Bill Evans`ın bilinmeyen müzikleri...

Bill Evans`ın bilinmeyen müzikleri...

Hancılar yeni albüme "Strange Fish" adını verdi

"Strange Fruit"ten "Strange Fish"e dünyanın utancı sürüyor.

Bugün anladığımız anlamda cehennem algısını yaratanın Dante olduğu söylenir oysa öte dünyaya gerek yok, insanlık bu dünyada cehennemi yeterince yaşıyor. Bir caz albümünde bu konuya nerden geldim? Hollanda da yaşayan caz şarkıcısı Yaşam Hancılar yeni albümü "Strange Fish"de minik mülteci bedeni Bodrum sahiline vuran Suriyeli Aylan bebeğin yürek dağlayan hikayesi sanatçı olarak Hancılar`ı derinden etkilemiş ve albüme adını veren "Strange Fish" şarkısını kaleme almış. Kapak görseliyle o trajik fotoğrafı bir anlamda soyutlayan Hancılar albüme verdiği isimle cazın efsanevi şarkısı "Strange Fruit"e gönderme yapmayı unutmuyor ve ben de aralarında nerdeyse yüzyıla yakın mesafe olsa da dünyanın utancı hâlâ sürüyor diyorum. Alman piyanist Pabst, İtalyan basçı Zenini ve Katalan davulcu Terol Amigo ile dört milletten kurulu grubuyla Hancılar`ın yeni albümü on parçadan oluşuyor ve dijital platformlarda mevcut. Mutlaka dinlemenizi öneririm.


Caz divaları yazı rekabetle geçirecek!

Elias ve Krall kapaklarına böyle poz verdiler

Yılın iki önemli yeni albüm dönemi var, sonbahar ve ilkbahar. İlki yılbaşı ve kışa dönük, ikincisi yaza! Tabi tarzlar ve türler de bu dönemlerin itici gücü. Yaz deyince smooth caz ağırlıklı albümler. Bu yaz, caz kadınların ağır isimlerinin rekabetine sahne olacak. Eliane Elias iki yıl aradan sonra "Dance of Time"ı yayınladı. Hemen yanına aynı büyüklükte puntolarla ismi yazılacak Diana Krall ise "Turn Up the Quiet" adını verdiği albümü için biraz daha beklemede ama ilk single çalışması "Blues Skies" dijital platformlarda dinlenmeye başlanmış. Daha erken yayınlandığından mıdır bilinmez şimdilik Eliane Elias önde görünüyor. Bu arada, Elias ve Krall gibi `jazzy` değilse de Alison Krauss da şubatta yayınladığı "Wind City" albümüyle dikkatleri üzerine çekiyor. Kuşağın diğer ağır topu Norah Jones yeni albüm hakkını 7 ekimde "Day Breaks"le kullanmıştı ama uzun zaman önce cazdan vazgeçen Jones bu yüzden radardan uzaklaştı. Caz çevrelerinde adı giderek daha az anılan Jones`un "Tragedy" hiti 3 milyondan fazla dinlendi. Başka bir önerin var mı diyene Marlyn Scott`un şubat çıkışlı albümü "Standart Blue" ile Carmen Lundy`nin "Code Noir"ına kulak vermelerini öneririm.


"Erol Pekcan Weekend"???

Erol Pekcan (sağda) Benny Carter orkestrayı karşılıyor

Durun hemen heyecanlanmayın, bu aslında bir çeşit `mesela dedik` önerisidir. Amerikan caz dünyasında sık sık rastlanan etkinlik türlerinden biri mesela nisanda olacağı için söylüyorum "Wayne Shorter Weekend" tarzındaki konserlerdir. Genellikle cuma-cumartesi akşamlarına toplanan bir ya da birden fazla mekanda en az üç-dört etkinlikle hayatta olan/olmayan ama efsane statüsüne erişmiş caz devleri anılır/onurlandırılır. Diyorum ki, bizde de böyle etkinlikler niye olmasın? Belki bu öneri bir fitili ateşler de başlıkta adı geçen caz efsanemiz Erol Pekcan ve onun gibi birçok ustamızı bir hafta sonu bol bol anarız. Hatta bu etkinliklere sohbetli-anılı paneller eşlik etse ne güzel olur... Bu sayede hem genç kuşak cazseverler de Türkiye`de cazın gelişimine ve yaygınlaşmasına büyük katkıları olmuş bu usta isimleri daha yakından tanırlar. Ne dersiniz, olmaz mı?


Geçen sene bu filmi bir ben mi duymadım?

Robert De Niro film afişinde böyle gösterilmiş

Terence Blanchard`ı takip etmesem bu filmden haberim olmayacaktı, halbuki böyle filmleri çok severim. The Comedian sanki Robert De Niro için özel yazılmış bir rol, belki de öyledir. Oscarlı yönetmen Taylor Hackford`un çektiği Robert De Niro`lu, Danny De Vito`lu, Charles Grodin, Harvey Keitel`li film bir komedi-dram çalışması. Kendini yeniden göstermeye çalışan yaşını başını almış, zamanı geçmiş bir komedyen olan Jackie`nin hikayesinin müzikleri Terence Blanchard`dan, filmin aynı isimli albümü de yayınlandı. Albümdeki müzisyenler bence filmdeki oyuncular kadar değilse de ünlü isimler, kimler yok ki; Terence Blanchard, Kenny Barron, Carl Allen, Ravi Coltrane, David Pulphus... Niro`nun yıllar önce yine komedyeni canlandırdığı bir filmi vardı, orda sevilmeyen biriydi, bu filmde nasıl bilmiyorum ama bu tarz rolleri iyi oynadığı kesin. Müzikleri dinlemeye başladım bir türlü bırakamıyorum. Ustaların elinin değdiği herşey bambaşka oluyor.


Bu hafta en çok neyi kıskandım?

Valdes ve Lovano Vanguard`da

Cazda kıskanç biri olduğumu kabul ediyorum ama neyi, bazı müzisyenler biraraya geliyorlar da ben izleyemiyorum ya işte o konserleri çok kıskanıyorum. Yıllar önce Portekiz`in balıkçı kasabası hüviyetinde bir yerin mini caz festivalindeki Cedar Walton & Benny Golson konserini artık gözümde ne hale getirmişsem unutamıyorum mesela. Bu hafta da öyle oldu, tenor saksofonun yaşayan en sevdiğim ismi Joe Lovano ile piyano efsanesi Chucho Valdes`in birlikte yeni beşli yapıp turneye çıkmışlar ve ben izleyemiyorum fikri beni adeta delirtiyor. Benim için tek başına bir festivale bedel bu kadro. Basta Gaston Joya, perküsyonda Yaroldy Abreu ve davulda Francisco Mela şu isimlere bakar mısınız… Lovano işbirliği fikrinin taa 1986 yılına uzandığını söylüyor, o zaman Havana Caz Festivali`nde Blue Note firmasının başkanı Bruce Lundvall`i anmak için ilk kez beraber çalmışlar ve o gün bu gün yine çalmak istiyorlarmış. Şimdilerde şehir şehir, konser konser, klüp klüp geziyorlarmış iyi de ben izleyemiyorum ne çare.


Caz albümlerinde yeni keşiflerim...

4 kapak 5 albüm...

Nick Finzer`in albümü "Hear & Now"ı Glenn Zaleski`nin "Fellowship" albümünü ararken buldum daha ilk notada bayıldım. Glenn Zaleski mi, onu hâlâ arıyorum!
• Köşenin bu kısmı ismi az bilinenlere ait olsun istiyorum, çıfıt çarşısı gibi olsun, tıklım tıklım, tek cümlelik notlar, mesela Erik Jekabson`ın son albümü "A Brand New Take" gibi. Genç trompetçi de ilk dinleyişte kulağa takılanlardan, tavsiye ederim.
• Erik Jekabson demişken Electric Squeeze Box Orchestra`yı anmadan geçmiyim, bu orkestranın üyelerinden genç Eric ve orkestra İstanul`da izlemeyi en istediğim modern yeni big bandlerden, yayınladıkları "Cheap Rent"de iki yıl öncenin albümü ama çok sıkı bir albüm, ben söyleyim de dinler misiniz bilmem...
• Bunlar hep Sun Ra`nın başımıza açtığı işler :) işin şakası "Tanımlanamayan Füzyon" yapan Space Bop 11 kilişik orkestra, albümü dinlemeye başlayınca "Space Bop"a kadar sabredin sonra karar verin.
• Bu bölümün son albümü ilginç isimli; "Daily Döner" piyanist Jakob Karlsson bize laf mı çakıyor anlamadım ama merak ederseniz kulak verin!



Bill Evans`ın bilinmeyen müzikleri heyecanlandırıyor...

Bill Evans`tan ilk kez duyulacak yeni notalar

Buradan duyurmuş olayım, siz bu yazıyı okurken cazın kült ismi Bill Evans`ın daha önce bilinmeyen bir konser albüm kaydı satışa çıktı. 24 martta çıkan albüm "On A Monday Evening" adını taşıyor ve albüm daha önce yayınlanmamış bir konser kaydını içeriyor. Malum, bu `daha önce duyulmamış` klişesi zamanla iyi bir rant kapısına döndü. Uzun yıllar önce yayınlanıp da kıyıda köşede kalmış albümleri bu kategoride yayınlıyorlar ama bu öyle değil. Bill Evans, Eddie Gomez ve Eliot Zigmund`un Wisconsin Union Theater`da verdikleri 1976 yılı konseri önceleri nerelerde gizliymiş, kimlerin arşivinde bekliyormuş bilmiyorum ama sonunda ortaya çıktı. Aslına bakarsanız, tozlu raflar arasında bulduk gibi hikayelerin çoğunun aslı öyle değil, mutlaka biri ya da birileri bu kayıtların farkındadır ama ya zamanında önemsememiş, ya bilinçli olarak saklamış ya da bilemediğimiz hesabı vardır. Her neyse ne, sonuçta herkesin dinleyeceği şekilde çıkması önemli. Bu arada, kaydın özenle restore edildiğini belirteyim, albüm kitapçığındaki yazıları Grammy ödülü caz tarihçisi Ashley Khan kaleme almış. İlk fırsatta dinlemek yart, sizin de haberiniz olsun. (Koleksiyonerler için not, plak baskısı da çıkmış, Türkiye`ye gelir mi bilmem ama amazondan filan bulunabilir)


Siz de arabasını nereye parkettiğini unutanlardan mısınız?

Arabanızı nereye parkettiğinizi unutmayacaksınız

Her hafta bu köşeye caz harici ama işe yarar birşey girmeye çalışıyorum. Bu haberi görünce tamam, haftanın faydalı şeyi bu olmalı dedim. Eğer siz de benim gibi arabayı nereye parkettiğini unutanlardansanız Google`ın android kullanıcıları için geliştirdiği yeni özellik çok işe yarayacak gibi görünüyor. Gerçi ben iPhonecuyum ama olsun, bu özellik ona da gelir herhalde. Şöyle; Google Haritalar`ı açıp konumunuzu gösteren mavi simgeye tıkladığınızda yeni bir menü çıkıyormuş, "Park yerini kaydetme" seçeneğini görünce aynı zamarda park yerinizin olduğu yerde mavi renkte bir "P" görünüyormuş. Denemekte fayda var. Seçenek park simgesine not ekleme fırsatı da sunuyor hatta fotoğraf bile ekleyebiliyor muşsunuz. Dünya nereye gidiyor böyle :)


Feridun Ertaşkan

Cazkolik.com / 27 Mart 2017, Pazartesi

 

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

 

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Feridun Ertaşkan

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.