5 yıldız albümler hangileri?

5 yıldız albümler hangileri?

Festival günlüğünü 8 kişilik ekip hazırladık

Bir festival günlüğü daha sona erdi

Cazkolik olarak heyecan verici koşturmacalarımızın başında ‘Festival Günlükleri’ gelir. 2013’de başlattığımız günlükleri sadece İstanbul ve Akbank Caz Festivalleri için hazırlıyoruz. Göz açıp kapayana kadar dört yıl geride kaldı. İlk başta şahsen benim, olan bitenin notlarını tutalım hem bir arşiv oluşur, 15-20 yıl sonra neler olmuş diye merak edip soran olursa gösterecek yayınlarımız olsun diyerek başladığımız günlükler geçen cuma sona eren 24. İstanbul Caz Festivali’yle zirvesine ulaştı. 5 fotoğraf sanatçısı arkadaşımızın harikulade kareleriyle konserler ölümsüzleşti, en güzellerini günlüğe aldık. Ben editörlüğünü yapıp, aktüel gözlemler ve konser yazıları yazarken Burak kulis ve arka plan notlarıyla günü gününe koşturduk. Buradan, emekleri için hem arkadaşlarıma hem de festival yönetimine gösterdikleri yakınlık ve destekleri için özel olarak teşekkür etmek istiyorum.


Araba sürerken caz

Araba sürerken sevdiğiniz özel bir albüm var mı?

Valla elbette böyle bir kategori yok ama böyle bir durum var. Mutlaka sizin de başınıza gelmiştir. Kendinizi uzuuunn bir yolda hayal edin, mutlaka sürüş temponuza uyumlu güzel bir melodi camlardan dışarı uçuşsun istersiniz. İnsana işlerin yolunda gittiğini hissettiği, kırların, ovaların hızlı akıp geçip gittiği anlar değil midir? Bu anlar için smooth cazın ritmik ve akıcı melodlleri çok iyi eşlikçidir. Onlar bir de fona tempo koyar, ve ille de soprano saksofon olur... Bence vokalli olsun diye diretmeyin. Benim keyif aldığım bu anlarda yolu olduğundan daha çok uzattığım bile çok olmuştur, mutlaka sizin de başınıza gelmiştir. Tavsiye ederim. Çok örnek veririm ama şimdi birini kayırmışım gibi olur, öyle olmasın diye en yeni çıkan albümü söyliyim, Jackiem Joyner ve albümünü bir kontrol edin, epey işinize yarayabilir derim...


Caz ve kurumlar

Vakıfları, salonları, okullarıyıla büyük bir gelenek

Klasik müzikle ilgili bir belgesel izlerken yüzyıllara yayılan zaman içinde bu güçlü müziğin ne kadar etkili ve köklü kurumlar ürettiğini gördüm. Kıskanmamak, etkilenmemek mümkün değil. Başta Almanya ve Avusturya Avrupanın tümü klasik müzikle ilgili özel ya da resmi sayısız güçlü kurum geliştirmiş. Bu kurumların kimi büyük bestecilerin çevresinde gelişmiş kimi mekanlar üzerinden kurusallaşmış ya da vakıflaşmış. Bu kadar organize olmuş bir müziğin sırtı kolay yere gelmez. Başka hiçbir müzik böyle köklü kurumlara sahip değil. Milyarlarca dolarlık sektör olmasına rağmen pop ve rock da öyle değil, cazı saymıyorum bile. Cazın anavatanı Amerikada devlet ya da özel destekli kaç kurum var? Müzeleri de sayın yine de yeterli değil. İlk caz okulu dahi 1940’larda açılmadı mı? Anlaşılan daha çok yolumuz var.


MTV yarattığı olgunun gerisinde kaldı

MTV bir çıkış yolu bulamadı

Dünya müzik sektöründe ve basınında bir kesim var ki ısrarla devri çoktan bitmiş MTV’den hâlâ bir şey olmasını bekliyor. Şapkadan yeniden tavşan çıkarmasını, televizyonun müziği yeniden yönlendirmesini umuyorlar. Yıllar önce MTV’nin hikayesini çevirip yayınlamıştık. Kuruluşunun üzerinden kırk yıla yakın zaman geçti, çok uzun süre müzik dünyasını yönetmiş muktedir televizyon kanalıydı ama artık değil. Daha yeni Billboard buna değinen bir yazı yayınladı. Meseleye caz üzerinden bakarsak aslında bir yerde bizi hiç de ilgilendiren bir tartışma değil. MTV’nin caza ne faydası oldu? Muktedir zamanlarında bilemediniz gecenin ilerleyen saatlerinde erotik göndermeler niyetine birşeyler yayınlıyorlardı, o yayınların bir kısmını YouTube’da hâlâ bulmak mümkün, konserlerden alınan kimi görüntüler.


Caz ve kahve hatta konyak ve grappa

300 yaşında bir cafe...

Caz ve şarap, ya da caz ve viski arasında nasıl bir keyif ilişkisi kuruluyorsa caz ve kahve arasında da aynısı hatta daha fazlası kuruluyor. Şık kafelerin sanki cazın doğal mekanları arasında yeraldığına dair güçlü bir algı yok mu? Bilhassa Paris kafeleriyle caz arasında? Üstelik tarihi göndermeleri de olan bir ilişki bu. Roma’nın en eski kafesi Café Greco 1760 yılında kurulan Venedikteki Florian’dan sonra İtalya’nın en eski kafesiymiş. Ününden ve geçmişinden dolayı turistlerin gözde mekanının duvarları kırmızı ikinci katındaki koltuklardan biri Byron, Shelley, Keats, Gogol, Stendhal gibi büyük yazarların oturduğu koltukmuş. Greco’nun şefi Simone Rampone konyak ve grappa ile renklendirilmiş espresso’larını özellikle tavsiye ediyormuş. Böyle bir anı yaşamak isteyenler fonda çalacak bir caz parçası seçmeyi de unutmasınlar.


Herbie Hancock`ın sinema kariyerinde artış var

Herbie Hancock kısa ama önemli bir rolde

Herbie Hancock sadece caz tarihine geçmiş bir adam değil, sinema tarihine de damga vurmuş biri. 1986 yılında efsanevi Round Midnight müzikleriyle Oscar alan sanatçı şimdi yeniden bir filmde görünmenin heyecanını yaşıyor. Fransız yönetmen Luc Besson iki Fransız çizerin 1967 tarihli çizgi romanını “Valerian" ismiyle perdeye aktardı ve basına yaptığı açıklamada müziğiyle 14 yaşındayken tek arkadaşım olan Herbie Hancock’ın da kısa bir rolle yeralmasından ne kadar mutlu olduğunu duyurdu. Valerian bin gezegenden oluşan bir şehir. Filmde geçen sene perdede Chet Baker’ı canlandıran Ethan Hawke de var, Rihanna da var, Clive Owen ve Cara Delavingne de var. Şu sıra filme ait bir teaser ortalıkta dönüyor, yandaki görsel de o teaserdan alınma zaten, anlaşılan çok kısa bir rolü var, muhtemelen birkaç saniye kadar.


5 * * * * * albümler hangileri?

Buemojiler artık müzede!

Downbeat yıldızları sakınmadığı albümleri bir bölümde derlemiş, ben de size yazın bir kenara diye iletmek istiyorum, kolay değil, 5 yıldızlı albümler bunlar: Başını Mark Whitfield`ın çektiği dörtlü “Stone House” ile listenin ilk sırasında. Ünlü basçı John Pattitucci “Irmao De Fé” albümüyle hemen arkasından geliyor. Masterpiece ünvanlı 5 yıldızlılar say say bitecek kadar çok olmuyor tabii ki. Gerald Clayton “Tributary Tales” ile ancak 4,5 alabilmiş. Hiç tanımadığım Fond of Tigers “Uninhabit” ile 5 yıldızı kapmış mesela. 4,5 yıldızda kalanlardan biri de Marc Copland olmuş “Better by Far” ile. Benim geçen hafta hararetle önerdiğim Noah Haidu’da 4,5 yıldızda kalmış. Ben gönülden 5 vermiştim onlar kırmış. 4,5’luklardan biri de Sao Paolo’lu grup The Reunion Project “Varanda” isimli albümüyle olmuş.


Feridun Ertaşkan

Cazkolik.com / 24 Temmuz 2017, Pazartesi

 

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Feridun Ertaşkan

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.