Caz müziğine bir çeşit tesadüf sonucu başladığını belirten genç müzisyen Serhan Erkol kendiyle ilgili her şeyi ZUHAL FOCAN`a anlatıyor...

Caz müziğine bir çeşit tesadüf sonucu başladığını belirten genç müzisyen Serhan Erkol kendiyle ilgili her şeyi ZUHAL FOCAN`a anlatıyor...

(Bu yazıya ait okunma rakamları 14 Şubat 2011 tarihinden sonrasına aittir.)


Zuhal Focan: Serhan Erkol kimdir?

Serhan Erkol: Müzik eğitimine üniversite yıllarında İzmir Dokuzeylül Üniversitesi Buca Müzik Eğitim Fakültesi’nde başladım. Üniversite 3. sınıfta tesadüfen bulduğum bir alto saksofon sayesinde caz müziği ile ilgilenmeye başladım. İstanbul’da Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümü açılınca 4.sınıfta Eğitim Fakültesi’ni bırakıp Bilgi Üniversitesi’nde okumaya başlayınca caz dünyasına gerçek anlamda adım attım. Ricky Ford, Lawrence"Butch" Morris, Donavan Mixon, Ali Perret, Can Kozlu, Aydın Esen, İmer Demirer gibi çok değerli müzisyenlerle çalışma fırsatım oldu. Caz müzikle ve saksofonla ile ilgili en önemli deneyimlerimi saksofon hocam Ricky Ford’un kurduğu "Ricky Ford Orkestra"’da kazandım. Bilgi Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra hocalarımın da desteğiyle yurt dışında eğitim almak için şansımı denemeye karar verdim. Ricky Ford’un önerisiyle Amerika’da karar kıldım ve Fullbright bursu ile New England Conservatory Contemporary Improvisation Master programına kabul edildim. Bu okulda Ran Blake, George Garzone, Peter Row, Jerry Bergonzi, Allen Chase, Joe Morris, ve Antony Coleman ile çalışma fırsatı buldum. Master programını tamamladıktan sonra İstanbul’a döndüm ve çalışmalarıma burada devam ediyorum.

Zuhal Focan: Kayıt yapmak gibi bir isteğin, projen var mı?

Serhan Erkol: Albüm kaydetmek benim için arkadaşlarımla yaşadığım bu zamanları ve ortaya çıkan müzikleri sabitlemek demek. Bu sebepten dolayı güzel oluşumları kaydetmeyi hep istiyorum yoksa herşey unutulup gidiyor çaldığımız müzikler havada kayboluyor. Aslında kayıt edilmiş basılmayı bekleyen bir albümümüz var. 2004 yılında saksofoncu arkadaşım Barış Ertürk ile kurduğumuz "Teneffüs" adlı grubumuzla 2005 sonunda ben Amerika’ya gitmeden hemen önce kaydettiğimiz kayıtlar tamamen kendi kompozisyonlarımızdan oluşuyor. Birçok projede herkesin yakından tanıdığı aynı zamanda bizimde davulcumuz olan Ediz Hafızoğlu’nun kurduğu Lin Records plak şirketinden önümüzdeki ay bu albümü çıkarmayı planlıyoruz. Aynı zamanda yine Ediz’in teşviği ve desteği ile kendi bestelerim ve düzenlemelerimden oluşan başka bir albüm için kayıtlar yapmaya başladık. Bu kayıtlar ve aklımızda var olan başka projeler için çalışmaya devam ediyoruz yine Lin Records etiketi altında insanlara duyurmayı düşünüyoruz.

Zuhal Focan: Genelde (Türkiye’de ve dünyada) caza nasıl bir gelecek öngörüyorsun?

Serhan Erkol: Dünyada caz müziğinin geleceğiyle ilgili fazla söyleyecek birşey bulamıyorum. Müzik dünyanın her yerinde farklı bir gelişme sürdürüyor ve sadece belli bölgeleri ve akımları baz alarak dünyanın müziğinden ve onun geleceğinden bahsetmek biraz zor. O yüzden daha fazla içinde olduğumuz ve üzerinde daha fazla fikir sahibi olabileceğimiz Türkiye’den biraz bahsedebiliriz. Bana göre Türkiye’de her geçen gün müzik adına hareketlilik artıyor. Kurumsal olarak çok fazla gelişme olmamasına rağmen iletişim ve teknoloji olanakları sayesinde bireysel özgürleşme ve gelişim daha fazla mümkün oluyor. Böylece daha fazla olanağa sahip müzisyenler kendini daha iyi yetiştirebiliyor. Böyle müzisyenler çoğaldıkça müzikal ortam zenginleşiyor ve herkes birbirini tetikleyerek daha hızlı ileri doğru hareket ediyor. Fakat yine de bireysel çabalarla müziğin gelişimi bir yere kadar gidebilir. Kurumsal hareketliliğin daha fazla gelişmesi yeni müzik okullarının açılması ve var olan müzik okullarının daha fazla toplumla içiçe olması gerekiyor.

Zuhal Focan: Senden sonra yetişen gençlere söylemek istediklerin?

Serhan Erkol: Bizler az önce bahsettiğim hareketliliğin ve ilerlemenin devamını sağlayabilmek için bizlerden önce gelenlerden el alıp bizlerden sonra gelenlere el vemeliyiz. Ben elimden geldiği kadar ilgili herkesle deneyimlerimi paylaşmaya çalışıyorum. Yeni yetişen müzisyen arkadaşlara bireyselleşip eve kapanmamalarını, hep birileriyle iletişim içinde olup sürekli birşeyler öğrenmeye ve öğretmeye çalışmalarını, yeni karşılaştıkları anlayamadıkları şeylere burun kıvırmadan onları anlamak için kendilerine hep zaman tanımalarını tavsiye ederim.

Müzikle kalın.

Zuhal Focan
21 Eylül 2010, Salı
focan@nardisjazz.com

Cazkolik.com

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Zuhal Focan

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.