25. Akbank Caz Festivali Özel: "Tarz dediğimiz şey, bence, her bir müzisyenin kendi elindedir."

<span style="color: rgb(183, 33, 38);">25. Akbank Caz Festivali Özel:</span> "Tarz dediğimiz şey, bence, her bir müzisyenin kendi elindedir."

Bu yıl çeyrek asrı deviren ve ilk günden bugüne yenilikçi/öncü seslere hep açık olan Akbank Caz Festivali`nde, 21 Ekim 2015 Çarşamba akşamı Dave Douglas Quintet`i dinleyeceğiz. Babylon`un Bomonti`deki yeni mekanında sahne alacak olan trompetin usta sesi Douglas, konser öncesi arkadaşımız Ali Haluk İmeryüz`ün sorularını yanıtladı.


Dave Douglas:

"Müzik dünyamda

kutulara yer yok"


Ali Haluk İmeryüz: Sayın Douglas, her şeyden önce görüşmeyi kabul ettiğiniz için teşekkür ediyoruz. İstanbul’a birlikte geldiğiniz projeniz ve grupla başlayalım sohbetimize. Gruptaki genç yeteneklerle nasıl buluştunuz? Bu birlikteliğin arkasındaki hikayeyi, beşliniz için seçtiğiniz besteleri vb. anlatabilir misiniz?

Dave Dogulas: Bu grubun gerçekleştirdiği icraları, bir topluluğun nasıl faaliyet gösterebildiğini ortaya koyan bir tablo gibi düşünüyorum: İşbirliği içerisinde, ekip performansı göstererek; yaratıcılık ve adanmışlıkla, ortaklaşa bir bağlılıkla, tutku ve güdülerle, kendinin farkında ve açıklıkla ortak bir amaca doğru ilerleyerek... Her zaman yeni müzisyenleri, icracıları dinliyorum. Her yıl, her ay, her gün, her saat yeni müziği keşfetmeye çalışıyorum. Bunu ilham verici ve kibirden uzak buluyorum. Burada bir son, bir sınır yok.

Beşli için bestelerimiz de özellikle bu grup için yazılanlardan ya da birlikte çalışma tarzımızdan doğdu. Bu turnemizde icramızı daha da ileri götürüyoruz ve sizleri de aramızda görebilmeyi umuyoruz.

Ali Haluk İmeryüz: Aynı anda birçok projeye birden liderlik ediyorsunuz. Bu grubunuzla “Time Travel” albümünü kaydetmiştiniz ancak daha sonra “High Risk” gibi yeni albümleriniz çıktı; Joe Lovano ve Uri Caine ile ayrı düo projeleriniz oldu. İstanbul’da Babylon Bomonti sahnesinde, neler dinleyeceğiz - “Time Travel”dan şarkılar, yeni besteler, “High Risk”teki parçaların beşliye uyarlanmış halleri vb.?

Dave Douglas: Mevcut beşliyle son albümümüz olan “Brazen Heart”tan parçalar çalacağız. Greenleaf Music’in youtube kanalında bu albümden hoş bazı örnekler dinleyebilirsiniz. Bu sonbahardaki turnemiz kapsamında 40 kez birlikte çalma şansına sahibiz. Grupta tenor saksafonda Jon Irabagon, piyanoda Matt Mitchell, basta Linda Oh ve davulda Rudy Royston yer alıyor. Bir yıldızlar topluluğu olduğunu düşünüyorum. Her bir isim kendi alanında birer lider ve her performansımızda daha da ileri taşıyarak kendi vizyonlarını, yaratıcılıklarını ve ağırlıklarını benim müziğime taşıyorlar. Bir ilahiler albümü olan “Be Still” albümüyle de rezonans yakalayıp bazı ruhani şarkıları ve ilahileri de 21. yüzyıl perspektifiyle icra ediyoruz. Repertuvarımızda gerçekten enteresan bir bileşim yakaladığımızı söyleyebilirim.

Ali Haluk İmeryüz: Daha genel olarak bir projeyi daha uzun ömürlü ya da istikrarlı kılan şey nedir? Uzun süreli ortaklıklarınızı, söz gelimi Tiny Bell Trio yahut Uri Caine’le çalışmalarınızı nasıl görüyorsunuz? Beşlinizi de uzun vadeli projelerinizden biri olarak mı değerlendiriyorsunuz?

Dave Douglas: Beşli benim asıl gezegenim, asıl ait olduğum dünya diyebilirim. Nedenini tam bilmemekle birlikte enstrümanların bu kombinasyonu, bir besteci olarak benim dilimin temel parçasını oluşturdu. Bu anlamda, Beşli kesinlikle hep devam eden bir proje. Uzun vadeli projeleri uzun vadeli kılan şey ise bestedir. Bir grubun varlığını tanımlayan şey repertuvarıdır.

Ali Haluk İmeryüz: Peki, bazı müzikal “etiketlemelere” dönük tavrınızı, yaklaşımınızı öğrenebilir miyiz? Caz sahnesinde sık kullanılan “post bop”, “modern anaakım”, “staight ahaed”, “avangart”, “özgür caz ve/veya doğaçlama”, “elektrik füzyon”, “modal caz vb. vb. Kendinize en çok hangisine yakın hissediyorsunuz? (Genel olarak ve özelde Beşliniz için?)

Dave Douglas: Eğer uçakta biri bana ne tür müzik yaptığımızı sorarsa, caz diyorum. Bu benim bütün müziğimin geldiği yer.

Daha uzun bir tartışma fırsatıyla bakacak olursak; elbette, bir tarz ya da türün sınırlarının geçirgen olduğunu biliyoruz. Biri nerede başlıyor, diğeri nerede bitiyor? Tarz dediğimiz şey, bence, her bir müzisyenin kendi elindedir. Sizin onu nasıl çağırdığınız ya da nasıl adlandırdığınızın çok da bir anlamı yoktur.

Kariyerimin ilk döneminden itibaren eleştiri kurumunun “tanımcılarına” hep belli bir mesafede durmaya gayret ettim. Belli bir kutunun içerisine konmak, yerleştirilmek istemedim. Sonunda şöyle bir kutu buldular bana; “Bir sürü farklı şeyler yapan bir adam”. Şimdi ben de bir kutudayım! Ancak şanslıyım, içinde rahatlıkla hareket edebileceğim kadar büyük bir kutu bu.

Yine de benim müzik dünyamda kutulara yer yok.

Ali Haluk İmeryüz: Müzikal etkileşimlerinize baktığımızda, klezmer ve Ortadoğu havalarından, New Orleans nefesli geleneğine, AACM ve New York downtown seslerinden elektroniğe varıncaya kadar birçok referans olduğunu görüyoruz. Bunlar arasında “kendinize özgü” bir kaynaşıma/füzyona ulaştığınızı düşünüyor musunuz?

Dave Douglas: Çevrenizdekilerden etkilenmemeniz nasıl söz konusu olabilir ki? Ben de imgelem gücümü serbestçe dolaşmaya bırakıyorum ve kahraman olarak gördüğüm insanların etkilerini yansıtıyor olmaktan gurur duyuyorum. Ancak sonrasında tüm bunları kendi şartlarınıza uygun olarak dönüştürmeniz, bireysel hale getirmeniz gerekir. Sonuçta siz biriciksiniz. Bu sizin kendi sesiniz.

Ali Haluk İmeryüz: Füzyonu bir başka şekilde ele alacak olursak, sizin diğer sanat formlarıyla örneğin edebiyatla etkileşiminize baktığımızda da, daha önceki projelerinizde Necip Mahfuz, Neval El Seddavi gibi yazarlara referanslar görüyoruz. Bu tür entelektüel buluşmalar hakkında ne diyeceksiniz? Bugünlerde neler okuyorsunuz, bu müziğinizi nasıl etkiliyor? (Sadece edebiyat değil, resim, sinema vb. diğer sanat dallarıyla etkileşiminiz bağlamında da yanıtlayabilirsiniz.)

Dave Douglas: Her zaman tarih kitapları okuyorum. Son zamanlarda daha çok müzik tarihi hakkında okumaya başladım. Müziğin toplumda gördüğü işlev hoşuma gidiyor. Bir dansçının kendini ifade etmesiyle arasında pek bir fark olmadığını düşünüyorum. Tabii ki, teknikler çok farklı, ancak dünyayla ilgili düşünme tarzı anlamındaki örtüşme son derece şaşırtıcı. “Brazen Heart” albümünü, yazar Viktor Frankl’dan bir alıntı etrafında geliştirdim. Ayrıca Fransız Ars Nova hareketi ve besteci Guillaume de Machaut’dan esinle geliştirdiğim yeni bir süiti bitirmek üzereyim. Bu tür paralellikler kurmak ve bulmak, benim için çok kritik.

Ali Haluk İmeryüz: Benzer bir şekilde sosyal ve politik olaylarla da güçlü bir etkileşiminiz olduğunu biliyoruz, bunun izlerini özellikle “Witness” albümünüzde ve “Porto Alegre” gibi bestelerinizde görmüştük. Bugünün dünyasında sanatçının sosyal olaylar karşısındaki sorumluluğunu nasıl tanımlıyorsunuz, örneğin ülkemizde geçtiğimiz günlerde çok üzücü biçimde terörist saldırılarla tanık olduk, neler diyeceksiniz?

Dave Douglas: Ankara’dan gelen haberler beni de derinden etkiledi ve üzdü. Kaybettikleriniz için ben de çok çok üzgünüm.

“Brazen Heart”, bu tür kişisel ve kamusal/toplumsal kayıplara yol açan olaylar karşısında nasıl hareket edeceğimize dair bir albüm. Bir çıkış mesajı. Bu tür olayları nasıl ele almalıyız? Bu aynı zamanda insanlığın bir gizemi ve müzikte de yansımaları var.

Ali Haluk İmeryüz: Bu kısa söyleşimizi bitirmeden önce bir kez daha müziğe dönelim ve yeni projelerinizden söz edelim. Önümüzdeki günlerde yeni albümler, turneler var mı?

Dave Douglas: Bu sezon için baktığımızda, Beşli ve “Brazen Heart”, turne projemiz olarak devam ediyor. Ancak benim için şu anda başka besteler ve birlikte çaldığım gruplar da var. “Fabliaux”, emprovize oda orkestrası için bir süit müziği ve önümüzdeki Aralık ayında yayınlanacak. Ve “High Risk” projesinin yeni albümü de yolda... İleride!

Ali Haluk İmeryüz: Peki Greenleaf hakkında ne diyeceksiniz? Günümüzün müzik ve caz endüstrisi içerisinde onu nasıl konumlandırıyorsunuz? Greenleaf’den albüm çıkarmak isteyen müzisyenleri/projeleri nasıl seçiyorsunuz? CD’ler, plaklar ve dijital platform arasındaki dengeyi nasıl görüyorsunuz, sadece dijital albümlere, internetteki yayınlanma biçimlerine nasıl bakıyorsunuz?

Dave Douglas: Greenleaf Music ayakta kalabiliyor çünkü kararların daima müziğin kendisi tarafından alınmasını sağlıyorum. Sürdürülebilir projeler yapıyorum ve müziği, o müziğe ihtiyaç duyan mekanlara ulaştırmaya gayret ediyorum. Çok yakınında olduğumuz için yeni dağıtım kanallarına hızla yanıt üretebiliyoruz, albümlerin yeni formatlarda yayınlanmasına aynı şekilde hızla uyum sağlayabiliyoruz. Örneğin, üyelik/abonelik serimiz içerisinde her ay yeni bir kaydımız oluyor, bazen 3 dakikalık bir parça, bazen 10 dakikalık. Bu özgürlüğü esinleyici buluyorum ve başta da söylediğim gibi, nasıl ilerleyebileceğimize dönük düşünceler bizzat müziğin kendisinden doğuyor.

Ali Haluk İmeryüz: Çok teşekkür ediyoruz...

ve Cazkolik okurlarını -Dave Douglas`ın da önerisine uyarak- Greeleaf Music`in Youtube kanalından, "Brazen Heart"ta yer alan bir parçayla başbaşa bırakıyoruz.

Ali Haluk İmeryüz
[email protected]
Twitter: @alihalukimeryuz

Cazkolik.com / 20 Ekim 2015, Salı




Dave Douglas: "In my own music world there are

no boxes"

Ali Haluk İmeryüz: Dear Mr. Douglas, first of all, we thank you four accepting an interview with us. Let’s start with the special project and the band with whom you’re visiting our city. How did you meet with these younger talents? Can you tell us about the story behind this gathering, the compositions selected for the quintet etc. ?

Dave Douglas: I consider the functioning of this band as a picture of how society could work: collaboratively, as a team effort, moving towards a common goal with creativity and dedication, with communal engagement, with passion and drive, with self-awareness and concision. I am always listening to new players. I discover new music every year, every month, every day, every hour. And that is humbling and inspiring. There`s no end.

The compositions for this quintet were written specifically or the way we work together. On this tour the playing is going even further, and we`ll look forward to seeing you!

Ali Haluk İmeryüz: You’re leading many projects simultaneously. This is the band you’ve recorded “Time Travel” but later you’ve released newer albums such as “High Risk” and duo projects with J. Lovano and U. Caine separately. At the Babylon stage in Istanbul, what will we be listening to – songs from “Time Travel”, some newer compositions, arrangements of the tunes in “High Risk” for the quintet, what else?

Dave Douglas: The current quintet will be playing music from our latest recording, Brazen Heart, which you can see some nice examples of on the Greenleaf Music youtube channel. We have the luxury of about 40 dates on the road together this fall. The band is Jon Irabagon on tenor, Matt Mitchell on piano, Linda Oh on bass, and Rudy Royston on drums. I think of it as an all-stars group. They are all leaders in their own right, and they bring a vision, creativity, and intensity to my music that is truly exciting in every performance. As a resonance of our album of hymns, Be Still, we will also perform hymns and spirituals from a 21st century perspective. It`s a really interesting combination of repertoire.

Ali Haluk İmeryüz: More commonly, what’s the secret behind a project that makes it more stable or a long living project? How dou you see your long time collaborations such as Tiny Bell Trio or partnerships with Uri Caine? Do you also evaluate “The Quintet” as a long time project?

Dave Douglas: The Quintet is my home planet. I don`t know why but this combination of instruments has always been the central part of may language as a composer. As such, the Quintet is definitely an ongoing project. Composition is what makes long term projects become long term. It`s the repertory that defines the existence of an ensemble.

Ali Haluk İmeryüz: What’s your attitude towards some musical “labels” that are largely used in jazz scene such as “post bop”, “contemporary mainstream”, “straight ahaed”, “avantgarde”, “free jazz and/or improvisation”, “electric fusion”, “modal jazz” etc etc. Which one of them is the closest for you? (In general and for the Quintet specifically?)

Dave Douglas: If someone on an airplane asks me what kind of music we play, I say jazz. It`s where all my music comes from.

With the opportunity for a longer discussion, of course we know that the boundaries of style and genre are porous. Where does one begin and one end? Style is always in the hands of individual musicians. What you call it has little meaning.

I tried for many years early in my career to outrun the "definers" in the critical establishment. I didn`t want to be put in a box. Finally, they created a box called, "the guy who does a lot of different things." Now I live in that box. Luckily, it is a fairly big one, so I can move around.

But in my own music world there are no boxes.

Ali Haluk İmeryüz: Regarding your musical interactions, we see many sounds or references including klezmer music and other Mideastern flavours, New Orleans brass legacy, AACM, New York downtown sounds, electronics, maybe some Mediterranean touch etc. Do you think that you’ve reached to a “sui generis” kind of fusion amongst them?

Dave Douglas: How can you not be inspired by everyone around you? I let my imagination wander and I am proud to reflect the influences of my heroes. But then you have to try to make it personal by transmuting it into your own circumstances. There`s only one you. That is your voice.

Ali Haluk İmeryüz: Considering “fusion” in a diffrent sense or considering your interaction with other art forms such as literature, we see some references to authors like N. Mahfouz, Nawal El Saadawi in your previous projects. What about thoes intelectual meetings? What are you reading nowadays and how does it impress your music? (Other art forms like painting, cinema etc woul also be regarded).

Dave Douglas: I always read history. I love it. Recently I have been reading more about music history. I like how music functions in society. I don`t see any difference in how a dancer expresses him or herself. Of course, the techniques are different, but the overlap in terms of how to think about the world is astounding. Brazen Heart revolves around a quote from the writer Viktor Frankl. I am also finishing work on a new suite inspired by the French Ars Nova and composer Guillaume de Machaut. Finding these parallels is crucial for me.

Ali Haluk İmeryüz: Similarly, you have a strong interaction with social and political events as we can trace it in your projects like “Witness” or compositons titled “Porto Alegre” etc. In today’s world, how do you describe an artist’s responsibility towards social events e.g. terrosits attacks we have recently and very sadly witnessed in our country?

Dave Douglas: I was so so saddened by the news from Ankara. I am so very sorry for your loss.

Brazen Heart is about how we move with these events of public and personal loss. It is a message of uplift. How do we handle these events? It is a mystery of humanity and it is reflected in music.

Ali Haluk İmeryüz: Just before finishing our short interview let’s turn back to the music and your new projects? Do you have new releases and tours in upcoming days?

Dave Douglas: This quintet and Brazen Heart are the touring projects for the present season. But there also other compositions and playing relationships currently for me. Fabliaux is a suite of music for an improvising chamber orchestra which will be released in december. And High Risk has another album in the works… Onward!

Ali Haluk İmeryüz: What about your Greeanleaf label... How do you position it in today’s music and jazz industry? How do you select the projects/musicians who want to release their albums in Greenleaf? What is your approach on “streaming music”, “only digital albums”, “the balance between CD’s, vinyls and digital platforms”?

Dave Douglas: Greenleaf Music stays alive because I always let the music drive the decisions. I make projects sustainable, and I make sure to work to get the music into venues it needs to be. We are low to the ground so we are fairly nimble as to the new distribution channels, and well as being adaptable to new formats for release. For example, our subscription series has a new release every month, sometimes it`s a three minute track, sometimes ten. That freedom is inspiring, and, as I said, all the thought about how to proceed stems from the music itself.

Ali Haluk İmeryüz: Thank you so much...

Ali Haluk İmeryüz
[email protected]
Twitter: @alihalukimeryuz

Cazkolik.com / October 20, 2015, Tuesday

 

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.