25. Akbank Caz Festivali Özel: Cenk Erdem festivali David Sanborn röportajıyla kapatıyor.

<span style="color: rgb(183, 33, 38);">25. Akbank Caz Festivali Özel:</span> Cenk Erdem festivali David Sanborn röportajıyla kapatıyor.

Marcus Miller ile birlikte imza attığı koca bir caz tarihi var desek bile bir saksafonist olarak geride bıraktığı otuz yılın pırıl pırıl kariyerini yeterince ifade edebilmiş olamayız. Televizyon şovlarından tutun da, cazı, Rhythm and blues ve pop müzikleri buluşturduğu tarzına kadar her işinde parlayan bir müzik devi David Sanborn... Gitarda Eric Clapton kimse saksafonda Sanborn o. Neler diyebilirim? En güzeli, ona sorayım dedim.

Sanborn’un yetmişlerden bugüne tam 24 albümü ve 6 Grammy Ödülü var. Rock ve pop müziklerine saksafonu ustaca yerleştiren Sanborn, özellikle Stevie Wonder, David Bowie ve Paul Simon`un albüm ve konserlerinde ününü daha da arttırmıştı.

1975 yılında solo çalışmalarına start veren Sanborn, 1981 yılında ilk Grammy`sini kazandığından beri büyüyen bir efsane. TV ve radyo programlarıyla ayrıca şöhretlenen Sanborn, kurduğu son topluluğu David Sanborn Electric Band`le sahne aldığı tüm festivallere iz bırakırken, bizde de Akbank Caz Festivali’nin misafiriydi. Sanborn’la bir söyleşi yapabilme şansı bana çok güzel bir Sony Music Türkiye hediyesi oldu.

Cenk Erdem https://twitter.com/shinyyylove


25. Akbank Caz Festivali`nin süperstarı David Sanborn ile konserinin ardından sevgili Cenk Erdem özel bir söyleşi yaptı.

David Sanborn ile İstanbul, Japonya, son sıralar

sevdiği müzisyenler, geçmişindeki müzikler ve

Marcus Miller`ı konuştuk.

Cenk Erdem: Yıllardır o görkemli yaratıcılığınızı R&B, pop ve cazla ulaştırıyorsunuz; peki bir müzisyen olarak size şu aralar en yakın gelen tür hangisi?

David Sanborn: Gerçekten hiç ayırmıyorum. Müzik türleri arasındaki o yapay sınırları da hiç çizmiyorum. Müziklerim hepsinin karışımı ve müzikleri kategorilere bölmeyi pek anlayamıyorum. Her zaman bir araya getirdiklerim neler olduysa, şimdi de öyle. Müziklerim kulağa nasıl geliyor onu da başkalarına bırakıyorum.

Cenk Erdem: Kariyerinize dönüp baktığınızda, yaptığınız ilk kayıtlar kulağınıza şimdi nasıl geliyor?

David Sanborn: Bazılarını hala seviyorum, bazıları modası geçmiş geliyor. O zamanlar öyleydi, şimdi onları oldukları gibi seviyorum.

Cenk Erdem: Dürüstçe, şimdi kulağınıza çok da iyi gelmeyen herhangi bir eski kaydınız hiç mi yok?

David Sanborn: Geçmişe baktığımda bana kayıtların çok güçlü gelmeyen bazı tarafları da var. Neyse o diyorum. Onları artık değiştirmeyi düşünmenin bir manası da yok. Daha çok bir işi yaparsınız ve devam edersiniz tavrım var.

Cenk Erdem: Diğer müzisyenler bir yana Marcus Miller ile adeta bir caz tarihi yazdınız; müzikal işbirliğinizi nasıl tarif edersiniz?

David Sanborn: Tanıdığım en sıradışı müzisyenlerden biri. Çok başarılı bir basçı. Piyano, davul, gitar da çalıyor ve ayrıca saksafon da. Harika bir besteci, yapımcı ve aranjör, birçok yeteneğin adamı. Yıllar içinde onunla birçok kez çalışabildiğim için çok şanslıyım. Çok değer verdiğim bir ilişki.

Cenk Erdem: Daha yeni nesillere gelirsek; müzik zevkleriniz açısından bu aralar kimleri beğeniyorsunuz?

David Sanborn: D’Angelo’nun müziklerini çok beğeniyorum. Bugünlerde bana en çok ilham veren müzisyen.

Cenk Erdem: Son albümünüz Only Everything ile Joss Stone ve James Taylor gibi çok güçlü vokallerle çalıştınız; peki bu aralar dinlemeyi en sevdiğiniz vokal desem?

David Sanborn: Dediğim gibi hem müzisyen hem ses olarak D’Angelo bana ilham veriyor. Müzisyenliğin dışında özellikle bir şarkıcı olarak.

Cenk Erdem: Hala turnelerdesiniz ve özellikle Japonya’daki hayranlarınızın vefasını çok sevdiğinizi söylüyorsunuz; Japonya’nın başka nelerini seviyorsunuz?

David Sanborn: Kültürlerine hayranım, yemeklerine de. Dinleyicileri çok harika ve çok da vefalılar. Orada çalmak her zaman harika oluyor; teknik açıdan da öyle. Her zaman iple çekiyorum.

Cenk Erdem: İstanbul’da birçok kez bulundunuz; peki İstanbul bir caz türü olsa İstanbul’a hangisi yakışırdı?

David Sanborn: Bu soruya cevap vermek çok zor. Herhangi bir yerden aldığınız müzik hissini dökmek çok zor. Genel olarak İstanbul, zengin tarihi ve kültürüyle dünyanın en harika şehirlerinden biri. Özellikle, bunları yansıtmak isterdim ama bu tabii müzik yoluyla olurdu.

Cenk Erdem
https://twitter.com/shinyyylove

Cazkolik.com / 07 kasım 2015, Cumartesi


BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.