Caz dahil olmak üzere birçok müzik türünü bir araya getirdiği gitar stilinde daima akustik müziğe sadık kalan, gitarda kurduğu cümleler üzerinden “konuşmayı” değil “düşünmeyi” öneren, caz tarihinde “virtüöz” kelimesini sessizlik, boşluk ve yalınlıkla yeniden tanımlayan figürlerden biriydi 18 Ocak günü Roma'daki bir hastanede 85 yaşında hayatını kaybeden Ralph Towner.
1973 senesinden itibaren Alman plâk şirketi ECM için kendi adına 25’den fazla albüm kaydeden Towner’ın ölüm haberi, nedeni belirtilmese de kızı Celeste Towner tarafından doğrulandı.
Caz tarihinde dönüşümün mimarlarından biri olan Towner gitarı bir ritim ya da solo aracı olmaktan çıkarıp kompozisyonel bir düşünce alanına dönüştürmesi ile hep ayrıcalıklı bir yere sahip oldu. Türkiye'de, kurucularından olduğu, klasik müzik, folk, caz ve dünya müziğinin farklı sesleri arasında gezinen ünlü Oregon topluluğu ile tanındı Towner daha çok. Hafızam beni yanıltmıyorsa, 1990’larda Yapı Kredi Sanat Festivali için bir Ekim akşamı eski Atatürk Kültür Merkezi'nde sahne aldı. Yıllar içinde farklı projelerle İstanbul’u birkaç kez daha ziyaret eden sanatçı son kez 5 Nisan 2011'de İtalyan trompet sanatçısı Paolo Fresu ile birlikte İKSV Salon'un davetlisi olarak İstanbullu müzikseverler ile buluşmuştu.
1940 yılında Washington'da doğan müzisyen, besteci, aranjör ve orkestra şefi Towner, alamet-i farikası on iki telli akustik gitar, klasik gitar, elektrikli frame gitar, piyano, synthesizer, perküsyon, trompet ve korno çalıyordu. Gitar, piyano ve tuşlu çalgılarda dünya çapında virtüöz olan Towner'ın müzikal mirası, özellikle gitar ve piyanodaki artistik ve entelektüel dehasını ortaya koyan birçok kaydı kapsar.
Oregon Üniversitesi’nden kontrbasçı arkadaşı Glen Moore ile birlikte kurduğu ve 1971 senesinde Ralph Towner, Paul McCandless, Glen Moore, Collin Walcott’dan oluşan kadrosuyla caz tarihinde yeni bir sayfa açan Oregon topluluğu şüphesiz usta gitaristin bıraktığı en değerli miraslardan biri. Bu topluluk büyük ölçüde "oda müziği cazı" dediğimiz türün 56 sene önce temellerinin atılmasına neden olmasının yanı sıra, o yıllarda obua gibi caz dışı kabul edilen bir enstrümanı dahi Oregon ile caza dahil etmeyi başarmışlardı.

Oregon, en yalın tanımıyla, caz ve doğaçlamayı müziğin merkezine alırken, klasik müzik ve dünya müzikleriyle sıkı etkileşim kuran bir arayış grubuydu
1970'den bu yana, yarım asrı aşan bir süre boyunca müzik yapan Oregon topluluğunun vurmalı çalgılar ve sitar sanatçısı Colin Walcott 1984 yılında, grubun Almanya turnesi sırasında turne otobüsünün geçirdiği kaza sonucu ölmüş; yerini, bir sene sonra bir başka vurmalı ustası Trilok Gurtu almıştı. Ancak, Gurtu'da sonraki yıllarda gruptan ayrılmıştı. Ralph Towner ve grubun diğer iki üyesi Paul McCandless ile Glen Moore uzun yıllar üçlü olarak müzik yaparak otuz kadar albüm kaydetmiş, sayısız konser vermişti.
Ralph Towner, piyano öğretmeni anne ile trompetçi babanın oğlu olarak kuşağının birçok ismine göre şanslı ve sanata düşkün bir ailede dünyaya geldi. Üç yaşında piyano, beş yaşında trompet çalmaya başladı. 1958 yılında Oregon Üniversitesi sanat bölümüne kaydoldu ancak daha sonra klasik piyano eğitimi alırken bölümünü kompozisyonla değiştirdi. Oregon Üniversite’sinde müzik ortağı olacak basçı Glenn Moore ile tanıştı. Towner, okulda iken Bill Evans'ın erken dönem eserlerini keşfederek bu eşsiz caz efsanesinin büyüsüne kapılarak Evans'ı taklit etmeye ve kendi piyano tarzı ile bestelerine bu etkiyi katmaya başladı. Towner, 22 yaşına geldiğinde, bir anda, bir anlamda ani şekilde klasik bir gitar satın aldı ve bu gitara o kadar bağlandı ki, klasik gitar eğitimi almak için bir süre Viyana'ya taşınarak Karl Scheit ile çalıştı. Birkaç yıl sonra klasik oda müziği gruplarıyla birlikte çaldı. Towner, 1968 yılında New York'a geri dönerek şehrin dinamik caz sahnesinin büyüsüne kendini kaptırdı. Jimmy Garrison ve Jeremy Steig ile çaldıktan sonra Paul Winter'ın 1970 ve 71 tarihli Winter Consort'unda yer aldı.
Bu dönem beraber müzik yaptığı arkadaşları Glen Moore, Collin Walcott ve Paul McCandless idi. Bu dörtlü 1971 yılı sonlarında caz tarihinin ikonik topluluklarından biri olan Oregon'u kurmaya karar verdi ve zamanla zengin ve eşsiz bir müzik dili geliştirdiler. Tüm üyeler beste havuzuna katkı yapıyordu. Caz, klasik müzik, serbest doğaçlama ve dünya müziği geleneklerini müziklerinde buluşturdular.
Şu notu da mutlaka belirtmek lazım, Towner tam bu dönem, yani 1971 yılında caz müziğinde füzyon anlayışı adeta bir fırtına gibi eserken efsanevi topluluk The Weather Report'un ikinci albümü “I Sing The Body Electric”te Wayne Shorter'ın "The Moors" şarkısında gitar çalmak üzere davet edildi.
Kuşağının çoğu gitaristi elektrik gitarın ton ve doku olanaklarını denerken, Towner bununla hiç ilgilenmedi. 1975 yılında verdiği bir röportajda “Elektrik gitarı hiç sevmedim” diye açıklamıştı. “Elektrik gitar karşıtı bir kampanya falan yürütmüyorum ama bana çekici gelmiyor” demişti. Bu yaklaşımı sayesinde performans kariyerini, enstrümanın amplifikasyonunu kalabalığın ve gürültünün bastıramayacağı samimi ortamlarla sınırladı. 1970'lerin caz füzyon arenasının kitlesel dinleyici dünyasında bu açık bir zorluktu ama Towner kendi şartlarında çalmakta ısrar etti. Towner, klasik gitar tekniğini caz doğaçlamasıyla organik biçimde birleştiren ilk isimlerden biriydi aynı zamanda.
Hem Oregon üyesi, hem solo sanatçısı olarak istikrarlı bir kariyer geliştiren sanatçı overdubbing tekniğini yaratıcı şekilde kullanmasıyla dikkat çekti. Overdubbing tekniğini erken dönemde kullanan sanatçılardan biri olan Towner bu tekniği hayranı olduğu Bill Evans'ın “Conversations With Myself” albümünde kullanması sayesinde farkederek ödünç aldı. Bu teknik, Towner'ın gitar ve piyanoyu aynı anda çalıyormuş gibi kaydetmesini sağladı. Bunun en iyi örneğini 1974 tarihli albümü “Diary”de kendisiyle düet yaptığı parçalarda görülebilir.

ECM’in demirbaş sanatçılarından biriydi ama özellikle İtalya’ya taşındıktan sonra İtalyan caz firması Cam Jazz için de Oregon ile birlikte albümler kaydetti.
Towner kendi bağımsız projelerine olan merakıyla da bilinir, nitekim solo albüm kariyeri aynı dönem, yetmişli yılların ilk yarısında başladı ve bugüne kadar otuzun üzerinde solo albüm yayınladı. 1980 yılından sonra klasikten elektroniğe birçok müzikal yolculuğun içinde kendi müziğini arasa da klasik gitar Towner'ın her zaman en önemli enstrümanı oldu. Çoğu albümünde akustik müzik belirleyiciydi. Solo albümler arasında yankı uyandıran birçok çalışmaya imza attı. Bunlar arasında, 1978'de yayınlanan Jan Garbarek, Eberhard Weber ve John Christensen'le yaptığı "Solstice" albümü ayrı önem taşır.
Towner, en güzel solo albümlerinden biri olan "Lost And Found"da ise, otuz yıllık ustalık tarihinin müzikal doruğunu yakalamış olarak değerlendirilir. Bu dönem içinde cazın birçok yetkin ismiyle duo ve grup albümlerine imza atmıştı. Birlikte müzik yaptığı önemli isimler arasında Keith Jarrett, Egberto Gismonti, Gary Burton, John Abercrombie, Eddie Gomez ve Elvin Jones'u özellikle anımsamak gerek. Bu isimleri, özellikle ECM'den çıkan yirminin üzerindeki albüme ek olarak yapılan çalışmalar olarak anmak gerekiyor. Towner'ın yüzün üstünde bestesi var. Oregon'un ilk döneminde bestelerin hemen tümü onun. Klasik gitarda doğaçlama ve performans teknikleriyle ilgili önemli bir kitabı da var. Müziklerinin bazıları dans kompozisyonları ve koreografilerde kullanıldı. Dünyada birçok büyük orkestra için solistlik yapan Towner, müzik ufku ve algısıyla günümüz müzik dünyasının üstün yeteneklerinden biri şüphesiz. Oregon grubunun müziğinde yakalanan klasik ve cazın yanındaki folk ve etnik motifleri, bazı gitar için yazılmış bestelerinde de yakalamak mümkün.
Gitar stili daima gösterişten, gereksiz notalardan uzak oldu, onun stilinde derinlik akustik bir şiirsellikle buluştu. Towner’ın müziği bize her nota “neden burada?” sorusuna cevap verir. Towner’ın gerek besteleri gerekse gitara getirdiği yaklaşım caz standartlarında duyduğumuz yapının tersine, döngüsel olmayan, modüler, zaman duygusu esnek ve mekânsal yapılardı. Geniş boşluklara yapılan, nefes aldığını hissettiğimiz bestelerdi onun eserleri. Bu, caz besteciliğinde anlatıdan atmosfere geçişin erken ve etkili örneklerinden biriydi ve onun en öne çıkan karakteristik özelliklerinden biri. Towner şüphesiz Pat Metheny gibi lirik yaklaşıma değer veren gitaristlerin ve Bill Frisell gibi boşluk estetiğine önem veren gitaristlerin de öncülü sayılır ve çağdaş akustik cazın zeminini hazırlaması bağlamında da önemlidir.
Pat Metheny’den John Abercrombie ve Bill Frisell’a kendisinden sonra gelen sayısız gitariste etki eden Towner caz müziğinde mekân düşüncesinin mimarlarından biriydi, bir anlamında bu kavramın felsefesini ortaya koyan isim. Bazı müzisyenler tarihte iz bırakır; Towner ise caz tarihine boşluğu armağan etti ve onun bıraktığı boşluk sonsuz çeşitlemeleriyle bugün hâlâ çalıyor.
Sami Kısaoğlu’ndan kişisel bir Ralph Towner seçkisi:
- Sargasso Sea
- Solstice
- Lost and Found
- Solo Guitar
- Travel Guide
- Matchbook
- If you look far enough
- Anthem
- Chiaroscuro
Sami Kısaoğlu
Cazkolik.com / 24 Ocak 2026, Cumartesi
Sevin Okyay'ın 2011 tarihli Ralph Towner, Paolo Fresu konser yazısını bu linki kullanarak okuyabilirsiniz.
Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.
mustafa yüksel
Yazı tercüme mi?
Bu Yoruma Cevap Yazın »