Tigran Hamasyan'ın "Yıllar boyunca yaptığım projelerin retrospektif bir albümü" dediği son çalışması Manifeste'yi yayınladı

Tigran Hamasyan'ın "Yıllar boyunca yaptığım projelerin retrospektif bir albümü" dediği son çalışması Manifeste'yi yayınladı

 

Tigran Hamasyan; "Manifeste"

 

 

Gazeteci Morgan Enos, Hamasyan ile sanatçının yeni albümü "Manifeste" için yaptığı röportaja Ermeni tehcirini sorarak başlıyor.

 

Soru provokatif olsa da Hamasyan ölçülü ve sakin cevap veriyor.

 

Bizler burada Hamasyan'ın daha ilk albümü çıktığında bile 1915 olaylarına nasıl baktığını biliyorduk. Böyle olması da normaldi. Çünkü ne olursa olsun öncelikle müziğini konuşmak zor oluyor, konu mutlaka buraya gelip takılıyor. Muhabirin sorusuna verdiği cevapta ailesinin köklerinin Türkiye'den geldiğini söylüyor Tigran ama şunu da ekliyor, "Türkiye'de çok sayıda bizi anlayan insan da var!".

 

Muhtemelen muhabirin bu konuya daha da uzatmasının önüne bir şekilde geçmiş oluyor.

 

Hamasyan; "Evet, bu konu beni üzüyor ama aynı zamanda, üzerinde çok fazla durmak istemediğim de bir şey. Sahip olduğum kültürel mirasa ve bunun bu zamanda nasıl bir öneme sahip olduğuna odaklanmaya devam etmek istiyorum" diyor.

 

Tigran Hamasyan neslinin altın çocuğu olarak büyüdü, bu ilgiyi hak eden özellikleri vardı ama benim nezdimde müziği bakımından yaptığı en önemli şey Ermeni müzikal mirasını -dini müzikler de dahil- sahiplenmesiydi. Öfkesinden dolayı intikam hisleriyle dolu bir çocuk olarak büyümek yerine yaşadığı dünyayı anlamaya çalışan açık fikirli biri olmayı tercih etti, aynı röportajda şunu da söylüyordu; "Albümüm, müzikal olarak, insan olarak savunduğum şeyleri yansıtıyor. Çocuklara ve çevreye ne kadar önem verdiğim, ülkeye ne kadar önem verdiğim gibi. Tüm bunlar bu müzikte kök salmış ve sunulmuş, albüm notlarında özetlenmiştir" diyor.

 

Hamasyan 16 yaşında ABD'ye taşınmış ve orada sekiz sene kalmış ama üç yıldır memleketi Ermenistan'da yaşadığını söylüyor. Evlenip çoluk çocuk sahibi olduktan sonra Ermenistan'da kalıp kalmama konusunda kararsız kalmış ama 'bir şekilde burada kaldım' diyor.

 

Uluslararası şöhrete sahip bir virtüözün ülkesinde kalmasındaki asıl motivasyon "Sovyetler Birliği'nin çöküşünü ve sıfırdan bir ülke kurma sürecini gözleyen bir çocuk olarak burada büyüdüm, yeni bir ülke ama binlerce yıllık bir halk".

 

 

Müziği ile Ermenistanın sorunlarını birbirinden ayırmıyor.

 

"Çünkü çocukluğum bu koşullar altında geçti". Ermenistan'ın Azerbaycan ile çocuk gözüyle ilk savaşı, daha sonra Ermenistan'ı etkileyen yıkıcı bir deprem, Sovyetler Birliği'nin çöküşü ve Azerbaycan ile ikinci savaş... "Bu korkunç koşullar altında büyüdüm. Elektrik kesintilerinin yoğun olduğu yıllardı ama karanlıkta ışığı da gördüm" diyor.

 

Şimdiye kadar yazdığım sebepler nedeniyle yeni albümüne "Manifeste" adını vermiş sanatçı. Bir anlamda retrospektif bir albüm.

 

Montreux Caz Piyano Yarışması ile Thelonious Monk Uluslararası Caz Piyano Yarışması'nı kazanan genç sanatçı kısa sürede övgüler alan bir isim oldu. Geçen yirmi yılda "A Fable" (2011), "Mockroot" (2015), "Luys i Luso" (2015), "An Ancient Observer" (2017) ve "The Call Within" (2020) isimli albümleri yayınlayan sanatçının müziğinin baştan beri değişmeyen yaklaşımı Ermeni halk şarkıları ile dini Gregoryen müzik kaynaklarını rock ritimleri (ama bazen gerçekten metal kadar sert), caz doğaçlaması, sert ritmik davul, solo piyano ve bazen bir ninni kadar yumuşak melodilerle birleştirmesi oldu.

 

İki sene önce görece daha büyük ölçekli albümü "The Bird of a Thousand Voices" albüm tecrübesini de katarsak eğer sert ritmik davul makinesi ile Hamasyan'ın bu seri ritm duvarının arkasında inşa ettiği kırık duygusal melodiler, elektronik etkili halk temaları ve Gregoryen motifler sanatçının kendine has yaklaşımını oluştuan asli unsurlar olarak görünüyor.

 

 

 

“Sanatçının rolü, izleyicinin katarsis yaşamasını, geldiğimiz ve döndüğümüz varoluşun ebedi gizemine geri dönmesini sağlamaktır”

 

 

Değişen zamanın eskiyi yutarak ilerlemesi yeni nesillerin bir nevi katarsis yaşamasını gerekli kılıyor çünkü nesiller arası kopuşlar yoğunlaşıyor, Hamasyan'ın bunların farkında olması önemli, geçmiş ile geleceği müziğinde modern yaklaşımlar, sert seslerle anması kadar, yeni albümü "Manfeste"de mesela Mevlâna Celâleddin-i Rumî'ye adadığı "Window from One Heart to Another" parçasındaki arpejli piyanosunun fonda ısrarla dönüp durması sanatçının yaşadığı çağın konularına dar bir çerçeveden bakmadığını da bize gösteriyor.

 

Albüm: Manifeste
Sanatçı: Tigran Hamasyan
Müzisyenler:
Tigran hamasyan: Piano, synths, bass synth, vocals, whistling, drum programming, and production
Arthur Hnatek: Davul ve elektronik davul programlama
Marc Karapetian ve Evan Marien: Bas
Arman Mnatsakanyan, Matt Garstka ve Nate Wood: Davul
Daniel Melkonyan: Trompet
Nick Llerandi : Gitar
Artyom Manukyanon: Çello
Asta Mamikonyan: Vokal
Hamin Honari: Daf (vurmalı bir çalgı)
Yessai Karapetian: Blul (geleneksel bir Ermeni üflemeli çalgı)
Yerevan State Chamber Choir: Şef Kristina Voskanyan
Firma: Naïve Records
Çıkış Tarihi: 6 Şubat 2026

 

Bu makale yazılırken sanatçının 9 Şubat günü UKJAZZNEWS isimli portale verdiği röportajdaki cevaplardan faydalanılmıştır.

 

Tigran Hamasyan neden bu kadar önemli?

 

Feridun Ertaşkan

 

Cazkolik.com / 11 Şubat 2026, Çarşamba

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Feridun Ertaşkan

Cazkolik.com kurucusu, editör ve yazar.

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.