Wayne Shorter Quartet Avrupa turunu 18 Ekim Cemal Reşit Rey konseriyle taçlandıracak.

Wayne Shorter Quartet Avrupa turunu 18 Ekim Cemal Reşit Rey konseriyle taçlandıracak.

Dinlemeye başladığınız müzik Wayne Shorter 2005 yılında yayınlanan albümü Beyond The Sound Barrier`den alınan As Fas As The Eye Can See`dir.


Wayne Shorter Quartet`in 18 Ekim 2011, Salı akşamı Cemal Reşit Rey konserine bilet almak için lütfen bu satıra tıklayınız.


Wayne Shorter ile ilgili biyografilerde en sık rastlayacağınız bilgilerin başında Art Blakey`nin Jazz Messengers`larında çalmaya başlamasıyla üne kavuştuğu gelir. Bu doğrudur doğru olmasına elbette ama bizce daha doğru olanı onun Miles Davis`in altmışların ikinci yarısındaki quartetinde yer almasıyla ilgili dönemidir. Ayrıca, ne şekilde ünlü olduğunun ne önemi var, sonuçta Wayne Shorter`dan söz ediyoruz, nasılsa bugün yine aynı yerde olacaktı.

Yukardaki durumu caz tarihçisi Joachim Berendt "Caz Tarihi" isimli başucu kitabında çok güzel anlatır; "Wayne Shorter 1969`da ilk kez In A Silent Way`le bir plakta soprano saksofon çaldı; ancak bu, o zamanlar tali bir unsur olarak görülüyordu belli ki, çünkü grup hakkında verilen bilgilerde bu çalgıya değinilmemişti bile. Ne var ki caz dünyası nefesini keserek dinledi. Ertesi yıl Bitches Brew`u Shorter`ın soprano sesi olmadan düşünmek mümkün değildi. Yorumu Miles Davis`i öylesine etkiledi ki, bu kez Miles soprano saksofon çalamayan saksofonistleri grubuna almamaya başlamıştı (bu durum tenor ve alto çalan bazı müzisyenlerin ilave olarak soprano öğrenmek durumunda kalmalarına yol açtı)."

Shorter`ın müzikal anlamda genetik kodlarına bakarsanız Miles + Coltrane = Shorter tabirinin açılımında Coltrane`in içe dönüklüğüyle, Miles`ın karanlık lirizmini kendinde birleştirdiğinin yattığını görürsünüz. Miles`ın üzerinden Coltrane`in mirasını estetize etmektir bu bir çok eleştirmene göre. Yetmişli yıllardaki Weather Report dönemini ayrı tutarsanız eğer, Wayne Shorter seksenli yıllardan bu yana merkezinde çok kez soprano saksofonun olduğu şiirsel bir serbest caz yolculuğunu halen sürdürmektedir. Bizce, ikibinlerin hemen başında kurduğu ve çok yetenekli müzisyenlerden oluşan ve -bildiğimiz kadarıyla- herhangi bir ismi olmayan son dörtlüsüyle Shorter`ın bu yolculuğu halen aynı heyecanını sürdürüyor.

Wayne Shorter Quartet Cumartesi günkü Londra konserine 40 dakikalık parçayla başladı...

Gelelim bu güne...

Londra caz sahnesinin önde gelen eleştirmenlerinden Chris Parker ustanın önceki gün (8 Ekim Cumartesi) Barbican konserini izleyip yazmamış olsaydı detaylar arasında kaybolup gidecekti. Wayne Shorter`ın hep son dörtlüsü olarak andığımız grubu ilk on yılını bitirdi, ikincisine girdi. Yani halen yeni bir oluşummuş gibi söz ettiğimiz şey artık yaşını başını almış bir ekip... Toplam doksan dakika civarında süren Londra konserinin ilk parçası kırk dakikalık bir performans olmuş, Chris Parker sahnedeki müzikten ritmik belirsizliğin dönüştüğü huzursuzluğu, dinleyicinin melodik olarak erişebilirliğinden daha karmaşık bir sondaj olarak sözediyor.

Tıpkı, bundan bir kaç yıl önce İstanbulda izlediğimiz gibi, piyanoda Danilo Perez, basta John Pattitucci ve davulda Brian Blade`in olduğu dörtlü yine son İstanbul -ve belli ki Londra- konserinde olduğu gibi salondaki biz izleyicileri kendi soyutlama yolculuklarının tanığı durumuna getirecekler. Böylesi konserlerin büyüleyici yanı, sahnede o an çalmakta olan müziğin o anda resmedilmiş olan soyut bir resim eşdeğerinde müzikal ifade olmasıdır. Londra konserindeki doksan dakikalık ya da bir önceki İstanbul konserindeki, hatta önümüzdeki 18 Ekim günü Cemal Reşit Rey`de izleyeceğimiz bir sonraki konserin tam tamına aynı etkiyi yaratacağını peşinen söylemek bizce mümkün.

Bir önceki İstanbul konserinde de hayranlıkla izlemiştik, modern cazın yüksek konsantrasyona dayalı uzun soyut cümlelerini seksen yaşını aşmış bir müzisyenden dinliyor olmak hayranlık verici. Müzikal dimağının sahip olduğu yaratıcı modernliği bize dafalarca gösteren ustanın yaşıtları çoktan cazın bilindik, emin sularına geri dönüp sahnede hayranlıkla izlenen ustalıklarının tadını çıkarırken Shorter`ın yarı yaşındaki -muhteşem yetenekli- gençlerle -ki artık onlar da ne kadar genç!- modernizme ait yeni kompozisyonların peşinde olması ihtiras değil de nedir?

(Ana sayfada gördüğünüz resim 1989 yılındaki konserinden alınma, 22 yıl daha genç halidir.)

Cazkolik.com / 10 Ekim 2011, Pazartesi

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

YORUMLAR

  • hüsnü yaman
    2011-10-11 10:11:39

    tribute to miles konserinde harbiye açık havadaki konserindeki olağan üstü performansını izledim.saksofonu böylesine büyülü çalan bu ustanın konserini kaçırmamak gerek..

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.