Tekrar aramıza hoşgeldin, Samuel Beckett

Tekrar aramıza hoşgeldin, Samuel Beckett

Samuel Beckett, photographed in July 1985.
LOUIS MONIER (GAMMA-RAPHO VIA GETTY IMAGES)

 

Bu makalenin orijinali 28 Kasım 2023 günü El Pais gazetesinde Félix De Azúa imzasıyla yayınlanmıştır.

 

Nobel ödüllü İrlandalı yazar Beckett, her an geri dönebilecek o dehşet verici yılların kusursuz bir portresini çizmişti

 

20. yüzyıl bize Stalin'i, Mao'yu, iki dünya savaşını, soykırımı, atom bombalarını ve hatırlamak istemediğimiz katliamları da beraberinde getirmiş, milyonlarca insan ölmüş, Avrupalılar'ın ruhu sarsılmıştı, bir anlamda, bir canlı türü olarak hayatta kalmış olmamız bile adeta takdire şâyândı. Bir Mars'lı olsa, muhtemelen büyük bir nükleer patlamayla sonsuza kadar kendimizi yok etmemizi beklerdi.

 

Parçalanmış dünya bilinci, insanî temsil açısından yeni sonuçlar doğurmuştu. Sürekli yok olma tehlikesiyle yaşamak, aslen, politikacıların yerine bizi gerçekten temsil eden sanatçıları etkilemişti. Dolayısıyla da sanatçılar bizi nasıl görüyorsa öyle anlatmaya/yansıtmaya başladı: garip, deforme, şekilsiz, anormal, görünmez, sakat, kekeme ya da dilsiz.

 

Son yıllarda daha mutedil davranıyoruz ve öyle görünüyor ki "avand-garde" olarak adlandırabileceğimiz bu geçmişi artık daha sakin analiz edebiliyoruz. Elbette böyle analizler her yerde mümkün olmuyor, ama solmakta olsa da artık kölelerini katletmeyen Batı'da bu pek âlâ mümkün. Yıkım bilincinin edebiyat üzerindeki sonucu ise, insanları artık aydınlık ve kahramanca yansıtmaktan vazgeçen bir grup muazzam yazarın ortaya çıkmasına neden oldu. 20. yüzyıl boyunca bütün Batı dünyasında Joyce, Proust, Kafka, Faulkner, Bernhard, Manganelli, Benet, Rulfo gibi kalemler sayesinde yalın bir formun basit bir şekilde varlık gösterdiği bir edebiyat şekillenmiştir. Ve bunun başlıca yazarlarından biri Samuel Beckett olmuştur.

 

Bu zor, sert, karanlık ama bilge edebiyatın bizi büyüleme, ahlakîleştirme ve aydınlatma yeteneğinin tükenmemiş olması bile sevinç kaynağıdır. Bu sanatçıları okumak, her an her şeyin karanlığa gömülebileceğini anlamak için çok uygun bir yoldur. Şu sıralar Beckett'in İngilizce'deki son romanı Watt'ın birçok gence ulaşabilecek uygun fiyatlı bir yayınevi (Cátedra) tarafından yapılan yeni İspanyolca çevirisinin yayınlanması adına seviniyorum.

 

Bu romanın arkasındaki hikâye, çevirmen José Francisco Fernández'in yeni basılan İspanyolca versiyonuna yazdığı kapsamlı önsözde anlattığı gibi, başlı başına bir romandı. Beckett, bu romanı, Fransa'yı işgal eden Naziler tarafından takip edilen bir direnişçi olarak sığınaktan sığınağa kaçarken yazmıştı. Beckett, bu absürd koşullarda dahi, sonunda romana dönüşecek olan ve Beckett'in en ünlü karakteri Godot kadar varolmayan bir ana karakterin adı olan Watt'ı yazdığı defterleri yanında taşıyordu. Watt'ın bir de ortağı vardı; Bay Knott. Knott, "Upstairs, Downstairs" gibi televizyon dizileri sayesinde ölümsüzleşen eski efendi ve hizmetçi romanlarının parodisi gibi idi.

 

Kitap, yayın evleri tarafından reddedilmişti.

 

Watt, 1945'te tamamlamasına rağmen bu sarsıcı ve alaycı düzyazının 20. yüzyıl medeniyetinin gerçek bir portresi olduğunu kabul etmekte isteksiz olan İngiliz ve Amerikalı yayıncıların neredeyse tümü tarafından reddedildikten sonra 1953'e kadar yayınlanamadı. Yayınlandıktan sonra ise çok az etki yaratabildi. Ancak 1968'de (ne yıl ama!) Minuit yayınevi tarafından, yazarın kendi versiyonu ve Janvier çiftinin yardımıyla Fransızca olarak yayınlandığında, romana duyulan ilgi biraz olsun artacaktı. Fransız direnişçiler, İrlandalı'nın yoktan var ettiği, yırtıcı bir ironiyle betimlenen çarpık, parçalanmış insan ırkı portresinde kendilerini bulmuşlardı.

 

O dönem edebiyat dünyasına hâkim olanları büyüleyen başka etkiler de vardı. Bunlardan biri, Beckett'in her zaman favorileri arasında saydığı Descartes'ın bariz karikatürüydü ve ona yapılan gönderme 'structuralism' ve 'deconstruction' ustaları tarafından hemen benimsenmişti.

 

O halde, her an geri dönebilecek korkunç yılların hassas portrecisi Beckett, aramıza tekrar hoş geldin.

 

Félix De Azúa
(Çeviri: cazkolik.com)

 

Cazkolik.com / 05 Aralık 2023, Salı

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.