Mandolini Türk caz repertuvarına sokan İlkin Deniz'den yeni bir albüm geldi

Mandolini Türk caz repertuvarına sokan İlkin Deniz'den yeni bir albüm geldi

 

İlkin Deniz; "Old Town Stories"

 

 

Bizim neslin hatırasında mandolin çocukluk travmasıdır ama bu nahif enstrümana yıllarca haksızlık ederek kapasitesini sadece çocuk müzikleriyle sınırladık.

 

Aradan yıllar geçince şahsen bunun farkına vardım. Farketmemi sağlayan caz oldu. Mandolinin zarafetini kısmen bandoneona benzettim ki pek de ilgileri yoktu aslında.

 

Aynı telli aileden, genellikle Amerikan taşra kökenli banjo da keşiflerim arasına önce renk sazı, ardından dev bir külliyat olarak girdi. Chris Thile, Bela Fleck gibi isimler bu iki enstrümanın sesini dünya çapında dinlenir hale getirdi, en azından benim takip ettiğim kadarıyla öyle.

 

Ama bizim buralarda mandolin sınırlı bir ifade alanına sahip oldu hep. Müzik sektörünün en büyük havuzu pop ve rock müzikte (R.E.M. "Losing My Religion"ın efsane intro riff'i ya da Led Zeppelin'in "The Battle of Evermore"ındaki kreşendolu intro'su gibi) az sayıda şarkı ve caz ile klasik müzik haricinde neredeyse kullanılmadı diyebiliriz, basçı İlkin Deniz'in pandemi dönemi (muhtemelen onun da çocukluğunun enstrümanı olan) mandolini yeniden keşfetmesine kadar. Şimdi artık bizim de caz ve türevleri müzikler bakımından mandolinin sesine sahip çıkan, bu enstrüman üzerine kayda değer repertuvar oluşturan bir sanatçımız ve albümleri var.

 

İlkin Deniz aslen bir bas ve kontrbas sanatçısı olsa da iyi ki telli ailesinin iki büyük abisinin yanına mandolin gibi küçük bir kardeşi de katmaya karar verdi.

 

Deniz'i ilk Telvin grubu zamanları dinlemiştik. Bir kaç defa da canlı olarak izleme imkanımız oldu ama otuz senedir Amerika'da yaşadığı için zaten takip etmek zordu.

 

 

Bas ile geçen uzun yılların ardından mandolinle yeni bir başlangıç yapmak güzel olmalı

 

 

Üç sene önce yayınladığı "Mandolin Jazz Ballads" önemli bir çalışma oldu. İlkin Deniz bu albümde Nature Boy, Autumn Leaves, My Favorite Things, Oblivion gibi caz kökenli klasikleri mandolin sesine uyarlamıştı. Benzer bir şeyi 2008 tarihli "Good Fellas" albümünde de yaptı, yine bilinen caz klasikleri ama 'başka bir üçlü' ile kaydettiği (içinde mandolin olmayan) bu albümde davulda Turgut Alp Bekoğlu ile gitarda Akın Eldes gibi her biri enstrümanının usta isimleri vardı.

 

Sanatçının "mandolinjazz" albümünden üç sene sonra yeni bir mandolin ve caz albüm müjdesi vermesi sıcak yaz aylarının güzel süprizlerinden biri oldu.

 

 

İlkin Deniz; "Old Town Stories"

 

 

İlkin Deniz'in "Old Town Stories" isimli yeni çalışması plâk formatında az sayıda basıldı. Toplam 14 parçadan oluşan albümde duyacağınız bütün enstrümanları İlkin Deniz kendi çalıyor.

 

Müzisyen olduğu kadar tasarımcı da olan Deniz, plâğın ön ve arka kapak tasarımını değişik bir konseptle kendisi yapmış. Eski Amerikan taşra gazetelerinin ahşap tipo baskı geleneğinden gelen Clarendon Ornament tarzı bir hurufata sahip gazete görünümü hoş bir kapak tasarım tercihi olmuş. Meramını anlatan bir dizayn olduğu kesin!

 

Kapağın üstünde Amerikalı yazar ve şair Maya Angelou'nun "Müzik benim sığınağımdı, notalar arasındaki boşluğa sığınabilir ve yalnızlığa sırtımı dönebilirdim" sözünün altına eski gazete kupürleri görünümünde şarkıların hikâyeleri resmedilmiş. Plâğın arka kapağı da benzer şekilde dizayn edilmiş ama plâğı alanlar için gerekli asıl bilgiler arka kapağın altında yazıyor, şöyle diyor Deniz; "Önce melodileri besteledim, ardından gitar, mandolin ve bas ile kaydettikten sonra yazdığım Türkçe şiirleri (sözleri) İngiliz'ceye çevirdim".

 

İlkin Deniz albümü kaydederken son günlerin önde gelen yazılımlarından SUNO'yu kullandığını da belirtiyor. Özel komutlarla şarkıların istediği şekle gelmesi için epey uğraşmış".

 

İlkin Deniz'in yeni albümünde biri hariç tüm besteler kendisinin, kendi çalıp kaydetmiş, yapay zekâ ile hazırladığı "Abigail" ise yeni nesil bir tecrübe. Yapay zekâ tartışmaları artarak devam ederken Deniz'in cesaret gösterip böyle bir deneyimi girişmesi dikkate şâyan.

 

 

Sanatçının yeni albüme sığdırdığı kavramlara gelin son kez bakalım;

 

 

En önemli olanı mandolini yeniden ele alarak yeni bir repertuvar oluşturması. Bu konuda onu keşke sahnede canlı dinleme imkanımız olsa diyorum.

 

İkincisi, albümdeki besteleri yüz yıllık bir zaman tünelinden geçirmesi ve albüm kapağı görsellerinde bunu incelikli şekilde işlemesi (bu noktada tecrübeli bir tasarımcı olduğunu da unutmamak lazım).

 

Üçüncüsü, albümdeki her kelimeyi, her notayı kendi yazıp, çalıp kaydetmesi. Farklı enstrümanların ve elektronik ritmlerin uygun şekilde kullanılması.

 

Dördüncüsü, yeni çağın başladığını gösteren yapay zekânın da albümde ilklerden biri olarak tecrübe edilmesi.

 

Beşincisi ise sınırlı sayıda basılan plâğı alıp dinlemek. Bundan ötesi yok!

 

Cazkolik.com / 11 Ağustos 2026, Salı

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.