Alternatif klasik müzik (mi?)

Alternatif klasik müzik (mi?)

Bir müzik albümü reklam ve tanıtım yönünden ne kadar etkileyici görünüyorsa bende bir o kadar şüphe uyandırıyor. Sanki bir açığını kapatmaya çalışıyormuş gibime geliyor. Bahsedeceğim çalışma İtalyan piyanist ve besteci Ludovico Einaudi’nin “Seven Days Walking” isimli fotoğrafını gördüğünüz albümü. Özenle tasarlanmış kutunun içinde 7 albüm. Herbiri birden yediye kadar numaralandırılmış albümler bunlar. Müzik kadar tasarım da minimal.


Einaudi’nin Londra Barbican’da gerçekleştirdiği performanslardan oluşan bir set. Konserlerle ilgili bulabildiğim yazıların çoğunu okudum. Okuduklarım arasında müziği beğenmeyenler çoğunluktaydı. Sonra oturup dinlemeye başladım. Piyanoda Einaudi’ye çellist Redi Hasa ve kemancı Federico Mecozzi de eşlik etmiş. Konserleri izleyen biri yorumunda salonun çoğunluğunun 50 yaş altı hatta yirmili yaşlarındaki gençlerden oluştuğunu söylüyordu. Siyah rengin ağır bastığı bir görsel düzenlemeye özenli bir ışık şovu eşlik etmiş. Dans renkleri, geometrik desenler, gün batımı vs. Bu bilgiler sanatçıdan bizzat okuduğum İtalya’daki dağ evinde kış vakti yaptığı uzun yürüyüşlerin ardından çıkan müzikler olduğu bilgisiyle görsel düzenlemeler uyuşuyor. Sanki kuzey ışıkları gibi bir şeyler canlandı gözümde. Albüm kapağındaki belirsiz görselde o dağın görünümü var.


Spot Haber

Yaşayan 174 besteci klasik müzik tarihinin en önemli bestecisini seçti



İngilizlerin dünyaca ünlü klasik müzik dergisi BBC Müzik Aralık sayısı için yaşayan 174 besteci arasında bir araştırma yaptı. Dergi, bu 174 kişiden tarih boyunca dört ana kritere göre en iyi olduğunu düşündükleri beş besteciyi seçmelerini istedi, bu kriterler; özgünlük, etki, işçilik ve zevk. Oy verenler arasında Eric Whitacre, Thea Musgrave ve John Lutter Adams gibi isimler de vardı. Bestecilerin oyları sayılmış ve belirlenen ilk 50 isimlik liste çıkmış. Johan Sebastian Bach bu 174 besteci arasında en çok oyu alan besteci seçilmiş.

Baştan sona bayağılık

Başlık ağır mı oldu? Siz bir de The Guardian’ınkini görün; “Bir Simon Cowell No 1 kadar klişeleşmiş ve utanmazca” diyor yazar Philip Clark. Eğer müziği dinlemeden okusaydım o kadar değil derdim ama evet, o kadar!


Alternatif klasik müzik (mi?)


Dijital platformlarda şimdiden 3 milyonu aşan dinlemeye ulaşmış. Einaudi 7 saati aşan müziğinin, yani, uzun mu uzun yürüyüşlerinin her birinin aynı temalardan oluştuğunu söylüyor ama bu temaların yola çıkışları aynı olsa da varyasyonlarda yoldan sapmalar olduğunu ve kendisinin bu sapmaları tespit ettiğini belirtiyor. Albümlerde pek çok parçanın aynı ismi taşımasının nedeni bu varyasyonlar. Ona sorsan buna doğaçlama der. Örneğin Low Mist isimli parçanın belirgin bir melodisi var, muhtemelen tüm albümün en belirgin teması bu parçada saklı, insan öyle düşünüyor ki, toplamı iki cümlelik bir melodi sana olmuş bir saatlik müzik, neresinden tutsan aynı melodi gelip bir yerine yapışıyor, bir süre sonra bıkıyorsun ve yedi albümde ona yakın bu isimli varyasyon var. Bunu, benim yaptığım gibi aynı isimli varyasyonları peşi sıra dinleyince daha iyi farkediyorsunuz. Benim anlamadığım niye bu kadar uzattığı. Şöyle bir benzetme yapıyım daha iyi anlaşılsın, cazda ‘Alternate Take’ kayıtlar olur ya, müzisyen ve prodüktör bu kayıtların içinden birini seçip albüme koyar, Einaudi kıyamamış hepsini koymuş.


Başlığa gelirsek. Bu tarz müziklere ‘alternatif klasik müzik’ dendiğini yakınlarda okumuştum. Beğendim bu tarifi. Minamilist kelimesi de anlatıyor. Beni asıl ilgilendiren, bu müziğe cidden bağlı dinleyici sosyolojisi. Tarif etmede yetersiz kalacağımdan emin olduğum bir sosyoloji bu, yukarda yaş grubunu belirtmemdeki amaç buydu zaten. Yirmili yaşlarından başlayarak artan ve ülke ile coğrafya ayırd etmeksizin bütün dünyada benzer olan bir profil bu. Daha fazla detaya girmiyim çünkü desteksiz fikir olur.


Aynılığın kutsanması


Einaudi’nin müziğinde -en azından bu albümde- kulağı gıdıklayan güzel sonoriteler bir yere varmıyor. Gelişen his bir noktada kalarak gelişmeden yerinde sayan seslerden ibaret. Duygusal akorlarla renklendirilmiş temalar. Aynılığın kutsanması. Çoğu film müziği olması amacıyla yazılmış gibi anlaşılan notalar. Tartışmasız bir fon müziği hali. Einaudi gibi dededen piyanist, opera şefi ve besteci bir ailenin oğlunun bu tarzı tercih etmesinin tartışılacak bir yanı yok, üstelik, son derece başarılı çözümler ürettiği aşikâr ama minimalist müziklerin tıkanma etkisi bu müziklerde benzerlerinden daha fazla var, bayağılık bu etkinin bilinçli olarak tercih edilmesinden kaynaklanıyor. Nitelikli olma iddiasındaki ticari kurnazlık kendini fazlaca belli ediyor ve irite edicilik kendiliğinden artıyor.


Feridun Ertaşkan


Cazkolik.com / 28 Ekim 2019, Pazartesi


Spot Haber

Albümleri çok ses getiren gruptan yeni bir albüm



İkibinlerin başından itibaren yayınladığı her albüm dünya çapında ses getiren Klazz Brothers & Cuba Percussion doğumunun 250. yılını kutlamaya hazırlanan müzik dünyasına sürpriz yaparak “Beethoven Meets Cuba” albümünü yayınladı. Grubun piyanisti (Forster kardeşlerin piyanist olanı ayrılmış galiba) Bruno Böhmer Camacho’nun 250 yıldan sonra bile müziğinin derinliği hâlâ yeterince anlaşılabilmiş değil’ dediği Beethoven’ın çok sevilen besteleri topluluğun kıvrak ve renkli yorumlarıyla yine çok ses getirecek şekilde kaydedilmiş. Bu albümün önceki albümler gibi çok satanlar arasında kendine yer edineceği kesin.



BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Feridun Ertaşkan

  • Instagram
  • Email

YORUMLAR

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.