Selen Gülün `ün heyecan veren projesi Blue Band ilk konserini 17 Ocak akşamı Borusan sahnesinde verecek.

Selen Gülün `ün heyecan veren projesi Blue Band ilk konserini 17 Ocak akşamı Borusan sahnesinde verecek.

Selen Gülün Blue Band konserine tek tıkla bilet almak için lütfen bu satıra tıklayın.


Türkiye de caz adına heyecan verici bir çok yeni şeye rastlıyoruz dediğimiz zaman iyiniyetli bir abartma değil ipuçlarını projelerin içinde saklayan yeni çalışmalardan söz ediyoruz demektir. İşte, Selen Gülün Blue Band projesi... Tam 10 kişilik, hepsi enstrümanlarında cazın önde gelen müzisyenleri. 2 trompet, 3 saksofon, trombon, piyano, bas, davul ve vokalden oluşan az rastlanacak çapta bir orkestra. New York merkezli salon projelerinde rastlayabileceğiniz türden bir konsept.

Selen Gülün Blue Band 17 Ocak akşamı Borusan Müzik Evi`nde ilk konseriyle hayata geçiyor...

Bu projenin varlığını duyduğumuz anda Cazkolik olarak içimizi hem büyük bir heyecan hem de merak kapladı. Acaba nasıl bir projeyle karşı karşıyaydık... En doğrusu, doğrudan projeyi üretip hayata geçiren ve bunu sık sık yapan sevgili Selen`e sormaktı, biz de öyle yaptık. Aşağıda okuyacağınız mini söyleşiyle Blue Band projesine dair tüm bilgileri bizzat yaratıcısının anlatımıyla öğrenmiş olacağız.


Selen Gülün: "17 Ocak akşamı sahnede

izleyecekleriniz önceden düşünülüp planlanmış,

organize bir müzik, gerçek bir orkestra müziği

olacak..."

Cazkolik: Sevgili Selen seni Türk caz ortamının yaratıcı projelerini bizzat düşünen, üreten ve hayata geçiren biri olarak tanıyoruz, Blue Band`de sanırız projeci yanının devamı niteliğinde ama kadrodaki isimlere baktığımızda müzikal çapı iyice genişletmişsin, nerdeyse Big Band formatına yakın, lütfen bize BLUE BAND nedir, bundan söz eder misin, iyice merak içindeyiz çünkü?

Selen Gülün: Blue Band ben, Yağız Zaimoğlu (Borusan Müzik Evi direktörü) ve Aydın Dorsay (Sanatçı Menajeri) ile başka bir konu için toplanmış konuşurken `benim evde böyle müziklerim var acaba şöyle bir proje mi önersem Borusan Müzik Evi`ne?" diye kafamdan öylesine geçirdiğim bir projeydi. Kafamda toparlayıp gerçekten bahsettiğim zaman da hemen kabul gördü. Blue Band, Amerikan caz tarihinde Jazz Combo diye geçen bir çeşit, senin de dediğin gibi küçük caz orkestrası. Altı nefesli saz (iki trompet, trombon, alto, tenor ve bariton saksafonlar) ve üç ritm grubu enstrümanından (kontrabas, piyano ve davul) oluşuyor. Tabii gitar da eklenebilir bu ritm grubuna ama ben tercih etmiyorum. Standart bir grup aslında. Fakat ben tahmin edeceğin üzere standart anlamında kullanmıyorum. Müziklerin çoğu benim 23-24 yaşlarımda yazdığım müzikler. Bu müzikleri aranjmanlarla karıştırmamak lazım. Bir şarkının düzenlemesi değil yapılan, direk o orkestrayı referans alıp tüm yazım tekniklerini kullanarak o oluşuma ait bir müzik yazmak. Yani o orkestra için müzik yazmak. Emek ve sonuç çok farklı.

Cazkolik: Çok güzel anlattın... Blue Band ekibiyle resmini görünce bir an için Maria Schneider`in projeleri geldi aklıma, böyle bir korelasyon kurmak doğru olur mu, ne dersin?

Selen Gülün: Tabii. Zamanında çok incelemiştim neler yaptığını, nasıl yazdığını... Özellikle Berklee`de öğrenci olduğum zamanlarda. Zaten ben Caz Besteciliği bölümünde okudum orada. Tek yaptığım şey müzik yazmak, analiz etmek, çalmak ve dinlemekti gerçekten. Başka isimler de referans olarak verilebilir. Vienna Art Orchestra, Mike Gibbs, Carla Bley, Henry Threadgill, Sun Ra...

Cazkolik: Böyle bir ekibi bir araya getirdikten ve BLUE BAND gibi kulağa çok hoş gelen bir isim bulduktan sonra bu ekibi Türk caz tarihine mal olmuş bir grup olarak görmeyi çok isteriz, mümkün olur mu? Bir de ismi nasıl buldun?

Selen Gülün: Bunu ben de çok isterim. Harika müzikler yazan insanlar var. Bir kısmı yurt dışında yaşıyor ve üretiyor. Kalıcı olsa ben aslında onların da müziklerini bir araya getirip çaldırmak isterim. Tamamen orjinal müziklerin çalındığı bir grup gibi düşün. Bu beni çok heyecanlandırıyor. Zaten hep orijinal müziklerin çalındığı projeler içinde yer almaya çalıştığım için bu durum başkalarına da faydası olacak bir projeye dönüşse ne âlâ olur diye düşünüyorum. Sponsorlara duyurulur...

Blue Band ismi çok çabuk çıktı aslında. Projede kimlerin çalabileceğini düşünüyordum. Hem çok iyi okuması lazım müzisyenlerin, hem de yorumcu olabilecek, doğaçlamaya girince standart formatların dışında bir şeyler üfleyebilecek, gürültü çıkarmaktan hoşlanacak kişiler olması gerekiyordu çalanların. İsimleri alt alta yazdığım listeye bakarken hop diye çıktı isim kendiliğinden. İsimleri yazdım, şöyle bir baktım ve başlığı attım!

Cazkolik: Peki kimler bu isimler?

Selen Gülün: Evet, çok önemli, hemen sıralıyım; Şenova Ülker (Trompet ve Büğülü), Utku Akyol (Trompet), Serhan Erkol (Alto Saksofon), Engin Recepoğulları (Tenor ve Soprano Saksofon), Meriç Demirkol (Bariton Saksofon), Bulut Gülen (Trombon), Selen Gülün (Piyano, Elektrik Piyano ve Vokal), Ozan Musluoğlu (Akustik / Elektrik Bas), Cengiz Baysal (Davul) ve konuk vokalist: Elif Muslu-Çağlar

Cazkolik: Sevgili Selen, gerçi yukarda biraz değindin ama grup ve proje hakkında okuyucularımız bir çok şeyi öğrendikten sonra sahnede nasıl bir müzik olacak iyice merak edeceklerdir, bu konuda ek ne söyleyebilirsin? Özel besteler mi? Albümlerinden mi, standartlar mı? Sahnede bizi ne bekliyor olacak?

Selen Gülün: Evet, yukarıda anlatmış oldum biraz. Çokca swing edecek, latin, balad, up-tempo swing, açık çalımlar, rubato, kolektif doğaçlamalar... Tamamı bana ait müzikler. Bir çok stil ve duygu var. Düşünülmüş planlanmış, organize bir müzik. Gerçek bir orkestra müziği. İki şarkı aranjmanı var. Onlar da bana ait. Bunların ikisi de benim yeni çıkacak albümümde var ama orkestra olarak değil. O kısmı da sürpriz olsun artık. Elif Çağlar Muslu harika sesiyle ve yorumuyla yeni albümümde bir parça söyledi benimle birlikte. Onu da beraber yorumlayacağız bu konserde. Bol sürprizli bir performans olacak anlayacağın...

Cazkolik: Sevgili Selen, anlattıkların harika izlenimler veriyor, peki ama bunun dışında senin müziğinin temelinde hasassiyet gösterdiğin farklı temalar da var, bize son olarak onlardan da söz etmek ister misin?

Selen Gülün: Evet haklısın, biliyorsun ben uzun zamandır `cinsiyet ayrımcılığı ve müzik` üzerine çalışıyorum. O açıdan değerlendirmem gerekirse bu topraklarda ilk defa bir `caz müziği` de besteleyen kadın müzisyenin eserleri böyle bir formatta çalınıyor olacak. Yani aslında bu konserin arşivlik değeri var. Bu sebepten de proje çabuk onay aldı. Program notları, eserlerin notaları bu konserden sonra İtalya`daki Donne in Musica kütüphanesinde arşivlenecek. Bir çok kişi için önemli olmayan bir detay gibi gözükebilir böyle olması ama bu konuda görünebilir olmaya özellikle çaba sarfediyorum ki arkamdan başka müzisyenler de yetişsin, kendi müziğini yazan, yöneten, kendini istediği alanda istediği gibi ifade eden. Sözle veya müzikle. Nasil istiyorlarsa. O yüzden benim için bu konser bu anlamda bir ilk olması açısından büyük önem taşıyor. Tabii bir de teşekkür etmek istediklerim var. Projeye verdikleri destek için Borusan Muzik Evi ekibine teşekkür etmek isterim. Müzisyen arkadaşlarımın da konserin gerçekleşebilmesi için duyduğu heyecan ve ortaya koydukları enerji çok cesaretlendirici. Kendilerine ne kadar teşekkür etsem azdır...

Cazkolik: İlk kez duyacağımız, yeni albümünden müjdeler verdiğin ve en son söylediklerinle farklı boyutları olduğunu da gördüğümüz projenin bir çok yeni sürprizi var belli ki... Sevgili Selen, hangi yanından bakarsan bak her şeyiyle heyecan verici bu projeyi mutlaka hem İstanbul da hem de diğer şehirlerde caz dinleyicisiyle buluşturman lazım. Umarım yukarda değindiğimiz gibi zamanla, çala çala, konser konser (belki ilerde albüm halinde) Türk caz tarihine geçen bir gruba dönüşür "Selen Gülün Blue Band". Anlattıkların için çok teşekkürler.

Cazkolik.com / 10 Ocak 2013, Perşembe

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.