21. İstanbul Caz Festivali Özel: Leszek Mozdzer: "Her dinleyici müzikte kendi mesajını alır"

<span style="color: rgb(183, 33, 38);">21. İstanbul Caz Festivali Özel:</span> Leszek Mozdzer: "Her dinleyici müzikte kendi mesajını alır"

Leszek Mozdzer: "Her

dinleyici müzikten kendi

kişisel mesajını alır..."

Burak Sülünbaz: Lars Danielsson`lu albümünüz Pasodoble‘yi ilk dinlediğimde şimdiye kadar dinlediğim en güzel şey olduğunu düşünmüştüm, şaheser kompozisyonlar, vurucu bir lirizm ve aldatıcı yalınlığıyla içten bir icra derinden kulağımıza gelir. Lars ile ortaklığınız çok çekici ve bir diğer projenizde İsraillli perküsyonist Zohar Fresco ile çalıştınız. Bu hikaye nasıl başladı ve müzikal yolculuğunuz “Polska“ albümüne nasıl dönüştü? Bize biraz detaylı bilgi verir misiniz?

Leszek Mozdzer: Teşekkürler... Aslına bakarsanız birlikte çalıştığım müzisyenler Lars ve Zohar açıklanamayacak armağanlar... Çünkü, yaptıkları müzik bir çeşit gizemli köklerden geliyor. Güzellik ölçülemez, çünkü o ruhun tezahürüdür. Güzelliğin bazı belirtileri tanımlanmış olabilir ancak yine de güzelin kendisine ulaşabilmek için kesin ve detaylı bir tarif veremezsiniz. İçsel uçurumun bir bakışı her zaman vardır, Lars ve Zohar‘ın çok derin ruhsal yaşamları var ve çaldıkları enstrümanlarda olağanüstü derecede başarılılar. Son albümümüz “Polska” benim onlarla birlikte çalamadığım uzun zamanların ardından beraber çalmak için bir özlem olarak ortaya çıktı. Onlar benim arkadaşlarım ve onlarla çalışmayı gerçekten özlemişim.

Burak Sülünbaz: Polonya’nın yükselen yıldızı olarak kabul ediliyorsunuz ve Avrupa müzik sahnesinin en kalburüstü müzik firmalarından ACT ile çalışmalarınız sayesinde Avrupa’nın iyi tanınan bir müzisyenisiniz. Çalışmalarınızdan hissettiğim kadarıyla eviniz Polonya’dan oldukça ilham alıyorsunuz ve bununla birlikte güzel bir klasik müzik tadı da var eserlerinizde. Yalnız şunu belirtmek isterim ki siz yerel bir müzik yapmıyorsunuz, farklı ülkelerden yeni melodileri yeniden keşfediyorsunuz. Müziğinizde çok katmanlı ve çok uluslu bir müzik yaratma eğilimi var mı?

Leszek Mozdzer: Müzik her zaman çok katmanlıdır, her dinleyici, dinlediği müzikten kendi kişisel mesajını alır. Aslında, müzik bir titreşimdir, yani, rezonans aracılığıyla insan vücudu, zihni ve ruhu üzerinde doğrudan etkiye sahip olabilir. Bu, aynı zamanda entelektüel bir içeriğe sahiptir, bu nedenle pek çok düzeyde kabul edilebilir ama şunu hatırlamalıyız ki, her dinleyici kendi zihni ve kendi iç duygu akışı ile bağlantı kurar. Vücutta görünen kendi duyguların kabulü, yüksek boyutları irtibata geçiren terminaliyle, manevi (ruhani) ilerlemenin temel aracıdır. İşte bu yüzden ben inanıyorum müzik ruhsal ilerlemenin temel araçlarındandır. Bazı müzik türleri insan bilincini daraltır ama şeytani bir güç olarak zaman zaman acı meydana getirir. Bunun bir sonucu olarak içimizdeki bariyerleri her türlü içsel köleleştirmeleri kırarak uyanırız. Bu yolla müzik uyanışımıza önderlik eder. Son albümümüz “Polska” benim ülkeme olan derin aşkımın, kendime olan bir itirafıdır.

Burak Sülünbaz: "Polska"dan önce iki güzel  albüm dinlemiştik, 2005’de yayınlanan "The Time" ve 2006’da yayınlanan "Between Us and The Light". Bu albümler piyano, bas ve perküsyonun birlikte kullanıldığı, güçlü kombinasyonların olduğu, üç tecrübeli müzisyenin bir araya gelip müzik yarattıkları başarılı albümlerdi. İlk albümde Lars Danielsson’un besteleri ağırlıklıyken ikinci albümde Zohar Fresco`nun bestelerine de yer verildi. Üçüncü albümünüz "Polska"da ise sizin rolünüz ön planda... Üç albümü değerlendirdiğinizde ne tür konseptüel farklılıklar gözünüze çarpar ve "Polska" fikri nereden geliyor?

Leszek Mozdzer: İlk iki albüm Paul Molton tarafından yapıldı, kendisi bizimle stüdyoda bulunup albümün son şeklini almasına yardımcı oldu. Son albüm ise tüm artistik kararlar konusunda tamamen kendi sorumluluğumuzdaydı. Kompozisyonlar rastgele seçildi diyebilirim. Kayıt provalarına gelirken yanımızda materyallerle gelir, çalar ve karar veririz. Bu sefer albümün tamamlandığına kanaat getirdiğimiz anda kaydı sonlandırdık. Albümlerimiz asla planlar üzerine kurulmaz, içimizden geldiğince çalarız. Herkes bestelerini getirir, birlikte çalarız, düzeltme ihtiyacı gördüğümüz noktalarda da düzeltmelerimizi yaparız...

Burak Sülünbaz: Iiro Rantala ve Michael Wollny ile "Jazz at Berlin Philharmonic", Lars Danielsson ile "Pasodoble", Walter Norris ile "The Last Set" gibi birçok güzel albümün altında imzanız var. Kendinizi en iyi hangi albümde ifade ettiğinizi düşünüyorsunuz?

Leszek Mozdzer: Yapmış olduğum albümleri hayatımın bir bölümünü belgeleyen belgeseller olarak görürüm ve sanırım içlerinden hiç birini kişisel favorim olarak ayıramam. Ben bir müzisyenim, müzik yapmak için burdayım...

Burak Sülünbaz: Gündelik hayatınızda veya turnedeyken ne tür müzikler dinlersiniz? Favori müzisyenleriniz kimler?

Leszek Mozdzer: Favori bir stilim var diyemem. Her çeşit müziği dinlerim, bununla birlikte doğada duyulan sesler, ağaçlar, arabalar, köpekler ve diğer tüm sesleri de dinlerim. Her gün yenileri eklenen yüzlerce fantastik müzisyeni dinlerim...

Burak Sülünbaz: Şu ana kadar nereden geldiğinizi konuştuk şimdi dilerseniz biraz da müzikal yolculuğunuzda bir sonraki adımınızı konuşalım....

Leszek Mozdzer: Ben de kendime bu soruyu soruyorum. Müzik çok gizemli ve daha keşfedilecek çok şey var...

Burak Sülünbaz: Ben bu konseri, sizi keşfettiğim ilk andan beri bekliyorum. Mozdzer, Danielsson, Fresco Trio, 21. İstanbul Caz Festivali kapsamında 3 Temmuz`da CRR Konser Salonu`nda performansını sergileyecek. Bana göre kesinlikle festivalin en iyi performansı olacağına inanmam yanında sizin performansınızı her müzikseverin hayatta bir kere olsun dinlemesi  gereken performanslardan olduğunu düşünüyorum. Bize neler getiriyorsunuz? Sadece son albümünüzden oluşan bir repertuvar mı yoksa sizin, benim şahsen `zamansız komposizyonlar` olarak değerlendirdiğim önceki çalışmalarınızdan örnekler de çalıyor olacak mısınız?

Leszek Mozdzer: Teşekkürler... Bence bu evrende zamansız hiç birşey olamaz. İnsan olarak bizim yarattığımız her şey insan ruhunun gelişimi için süreli birer araç ama sorunuza yanıt vermek isterim: Evet, temel olarak son albümümüz "Polska" konsepti üzerinden gidiyoruz ama tabii ki eski bestelerimizde yer alacak. Daha önce hiç sahne almadığım İstanbul`da çalacak olduğumuz için çok mutluyuz.

Burak Sülünbaz

Cazkolik.com / 27 Haziran 2014, Cuma


Leszek Mozdzer: "The music always has many

layers and every listener gets a personal

message"

Burak Sülünbaz: When i first listen to "Pasodoble" with Lars Danielsson i ve felt that it s the best music i`ve ever listened, masterpiece compositions, intimate playing with haunting lyricism and deceptive simplicity deeply came into my ear. What a beautiful colabration between you and Lars. In another project you are also working with a world class percussionist Zohar Fresco from Israil. How this story started and how the story comes to "Polska" project? Also can you please give some detailed information about "Polska" the latest album.

Leszek Mozdzer: Thank you! Indeed, my partners, Lars and Zohar both has a unique gift which can not be explained, because the music they play comes from some mysterious source. The beauty can`t be measured, because in fact it is a manifestation of the spirit. The certain symptoms of beauty might be defined, but there is no detailed recipe to achieve the beauty itself. It is always a glimpse of the inner abyss, Lars and Zohar has a very deep spiritual life and they have mastered their instruments to an enormous degree. The last album "Polska" came from my inner longing to play with them again after few years of working apart. They are also my friends, I really missed playing with them.

Burak Sülünbaz: You are rising star in Poland and a very well known jazz pianist in today`s European music scene especially with your albums in one of the most prominent jazz label (ACT) in Europe. I feel you are inspired a lot from your hometown Poland and also a classical taste in your music. But beside that you are not making a local music, re-discovering tunes from different countries. Do you have a tendency to make more multi-layered and multi language music?

Leszek Mozdzer: The music always has many layers and every listener gets a personal message. In fact music is a vibration, so through the resonance it can have a direct influence on human body, mind and spirit. It has an intellectual content as well, so it can be recognized on many levels. But let`s remember, that every listener gets in contact with his own mind, with his own inner stream of emotions. The acceptance of own emotions appearing in the body, which is the terminal to contact the higher dimensions, is the main tool of the spiritual progress. That`s why I believe that music is one of the vehicle of spiritual growth for the humanity. Some kinds of music narrow human consciousness but following the demonic forces usually produces so much suffering in life, that as a result we are forced to make the inner effort to break all kinds of inner enslavement and finally wake up. So this way or another music finally leads us to an awakening. The album "Polska" is my personal confession that I deeply love my country, Poland.

Burak Sülünbaz: I love the sound when you play with Zohar fresco and lars danielsson before "Polska" album we have listened to you in two beautiful projects "The Time" project in 2005 and "Between us and the Light" in 2006, very powerful combination with piano, bass and percussion, the three virtuso get together playing mostly Lars Danielsson`s compositions in the first project than Zohar`s compositions came after that, and in the third project your compositions are taking the lead role. What are the conceptual differences between "Polska" and "The Time" and "Between us and the light" where is "Polska" idea comes from?

Leszek Mozdzer: The first two albums were produced by Paul Molton, he was with us in the studio helping to achieve the final shape of the recording. Our last album was produced by us alone, we were responsible for taking all the artistic decisions. The compositions are chosen randomly, we usually bring notes to the recording session and we just play what we have got. We stop the recording as soon as we feel that the album is finished. Our albums are never planned, we just play. Everybody brings some compositions to the studio and we simply play them and make changes if we feel like doing this.

Burak Sülünbaz: There are some wonderful albums you have made with Iiro Rantala and Michael Wollny "Jazz at Berlin Philharmonic", before that with Lars Danielsson "Pasodoble", with Walter Norris "The Last Set" and many more... Which album of you that you express yourself best?

Leszek Mozdzer: Every album is a documentation of a certain moment in my life, I don`t think that I am able to choose any of my albums saying that it is the most personal. I am a musician, I am here to play music.

Burak Sülünbaz: What kind of music do you listen at home and when you are on tour? Who are your favourite musicans?

Leszek Mozdzer: I don`t have any favourite style, I listen to all kinds of music, as well as I listen to the trees, cars, dogs, and any noise which can be heard here on planet earth. And there are hundreds of fantastic musicians and every day there is more. 

Burak sülünbaz: We talked about where are you coming from. So what will be the next step on your musical journey?

Leszek Mozdzer: I am asking myself this question too. Music is a mystery and there is still a lot to discover.

Burak Sülünbaz: I have been waiting for this concert since i discover your music. You are playing "Polska Live" on 3th of July in Cemal Reşit Rey Concert Hall in Istanbul. This is one of the most important event of Istanbul Jazz Festival, also for me this concert will be a kind of concert that every music lover should see it once in a life time. What are you bringing to us, will you play only from the last album or but also will you play the timeless compositions of yours.

Leszek Mozdzer: Thank you! Well, I don`t think that anything on this planet can be timeless. Everything we, as the humanity, create is just a temporary tool for the human soul to progress. But answering to your question: yes, we will play a program based on "Polska" album, but of course we will perform some of our older compositions as well! We are very happy to come to Istanbul and play here, we have never played here before...

We kindly thank to Mrs. Sylwia Kicka (Managing Director / Creative & Strategic Director Outside Music) Leszek Mozdzer, Zohar Fresco and Lars Danielsson

Burak Sülünbaz

Cazkolik.com / June 27, 2014

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

YORUMLAR

  • Levent Öget
    27 Haziran 2014 Cuma 06:15

    Teşekkürler Burak Sülünbaz konserden önce harika bir röportaj olmuş, sevgiler...

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.