21. İstanbul Caz Festivali Özel: Bu yıl festivalin en merakla beklenen konserlerinden Brad mehldau ve Mark Giulina`nın Mehliana isimli projesini Sami Kısaoğlu yazdı.

<span style="color: rgb(183, 33, 38);">21. İstanbul Caz Festivali Özel:</span> Bu yıl festivalin en merakla beklenen konserlerinden Brad mehldau ve Mark Giulina`nın Mehliana isimli projesini Sami Kısaoğlu yazdı.

Brad Mehldau ve Mark

Guiliana Deneyselliğin

Peşinde

Amerikan caz trioları geleneğinde ayrı bir yeri, bir başka önemi vardır Brad Mehldau isminin. Gelenekselin içinden yola koyulduğu piyano serüveninde yeni patikalar, yeni yollar arayan, keşfeden bir piyanisttir Mehldau. Cazın yanı sıra klasik müzik, pop, rock gibi müziğin farklı türlerinden ilham alır. Joshua Redman’ın dörtlüsünden ayrıldıktan sonra 1990’larda kendi üçlüsünü kuran piyanist o dönemden günümüze geride muazzam bir repertuvar bıraktı. Caz tarihindeki piyano trio kayıtları arasında çok özel bir yere sahip olan Art of Trio serisinin yanı sıra solo albümleri, duo olarak Renée Fleming, Kevin Hays, Anne Sofie Von Otter, Pat Metheny gibi isimlerle gerçekleştirdiği kayıtlar ile her defasında çok yönlü bir müzisyen olduğuna vurgu yapan bir isimdir Mehldau. Amerikalı davulcu Mark Guiliana ile duo olarak kaydettiği diskografisinin 25. albümü Taming the Dragon kaydı da birkez daha kendisinin çok perspektifli bakış açısına vurgu yapıyor. Onlarca farklı ses tablosunun resmedildiği projede ikilinin arasındaki zarif ve incelikli diyaloglardan doğan sofistike bir müzikal dil söz konusu.

* * *

İkilinin 21. İstanbul Caz Festivali kapsamında 8 Temmuz Salı günü Haliç Kongre Merkezi’nde seslendirek olduğu bu proje alabildiğine cesur bir müzikal dilin izlerini sürüyor. Cazın yanı sıra birçok müzik türünün omurgası niteliğinde olan basın dahil edilmediği bir ortaklık söz konusu olan. Tuşlu çalgılar ile vurmalıların birlikteliğine dayanan projede Mehldau piyano, synthesizer ve fender rhodes klavyenin başında yer alıyor. Baterist Guiliana ise davulun yanı sıra elektronik seslerden sorumlu. Drum `n` bass’dan progressive rock’a onlarca farklı müzik türüne göz kırpan albümde parça süreleri her ne kadar uzun olsada ustalıklı arajmanlar nedeniyle tüm eserler şiir gibi akıp gidiyor. Mehldau’nın akustik piyano triosundan gelen alışkanlıklarını büyük ölçüde bir kenara bıraktığı albüm sound olarak özellikle İsveçli caz triosu e.s.t’nin son dönemlerini andırıyor.

Daha önce adını ilk kez basçı Avishai Cohen ile duyuran ardından Dhafer Youssef, Gretchen Parlato gibi isimlerin arkasında çalan Guiliana’nın albüme olan katkıları kuşkusuz bir davulcu olmaktan çok daha öte. On iki parçanın yer aldığı albümde eserlerden altısı ikilinin ortak imzasını taşırken diğer altı eser Mehldau’nın kaleminden notalara dökülüyor. Müzisyenlerin müzikal sohbetine gerçek anlamıyla tanık olunan “duo” formatındaki ikili caz projelerinin keyfini bu albümde de sürmek fazlasıyla mümkün. Elektroniklerin ve doğaçlamanın baş rolde olduğu, arayış dolu bir çalışma olan Taming the Dragon deneysellik katsayı yüksek, derinlikli armonik ve melodik cümlelerin yer aldığı, ritimsel bağlamda oldukça zengin bir çalışma.

Sami Kısaoğlu
Müzikolog

Cazkolik.com / 25 Haziran 2014, Çarşamba

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Sami Kısaoğlu

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.