30 Nisan Dünya Caz Günü`nde, Akbank Sanat`ta, cazseverler olarak Burak Bedikyan`ın yeni albümünü kutladık

30 Nisan Dünya Caz Günü`nde, Akbank Sanat`ta, cazseverler olarak Burak Bedikyan`ın yeni albümünü kutladık

30 Nisan dünyanın kalanı için pek önemi olmayan bir gün olabilir ama biz cazseverler için öyle değil.


Artık öyle değil…


Çünkü -özellikle 2013`de İstanbul`da kutlanmasından bu yana- bir anlamda caz dünyasının #JazzDay hastaginde adeta ortak bir yaş günü kutlamasına dönüştü.


Özellikle sosyal medyada


Günler öncesi başlayan telaşın dünyanın dört bir yanında sosyal ağlar üzerinde yarattığı heyecan dalgası 30 Nisan akşamı gelip çattığında bu kez dünya üzerinde ortak kutlanan yüzlerce, belki de binlerce konsere vesile oldu. Bu heyecan bir günlük bir festival gibi bundan sonra belli ki her yıl giderek artan coşkuyla kutlanacak. Bu heyecanın sadece İstanbul`la sınırlı kalmayıp başta Ankara ve İzmir`e de sirayet etmesini diliyoruz.


Bu yıl dördüncü kez kutlanan Dünya Caz Günü (International Jazz Day) dün gece çok sayıda konsere sahne oldu. Caz müziğin kurumsal sponsorlarından Garanti Caz Yeşili beş farklı konsere sponsor olarak kutlamanın başını çekiyordu. Akbank Sanat, iKSV Salon, Babylon, Nardis gibi mekanlar gecenin merkez sahnelerine dönüştü. Üstelik sadece yerli sanatçılar bakımından da değil, Avrupa ve dünya cazınının önde gelen isimleri projeleriyle cazseverleri mekanlara sürüklediler. Klasik bir caz mekanı olarak bilinmese de Roxy`de Bugge Wesseltoft & Christian Prommer, Nardis`de bu toprakların bir insanı ama çok uzun yıllardır İsveç`te yaşayan bir vokal duayeni Hayati Kafe ve Karl Orje, Akbank Sanat`ta Burak Bedikyan Quartet`te John Ellis, Ron McClure, Gerald Cleaver, Babylon`da bizim de röportajını yayınladığımız Mopo, Salon`da yerli caz sahnesinin güçlü isimleri; Başak Yavuz, Ceyda Özbaşarel, Çağıl Kaya, Yahya Dai, Serhan Erkol, Adem Gülşen, Baran Say, Erdem Göymen, Bursa`da cazın harika kadınları Selen Gülün, Ceyda Köybaşıoğlu, Monika Bulanda, Ece Göksu, Elif Çağlar Muslu, hatta AVM meydanlarında çınlayan caz notaları… Özellikle Bursa`lı cazseverlerin "Türkiye`de Kadın Sesi" başlığı altında bu özel güne Bursa`dan selam göndermeleri ayrıca güzeldi… Yani, hepimiz için dört bir yanı güzel bir gün ve gece oldu. Gelecek seneler için daha da kapsamlı ve bir kaç ili kapsayan kutlamalar için ilham verdi.

Burak Bedikyan`dan `postbop` caz şarkıları; baladlar, fabl`lar, caz mısraları, içtenlikli sololar


Bu satırların yazarı olarak dün gece #JazzDay kapsamında Akbank Sanat`ta Burak Bedikyan Quartet`in konserindeydim. İlk albümü "Circle of Life" ile ülke içinde ve dışında aldığı övgüleri cebinde biriktiren Bedikyan aradan fazla zaman geçmeden ikinci albümü aynı heyecan ve daha büyük bir moralle kaydetti; "Leap of Faith".


Albümü henüz playerda dinlemeden sahnede canlı dinlemek gecenin en güzel notu. Albümde yer alan isimlerle sahnede izlediğimiz isimler farklıydı. Albümde saksofonları çalan Chris Cheek yerine Jon Ellis, davul çalan Billy Drummond yerine Gerald Cleaver`ı izlerken Burak Bedikyan`la birlikte ikinci ortak isim ise basta bir caz duayeni Ron McClure`un ta kendisiydi.


"Astral Traveller" ve "Prelude No.1-Birth of Innocence"de Jon Ellis`in soprano saksofonu benim gibi bu enstrümana bir türlü sıcak bakamayan biri için bile yeterince heyecan vericiydi. Parçaların isimlerine bakınca doğru duygusal temas için doğru enstrüman olduğu kesin!

Konser, `Round About Midnight filminin ilham kaynağı Bud Powell ve yakın dostu Francis`le ilgili "Hommage a Bud et Francis" ile devam etti. Açık söyliyeyim, Bedikyan`ın performansında parçanın ismini ve ilhamını bilmeseniz dahi Bud Powell piyanosuyla özdeşlik kurabileceğiniz bir çağrışıma kulak kesildik, belki mırıltılar ve iniltiler bakımında Burak Bedikyan daha çekingendi :)


"Ashes to Ashes", "Leap of Faith"in, özellikle bu iki parçanın isimleriyle ilgili arka anlamları öğrenme isteği uyandıran besteler olduğu kesin. Bir yerde karşılaşırsak eğer mutlaka soraracağım notunu bir kenara yazdım.


"Lonely Planet"i ise Burak Bedikyan albüme alıp almamak da kararsız kalmış ama merak etmesin, Charles Lloyd bestelerini anımsatan dramatik melodisiyle oldukça güzel bir parçaydı.


The Guardian`da John Fordham`ın, Bedikyan`ın soundunun rezervinde çok daha fazlasını barındırdığını söyleyen notları, Brent Black`in melodik olanakların zarif ama farklı keşif sürecine gönderme yapması bizi aslında ilerki yıllarda yayınlanacak albümler konusunda daha da heyecanlandıran olası müzikal tespitlere dönüşüyor.


Feridun Ertaşkan


Cazkolik.com / 01 Mayıs 2015, Cuma

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.