabilly Hall Of Fame Onur Listelerine alındı. 2003 yılında Grammy Lifetime Achievement Award - Grammy Yaşam Boyu Başarı Ödülü'nü aldı. Böylece 2000’li yıllar sanatçının onur ve ödül yılları oldu.

 

2004 yılında kaydettiği “Blue Gardenia” albümü bu kez tamamen caz tarzında idi. Aynı yıl Rolling Stone dergisi Tüm Zamanların En İyi 100 Sanatçısı listesinde onu 62. sıraya koydu. Bir sene sonra ise, 2005’te yine Private Music etiketi ile “Let’s Roll” u yayınlandı ve albüm Grammy En İyi Çağdaş Blues Albümü Ödülü'nü kazandı.

 

 

 

Uyuşturucu, son yılları ve ölümü

 

 

1960'ların ortalarında James uyuşturucu bağımlısıydı. Bağımlılığını finanse etmek için karşılıksız çekler, sahte reçeteler kullandı. James 1966'da karşılıksız çek yazdığı için tutuklandı. Şartlı tahliyeye tabi tutuldu ve 500 dolar para cezası ödemesine karar verildi. 1969'da denetimli serbestliği ihlal ettiği için 10 gün hapiste kaldı. Yine uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle 1970'lerin başında bir dizi hukuki sorunla karşılaştı. Los Angeles, Kaliforniya'daki tedavi merkezleri de dahil olmak üzere sürekli olarak rehabilitasyon merkezlerine girip çıktı. Eşi ile eroin bulundurmaktan tutuklanıp 10 yıl hapis cezasına çarptırılınca eşi sorumluluğu kabul ederek şartlı tahliye ile cezaevinden çıktı. 1973'te James bir kez daha uyuşturucu bulundurmaktan tutuklandı ancak bu kez hapis cezasına çarptırılmak yerine uyuşturucu tedavisine mahkûm edildi. 36 yaşından itibaren 17 ay boyunca o dönem birçok ünlünün tedavi gördüğü Kaliforniya’daki meşhur Tarzana Psychiatric Hospital’da yattı ve tedavinin başlangıcında büyük bir mücadele yaşadı. 1995 tarihli otobiyografisi “Rage to Survive”da hastanede geçirdiği zamanın hayatını değiştirdiğini ama tedaviyi bıraktıktan sonra kendisi de uyuşturucu kullanan bir adamla ilişki kurduktan sonra madde bağımlılığının devam ettiğini söyledi.

 

Nisan 2009'da 71 yaşındayken James, Dancing With The Stars programında "At Last" şarkısını seslendirerek son televizyon performansını yaptı. Mayıs 2009'da Blues Vakfı'ndan Soul/Blues Yılın Kadın Sanatçısı ödülünü dokuzuncu kez aldı. Turneye devam etti ancak 2010 yılında sağlığının giderek bozulması nedeniyle konser tarihlerini iptal etmek zorunda kaldı; bu sırada demans ve lösemi hastasıydı. James, birçok antibiyotiğe dirençli bir bakteri olan MRSA'nın neden olduğu enfeksiyonu tedavi etmek için Ocak 2010'da hastaneye kaldırıldı.

 

Kasım 2011'de James, piyasaya sürülmesinden sonra büyük beğeni toplayan albümü “The Dreamer”ı çıkardı. Bunun son albümü olacağını duyurdu. Aynı yıl James'e lösemi teşhisi konuldu. Hastalık teşhis edildiğinde oldukça ilerlemişti. Eşi Artis Mills, James’in tüm tıbbi bakımını üstlenmişti. 20 Ocak 2012'de, 74. doğum gününden beş gün önce Kaliforniya’daki Riverside Community Hastanesi'nde vefat etti.

 

Cenazesine Rahip Al Sharpton başkanlık etti ve ölümünden sekiz gün sonra Kaliforniya, Gardena'daki Greater Bethany Community Kilisesi'nde bir tören düzenlendi. Stevie Wonder ve Christina Aguilera müzikal saygı duruşunda bulundu. Ardından, Los Angeles County'deki Inglewood Park Mezarlığı'na gömüldü.

 

 

 

Etkilediği sanatçılar ve önemli performansları

 

 

James, kontralto olarak isimlendirilen farklı bir ses aralığına sahipti. Kariyeri boyunca sesini farklı alanlarda denemek istedi ve müzik tarzını sürekli değişti. 1950'lerin ortalarında R'n'B ve Doo-Wop şarkıcısı olarak kariyerine başlamasıyla birlikte 1960 yılında Chess kardeşlerin yönlendirmesiyle geleneksel R'n'B ve pop tarzında bir şarkıcı olarak çıkış yaptı ve ilk albümü “At Last!” de caz ve pop müzik standartlarını kullandı. Ancak kariyeri ilerledikçe sesi derinleşip oturunca müzik tarzını soul, blues ve caz sularına taşıdı. Bu özellikleri ile özellikle Amerikan müzik tarihine önemli katkıda bulunan bir öncü olarak kabul edildi. Diana Ross başta olmak üzere, Janis Joplin, Bonnie Raitt, Beth Hart, Joss Stone, Amy Winehouse ve hatta Adele gibi önemli müzisyenleri sesi ve tarzıyla etkiledi.

 

Etta James, 1977, 1989, 1990 ve 1993 yıllarında Montreux Caz Festivali gibi dünyanın en iyi caz festivallerinde performans sergiledi.

 

Efsanevi Monterey Caz Festivali'nde dokuz, San Francisco Caz Festivali'nde ise beş kez sahne aldı.

 

1990, 1997, 2004 ve 2007 yıllarında Playboy Caz Festivali'nde sahne aldı.

 

1978, 1982, 1989, 1990, 1991 ve 1993 yıllarında North Sea Caz Festivali'nde altı kez sahne aldı. 2006 ve 2009’da New Orleans Jazz and Heritage Festivali’ne katıldı. Tüm bunların yansıra sık sık Amerika Birleşik Devletleri'nde birçok ücretsiz sanat festivallerinde sahne aldı.

 

Yazıyı, her zaman söylediğimiz bir cümle ile bitirelim; Etta James gibi sanatçılar blues için hep birer hediyedir.

 

Tamer Tekelioğlu'nun Cazkolik yazıları arşivine bu linkten ulaşabilirsiniz.

 

Tamer Tekelioğlu

 

Cazkolik.com / 01 Kasım 2023, Çarşamba

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Tamer Tekelioğlu

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.