Caz dünyası geleceğin müziğini şekillendirecek genç müzisyenleri birbiri ardına belirliyor. Bu isimlerin önde gelenlerinden Gerald Clayton ile CRR konseri öncesi konuştuk.

Caz dünyası geleceğin müziğini şekillendirecek genç müzisyenleri birbiri ardına belirliyor. Bu isimlerin önde gelenlerinden Gerald Clayton ile CRR konseri öncesi konuştuk.

Dinlediğiniz müzik Gerald Clayton`ın büyük övgülerle karşılanan son albümü Bond: The Paris Sessions isimli çalışmasından alınan If I Were A Bell`dir.


Caz dünyasını yakından takip edenler bu müzikte aile boyu geleneklerin kuşaklar boyu nasıl önemli müzisyenler yetiştirdiğini iyi bilir. Hank, Thad ve Elvin Jones kardeşler, Heath Brothers, Marsalis klanı... Bir çok örnek saymak mümkün, Seksenli-doksanlı yıllarda büyüyen yeni nesil caz müzisyenleri kendi içinden yeni ve başarılı bir çok yeni ismin doğuşuna şahit oluyor. Bu aile boyu müzisyenler takımına ek olarak John ve Jeff Clayton kardeşlere şimdilerde ayrıca John`un oğlu Gerald Clayton`da dahil olmaya başladı.

Lafın burasında not eklemek gerek, Gerald Clayton gibi genç caz müzisyenleri önemli bir ailenin devamı olmakla birlikte işleri aynı bağlara sahip olmayan diğer meslektaşlarına göre daha kolay gelişmiyor. Caz müzisyenliği tolerans kabul edebilen bir iş olmadı hiç bir zaman. Sahnede sizin yerinize babanız ya da bir başkası çıkıp çalacak değil. Bu çok zor işi yine kendiniz yapacaksınız. Eğer iyi müzisyen değilseniz kim olduğunuzun önemi yok, caz dünyasından elenir gidersiniz. Tüm bu zorlu koşulları düşünürseniz eğer koskoca bir neslin aslında nasıl geniş ve büyük bir eleme sürecinden geçtiği daha iyi anlaşılır.

Gerald Clayton geleceğin caz müziğini bugünden emanet almış genç piyanistlerin arasında önde gelenlerinden. Genç olabilir ama uzun zamandır yine de bu işin içinde olan oldukça tecrübeli bir müzisyen Clayton ve post bop cazın modernize edildiği yoğun cümleli müziklere konsantrasyonu seven bir piyanist. Cumartesi konseri olacağı haberi ulaşır ulaşmaz hemen Cemal Reşit Rey yetkilileriyle temasa geçip onların büyük yardımları neticesinde konser öncesi yayınlamak amacıyla uzaktan uzağa bir söyleşi gerçekleştirdik. Aşağıda okuyacağınız söyleşide hem henüz ülkemizde az tanınan biri olması, hem kişisel özellikleri hem de müziği itibariyle cevaplarından net bir portresini çıkarılabildiğimiz bir söyleşi oldu.

Söyleşinin ardından müziğini bizzat sahnede izlemek bu söyleşinin en önemli sonucu olacak kuşkusuz.


Gerald Clayton: "Benim esas hedefim dürüst ve

yürekten müzik yapmaktır..."

Cazkolik: Mr. Clayton, çok genç bir müzisyensiniz. Türk caz dinleyicisi olarak adınızı üç yıldır duymaya başladık. Babanızı (John Clayton) ve amcanızı (Jeff Clayton) yakından tanıyoruz ama sizin hakkınızda daha çok şey öğrenmek istiyoruz, okuyucularımız için kısaca kendinizden söz etmek ister misiniz?

Gerald Clayton: Kısaca ediyim o zaman... Hollanda’da doğdum, Los Angeles’ta büyüdüm. Çok mutlu bir çocukluk geçirdim. Futbol oynadım, kaykayla kaymayı, bisiklete binmeyi çok severdim. Bolca dans ettim. Okyanusa aşıktım ve sörfü müzik dışındaki tutkularımdan biri olarak görüyordum. Beş yıldan beri New York’ta yaşıyorum, şehrin müziğini emdiğimi söyleyebilirim. Çok ilham verici bir şehirdir New York...

Cazkolik: Kısa ama toparlayıcı oldu... Bu sorunun size sıklıkla sorulduğuna eminiz; Babanız basçı John Clayton ve bu nedenle siz etkileyici bir caz çevresinde yetiştiniz. Altı yaşında klasik piyano eğitimine başladınız. Piyano çalma kararını o yaşta aileniz mi verdi?

Gerald Clayton: Ailem beni keyif almadığım şeyleri yapmaya hiçbir zaman zorlamadı. Piyano dersleri almayı ben istedim. Derslere başladığımda ailem beni net bir şekilde uyardı: Eğer bu derslerin parasını vereceklerse dersleri diğer sorumluluklarım kadar ciddiye almalıydım. Boş boş oturmak ya da dışarı çıkmak için öncelikle ev ödevlerimi yapmalı, bulaşıkları yıkamalı, çöpü çıkarmalı ve piyano çalışmalıydım. 

Cazkolik: Sorumluluklarınızı da aşılamışlar belli ki... Albümlerinize geçmeden önce duo piyano konserlerinizden bahsetmek isterim. Benny Green, Kenny Barron, Mulgrew Miller, Hank Jones ile beraber konserler verdiniz. Bu deneyimlerin tarzınıza, üslubunuza ne gibi etkileri-katkıları oldu?

Gerald Clayton: Benny, Kenny ve Mulgrew ile ilk kez çaldığımda Avrupa’da da ilk kez çalıyordum. Yani bu semtte yeniydim. Acemice hatalarımı sabırla karşıladılar ve hoş gördüler. Müzikal açıdan bana çok ilham verdiler. Bunun yanında dünyanın en iyi, en sıcakkanlı insanlarıdırlar. Özetle sahne ve sahne dışında onlardan bir şeyler öğrenme fırsatını yakaladığım için çok şanslıyım.

Hank Jones ile birlikte çalma fırsatını bir kaç vesileyle yakaldım. Benim açımdan çok aşağılayıcı deneyimlerdi. Enstrümanıyla bağı, ona dokunuşu, karşılıklı uyumları, dili... Yalnızca onu dinlemek bile zorken onunla birlikte çalmaya çalışmak, işte bu çok ürkütücüydü.

Hank aynı zamanda gerçek bir centilmendi. Onunla zaman geçirmek büyük bir onurdu. Bu deneyimlerin üslubumu nasıl etkilediği sorusuna gelince, bu soruyu cevaplamam zor. Onların stillerinin ruh taşıdığını düşünüyorum. Onlarla tam anlamıyla aynı sesleri çıkarmayı hedeflemesem de bazı belli tonlara yaklaştığımda onlarınkine benzer bir enerjiyi iletmeye çalışıyorum.

Cazkolik: Peki, dinleyiciler ilk albümünüz Two Shade’i çok sevdi. Albüm 2010 Grammy’lerine aday da oldu. Trio formatında çalmayı ve bestelemeyi seviyor musunuz?

Gerald Clayton: Evet, trio formunu seviyorum. Yoğun bir dikkatle dinlediğim ilk müziklerin bazıları da bu formdaydı. Bu formun ritm kısımlarının inceliklerini ortaya çıkardığını düşünüyorum.

Cazkolik: Peki, bu sorunun devamında müzik tarzınızı ve bestelerinizi geleneksel, yenilikçi müziğin bir kombinasyonu olarak görebilir miyiz ve bu tanım bizi post-bop’a çıkarır mı?

Gerald Clayton: Tanımlamak açısından istediğiniz gibi tanımlayabilirsiniz. Ben müziği kategorize etmemeye çalışırım. Duke Ellington’ın dediği gibi “Yalnızca iki tür müzik vardır: İyi müzik ve kötü müzik.” Çalarken ve yazarken bana ilham veren her şeyden yararlanmaya çalışırım. Sevdiğim müziklerin bazıları geçmişte yaratılanlardır bazıları da çağdaştır. Benim esas hedefim dürüst ve yürekten müzik yapmaktır.

Cazkolik: O halde tanımlamak işi bizlere kalıyor demektir. Peki, kuşağınızın müzikal gerçeği olarak aynı zamanda hip-hop müzik ile de ilgileniyorsunuz. Caz ve hip-hop arasındaki ilişki için neler söyleyebilirsiniz?

Gerald Clayton: Aynı şeyi... Müzik tarzları arasındaki farklara odaklanmamaya çalıştığımı söyleyeceğim. Hip-hop ve cazın çok yakın bağlara sahip olduğunu düşünüyorum. İkisi de Afro-Amerikan kültüründen çıkmışlar; ikisi de doğaçlama ve yaratıcı ifadeye dayanıyorlar.

15 yıla yakın bir süredir caz müzisyenleri müziklerine farklı unsurları katmaya çalışıyorlar. Cazı hip-hopa, rock’a, soul müziğe ve diğerlerine bağlayan bir köprü bulmaya çalışıyorlar. Doğaçlama müzik her zaman özgür ve açık fikirli bir ruha sahip olmuştur. Bence bu özgürlük müzik tarzlarının ötesinde, bu tarzları aşan bir niteliğe sahiptir.

Cazkolik: Avrupa cazına ya da Avrupalı caz müzisyenlerine yakın mısınız? Öyleyseniz kimlerle yakınsınız?

Gerald Clayton: Dünyanın farklı yerlerinde inanılmaz müzisyenlerle karşılaştım. Bazen jam sessionlarda birlikte çalma fırsatını yakaladık. Tamamen farklı bir kültürden gelen insanlarla müzik aracılığı ile iletişime geçebilmek ve bağ kurabilmek müthiş bir his. Müziğin güçlü doğasına ait bir şey bu. Müzik, barışı yeşertecek ve insanları bir araya getirecek güce sahip.

Cazkolik: Bir önceki sorunun devam olarak düşünün lütfen. Peki, Türk ya da Akdeniz müziğine yakın mısınızdır?

Gerald Clayton: Üniversitede dünyanın çeşitli bölgelerine ait müzikler üzerine eğitim aldım. Ancak bilgim yine de sınırlı. Doğrusu öğrenmek için sabırsızlanıyorum....

Cazkolik: Daha bizden olan sorular demeti olsun, İstanbul hakkında bilginiz var mı? Daha önce burada konser verdiniz mi? Türk caz müzisyeni tanıdığınız var mı?

Gerald Clayton: Arkadaşlarımın anlattıkları kadar bilgiye sahibim. İstanbul’a ilk gelişim oluyor. Bu güzel kültürü birinci elden görmek ve burada yaşayan müzisyenlerle tanışmak için sabırsızlanıyorum.

Cazkolik: Peki, Two Shade ve Bond; bu iki albümü İstanbul`da dinleyebilecek miyiz?

Gerald Clayton: Evet, bu albümlerden de yeni bestelerden de çalacağım.

Cazkolik: Mr. Clayton sorularımızı içtenlikle cevapladığınız için teşekkürler. Sizi İstanbul’da dinleyecek olmaktan memnuniyet duyuyoruz.

Gerald Clayton: Ben teşekkür ederim. Konseri iple çekiyorum!

Cazkolik.com / 15 Mart 2012, Perşembe

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

YORUMLAR

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.



X