Farklı dönemlerden beş eser müziğin gelişim sürecine ışık tutan müzikal yolculuk tadındaydı

Farklı dönemlerden beş eser müziğin gelişim sürecine ışık tutan müzikal yolculuk tadındaydı

27 Şubat 2020 Perşembe akşamı Notre-Dame de Sion (NDS) salonununda hemen hemen hiç duyulmamış eserlerden oluşan programıyla benzersiz ve bir o kadar da harikulade Elena & Özgür Ünaldı "Piyano Viyola Duo (Piano Alto Duo) resitaline şahit olduk. Açıkçası aynı gece başka bir etkinlikte, dünyaca ünlü bir viyolacının konseri olmasına rağmen gözüm kapalı bu konseri seçmiştim, iyi ki de öyle yapmışım. 

 

NDS salonuna Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuarı Piyano Anasanat Dalı öğretim üyesi Doçent Özgür Ünaldı (d. 1984) ve aynı üniversitede viyola ve oda müziği öğretmenliği yapan ve doktora çalışmalarını sürdüren Elana Ünaldı (d.1988) konuk oldu. Ünaldı çiftinin konuk olduğu "Piyano Viyola Duo" resitaline, rakip konsere rağmen ilgi oldukça yüksekti. Bu konseri tercih etmemdeki sebep iki enstrümanın birlikteliğine ve dolayısıyla konserlerine pek rastlamıyor olmam, sıradışı merak uyandıran bir program sunmaları ve yakından takip ettiğim iki başarılı müzisyen olan Ünaldı çiftini tekrar İstanbul'da, en son Süreyya operası fuaye konserlerinin üç-dört sene geçmiş olması sebebiyle, izleme şansını kaçırmamak adına düşünmeden bu konseri seçtim. Programa alınan çok farklı eserler konserin çok renkli geçeceğinin adeta göstergesiydi. Seçilen farklı dönemlere ait beş eser adeta müziğin gelişim sürecine ışık tutan bir müzikal yolculuk tadındaydı ve öyle de oldu.

 

Bu konser ve eserlere dair izlenimlerimi yazmamın biraz uzun sürmesinin sebebi, eserleri ve bestecileri araştırmak ve bilgilere ulaşmak adına derinlemesine bir araştırma ihtiyacı duymamdı. Çünkü maalesef çok kısıtlı ve farklı birçok kaynaktan bilgileri bulmak, okumak ve derlemek ciddi zaman alan bir süreç. Umarım sizlerde benim araştırırken aldığım bu zevki okurken paylaşırsınız.

 

 

Ünaldı çifti resitalin açılışını Georges Enesco'nun ((1881-1955)  1906'da bir yarışma için bestelendiği Viyola ve Piyano için Konzertstück (konser parçası) adlı eseriyle yaptılar. Enesco hemen hemen her türde eser üreten bir besteci  olmasına rağmen yazdığı harikulade oda müziği eserleriyle bilinmektedir. Eser, bestecinin oda müziği formundaki en güzel örneklerinden biri olup tamamıyle viyolonistin yeteneğini sergilemesi için tasarladığı  lirik bir çalışmasıdır. Esere dair en önemli bilgi resital verecek bir viyola sanatçısı için salonunda güçlü bir izlenim bırakacak birinci sınıf bir çalışma olarak tanımlanmasıdır. Eser rapsodi ile Fransız izlenimcilik akımının, Romen halk müziğinin formunda  harmanlandığı müzikal bir yapıya sahiptir. Elena Ünaldı yaklaşık 10 dakika süren eseri bestecinin bu eserde kendine verdiği görevi Özgür'ün harika piyano eşliğinde mükemmel bir performans sergileyerek yerine getirdi.

 

Resitalin ikinci eseri Fransız hem orkestra şefi ve öğretmen hem de 20. yüzyılın en üretken bestecilerinden biri olan Darius Milhaud'un (1892 - 1974) Quatre Visages (Dört Yüzün Portresi) adlı eseriydi. Modernist bestecinin çoklu tonaliteyi geniş ölçüde kullandığı kompozisyonlarında, caz ve Brezilya müziğinin yoğun etkilerini rahatlıkla duymak mümkündür. Milhaud'un müziğe getirdiği farklı yorumuyla döneminde kompozisyonları büyük saygı gören bir besteci olmuş. Darius Milhaud 1943'te bestelediği Dört Yüzün Portresi eseri de onun en göze çarpan ve saygın eserlerinden biri olarak kabul görmektedir. Eser, bestecinin en belirgin özelliği olan çoklu tonalite ve caz etkilerini fazlası ile içinde barındırmaktadır. Eser Kaliforniya'lı, Wisconsin'li, Brüksel'li ve Paris'li dört kadını anlatmaktadır. Özellikle "Dört Yüzün" dördüncüsü olan 'Parisli Kadın', ileri düzey viyolacılar için mükemmel bir alternatif ve heyecan verici sıradışı bir eser olarak tanımlanmakta. Bu eser için literatürde viyola virtüözlerinin mutlaka repertuvarlarında bulunması gereken bir eser olarak geçmekte. Ünaldı çifti eserin icrasında sahip oldukları uyum ve eş olmanın verdiği sinerjinin büyük katkısı ile dinleyicilere eserin içinde barındırdığı ses renkliliğinin gerektirdiği virtüöziteden ödün vermeksizin, mükemmel bir icra sergilediler.

 

Gecenin üçüncü bestecisi bir Türk viyola sanatçısı, akademisyen ve bestecisi Nejat Başeğmezler'in (d.1950 )viyola ve piyano için bestelediği iki eseri "Oniki Tonal Şarkı" ve bestecinin kendi gibi viyolacı olan eşi Betil Başeğmezler'e itaf ettiği Armağan adlı eserleri Ünaldı çifti tarafından seslendirildi.

 

Başeğmezler çocuk müzikleri, sahne müziği, senfonik müzik, solo veya eşlikli çalgısal parçalar gibi birçok farklı alanlarda bestelediği eserleri ile ödüller almış çok yönlü bir sanatçı.

 

 

Parçaların ikisinde de sakin bölümlerin ardından hareketli sürpriz epizotlar barındırması eserlerin kesinlikle dinamizmi arttırmakta. Besteci post romantik izlenimciliğe yakın ve çağdaş elemanları barındıran stil etkilerinin harmanladığı bir yapıda bestelemiş. Armağan eseri sahip olduğu lied formu ile ilk eserden farklılığa sahip. Özellikle viyola'nın özelliklerini ortaya çıkartan ve viyolonist'in ön planda olduğu tarzda yazılmış kısa ve etkili parçalar. Elena viyolasıyla ve Özgür piyano eşliğiyle bestecinin viyolayı taçlandırmak amacıyla esere işlediği tüm duygu ve temayı başarılı teknik becerileriyle, tüm seyircilerin uzun süren alkışlarını kazandıkları harika bir performans sergilediler.

 

"Piyano Viyola Duo Ünaldı" gecenin dördüncü ve en genç bestecisi olarak Amerikalı Dr. Sara Graef'i dinleyicilerle tanıştırdı. Açıkçası bugüne kadar ismi dahi duymadığım 21. yüzyıl bestecisi ve akademisyen Graef'in en az etkilendiği kitap kadar çarpıcı eseri Consilience I ve II ilk defa dinlemek ve ve müzik dağarcığıma katmak gerçekten büyük bir keyifti .

 

Besteci Sara Graef eseri ünlü yazar Edward O. Wilson’ın Consilience: The Unity of Knowledge (Consilience: Bilginin Birliği) adlı kitabından esinlenilerek, 2005 yılında yazdığı ve 2010 yılında viyola ve piyano için düznlediği iki bölümden oluşan bu eseri yazıyor. Consilience kelimesi yazar Wilson'un türettiği (tam kelime karşılığı olmayan) ve “bilginin sıçraması” olarak tanımladığı bir kelime. Wilson’un kitabında ve Graef’in etkilenerek eserini üzerine bestelediği eserde "sanat ve bilim sahip olduğu tüm birikiminin birleşmesi" kavramını anlatmaktadır. 

 

Elena ve Özgür eseri seyircilere tanıtırken İlk bölüm sanat ve bilimin birleşmesi sırasındaki mücadele, karmaşa ve  adaptasyonu, ikinci bölüm ise sanat ve bilim birikimini tam olarak anlayarak birleştirmeyi başarınca ortaya çıkan ermişlik hali, nirvanayı betimliyor şeklinde tanımladılar. 

 

 

Gerçektende ifade ettikleri gibi eserin ilk bölüm oldukça ateşli, hareketli ve ritimler devamlı olarak değişkenlik gösteren bir yapıda bestelenmişti. İkinci bölüm ise nirvanayı tasvir eden çok sakin ve huzurlu bir müzik barındırmaktadır. Eserin iki bölümündeki tezatı hem performansları hem de vücut dilleriyle mükemmel bir şekilde aktardılar. Besteci web sayfasında her ne kadar isim olarak belirtmemişse de eserinin Türkiye'de icra edildiğinden gururla bahsetmekte. Ve artık Youtube'da bu konserde yapılan esere dair en temiz ve güzel kayıt Ünaldı çiftinin performansı olarak yerini aldı, izleyip dinlemenizi tavsiye ederim.

 

Ve resitalin son eseri Sovyet besteci Vissarion Yakovlevich Shebalin'in (1902 - 1963) dört yılda tamamladığı 1940 yılında bitirdiği "Viyola için Sonat Op.35" adlı eseriydi. 

 

Shebalin birçok müzik türünde besteler yapmış ve neslinin en kültürlü ve bilgili bestecilerinden biri olarak tanımlanan bir müzik adamı. Müziği teknik olarak son derece iyi olmasına rağmen yeterince bilinmeyen ve meşhur olmamış bir besteci. Eserlerindeki ciddi entelektüel tarzı ve kompozisyonlarında akademik yaklaşımı onu çağdaşlarından farklı kılan en büyük özelliği olarak ifade edilmekte. Her ne kadar kendi çok ünlü olmasada Haçaturyan ve Gubaydulina gibi çok ünlü bestecilerin yetiştirmiştir.

 

Şebalin "Viyola için Sonat Op.35"i post romantizm, izlenimcilik ve 20. yüzyıl Rus bestecilerinin stillerinden esinlenerek yazmıştır. Sonat dinleyenlere Rus masallarını anımsatmaktadır. Özellikle ikinci bölüm masalın kendisi, üçüncü bölüm ise masalı dinleyen kişinin kendisini masalın içinde bulması hissini uyandırmaktadır. Bu esere dair internette bulabileceğiniz tek kayıt gene Ünaldı Duo'ya aittir. Mutlaka dinlemenizi tavsiye ederim

 

Konsere dair samimi havasıyla kesinlikle sıradışı programıyla sahip oldukları mükemmel uyumlarıyla ve dinleyici dağarcığına kattıkları yeni besteci ve unutulmuş eserleri ile insanın "iyi ki de gitmişim" diyeceği ve kaçırdığı için gerçekten üzüleceği türden bir konser dinledik. Yeri gelmişken NDS'yi de ayrıca imza attığı harika etkinliklerinden dolayı kutlamak isterim. 

 

Bu konserin bir tekrarı olursa mutlaka gidin ve dinleyin derim.

 

Bir sonraki Cazkolik köşe yazıma kadar müzikle kalınız.

 

Osman Enfiyecizâde

 

Cazkolik.com / 11 Mart 2020, Çarşamba

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Osman Enfiyecizade

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.