Cenk Erdem bu kez İstanbul Caz Festivali`nin özel projelerinden "Mujeres De Agua"da sahne alacak kadın seslerinden Aynur`la özel bir söyleşi gerçekleştirdi.

Cenk Erdem bu kez İstanbul Caz Festivali`nin özel projelerinden "Mujeres De Agua"da sahne alacak kadın seslerinden Aynur`la özel bir söyleşi gerçekleştirdi.

Dinlediğiniz parça "Mujeres De Agua" albümünden Aynur`un seslendirdiği "Amanecer En Estambul" isimli şarkıdır.


Aynur ile çok özel...

Hiç kimse ne “Gönül Yarası” filmindeki o yanık yorumunu, ne de her şarkısındaki içli yakarışını asla unutamıyor çünkü kalp güzel sesi unutmuyor. Şarkılarıyla dünya müziğinin starları arasına girerek yükselmeye devam eden Aynur, 18. İstanbul Caz Festivali’nin en iddialı gecelerinden birinde, ünlü İspanyol prodüktör, şarkı yazarı ve flamenko gitaristi Javier Limon’la birlikte sahne alacak. Tıpkı ünlü prodüktörün Mujeres de Agua (Suyun Kadınları) albümünde olduğu Akdenizin dev isimleriyle yine yan yana geliyor. Mujeres de Agua albümünde, Hüsnü Şenlendirici’nin klarnetiyle eşlik ettiği “Amanecer En Estambul” şarkısını yorumlayan Aynur’u ve sesini, Javier Limon öve öve bitiremiyor... Aynur’la şarkılarını, Javier Limon’la projesini, Sony Music etiketiyle yayınlanan son albümünün isim şarkısı Rewend (Göçebe) için ona nelerin ilham verdiğini ve Akdeniz kadınını konuştuk.

Cenk Erdem


Aynur: "Flamenko şarkılarındaki duyguları Kürt

duygusuna ve ağıtlarına çok benzetirim..."

Cenk Erdem: Türkiye’den çıkan en güçlü seslerden biri olarak artık birçok yabancı prodüktörün de övgülerini alan bir dünya müziği şarkıcısı olarak gösteriliyorsunuz, bu anlamda kariyerinizi daha yukarı taşımak için neler planlıyorsunuz?

Aynur: Öncelikle, bu kadar değerli ve başarılı müzisyenler tarafından övgüler almak elbette çok güzel ve motive edici. Bunun devamlılığı ancak daha çok çalışmak ve daha çok yoğunlaşmakla sağlanabilir. Zaten ancak bu yoğunluk ve duyarlılık var olduğu sürece müzikte daha öteler zorlanabilir. Bu da kariyerinizi daha kalıcı hale getirir. Burada kariyerle ilgili kaygılardan çok yapacaklarımın beni ikna etmesi önemli. Bunun için evrensel duygular ve düşünceler içinde olmak yeterli. Fiilen çalışmanın yanında duygu dünyamızı duru ve temiz tutabilirsek yapacaklarımız hem daha doğru olur, hem de başarıyı hak etmiş olur. Benim için başarının anlamı bu...

Cenk Erdem: Bir müzik dehası diyebileceğimiz Javier Limon`un (Mujeres de Agua) albümünde, dünya müziğinin birbirinden ünlü isimleriyle beraber yer aldınız, peki siz bu projeye nasıl dahil oldunuz?

Aynur: Javier Limon kendi alanında gerçekten çok başarılı bir isim. Büyük bir keyif alarak bu projede yer aldım. Bu proje İspanya’da çok iyi kontakları olan ve aynı zamanda yıllardır birlikte çalıştığımız Pasion Turca’nın sahibi Sinan Nergis üzerinden iletişim sağlayarak gerçekleşti.

Cenk Erdem: Bu albümle Akdeniz’in güzel sesli kadınları bir araya gelmiş oluyor, siz Akdeniz kadınını nasıl tarif edersiniz?

Aynur: Akdeniz kadını sıcak duygusal ve özgür ruhludur, yaptığı veya uğraştığı alanlarda başarılıdır ve en önemlisi samimi ve içtendir ve Akdeniz güneşinin sıcaklığını içinde taşır…

Cenk Erdem: Javier Limon sizin sesinizi överken, kırık kalplerin sesi olarak bahsediyor ve sizi flamenko şarkıcılarına benzetiyor, sizce de size en çok kırık kalplerin şarkıları mı yakışıyor?

Aynur: Kürt müziğinin içinde acılar çok fazla dolayısıyla flamenkoyla haykırış biçimleri birbirlerine çok benziyor. İkisi de içinde acı ve isyan taşıyor.

Cenk Erdem: 15 Temmuz’da , 18.İstanbul Caz Festivali’nde , Javier Limon’un projesiyle, Buika, Glykeria, Rita gibi divalarla sahneye çıkıyor olacaksınız, Javier Limon’un Akdeniz kadınları içinde sizi en çok hangisi etkiliyor?

Aynur: Bu projenin içinde yer alan bütün kadınlar beni etkiliyor çünkü hepsi de içlerinde farklı renkler ve farklı duygular taşıyorlar. Zaman zaman yapılan müzikle birlikte değişiklikler oluyor elbette , fakat hepsinin yorum ve tınısı bende ayrı ayrı güçlü duygular uyandırıyor…

Cenk Erdem: Son albümünüz Rewend’in (Göçebe) adını veren ve Hasankeyf’te Fatih Akın’ın çektiği kliple çok konuşulan şarkınızın sözü ve müziği size ait, peki size şarkı yazarken en çok neler ilham veriyor?

Aynur: Yaşadıklarımız, kültürümüz, farkında olmadan insanda bir bellek yaratıyor. Sonra bir gün bir cümle kullanmak istediğinizde, kendinizi ifade etmek istediğinizde sözcükler geçmişinizden çıkıp geliyor.

Cenk Erdem: Herkes sizin sesinizi yangın gibi tarif ediyor, peki sizin en sevdiğiniz sesler kimler?

Aynur: Benim de dünyada sevdiğim çok fazla yangın ses var , sevdiğim çok fazla şarkıcı olduğu için bu röportaja sığdırmam mümkün değil…

Cenk Erdem: 18. İstanbul Caz Festivali’nde 15 Temmuz akşamı beraber sahne alacağınız İspanyol prodüktör ve şarkı yazarı Javier Limon sizin sesinizi öve öve bitiremiyor, peki sizin İspanyolca şarkılarla ve flamenko ile aranız nasıl?

Aynur: Ben flamenko dinlerim... Üstelik çok severim ve kendime çok yakın hissetmişimdir hep. Ayrıca flamenko şarkılarındaki duyguları Kürt duygusuna, ve ağıtlarına çok benzetirim.

Cenk Erdem
12 Temmuz 2011, Salı
Cazkolik.com

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

YORUMLAR

  • acar saruhan
    2011-07-13 12:07:36

    aynur doğanı ne kadar övsek azdır dünyanın en seslerinden biri ne biz kürtler seninle gurur duyuyoruz

  • rohan canbeyli
    2011-07-14 00:01:16

    severek dinlerim okuduğu kürtçe dili anlamıyorum ama belliki çok içli ve duygusal şarkılar okuyor.sanırım dünyaca kabul gören bir ses sanatçısı ama nedense ülkemizde bu değerlerimize sahip çıkılamıyor.yolun hep açık olacak kürt kızı...

  • mustafa aksoy
    2011-07-17 21:01:13

    kürt kişi olarak aynur dogana başarılar diliyom seninle gurur duyuyoruzaynur dogana yapılan haksız porotesto kınıyoruz bu porotestoyu yapanlar önce aynur dogan nereli dersimli yani tuncelli 1938 katliyamında 50 bin ve 100 bin insan kattedildiler 1995 yılında 500 köyleri yakıldı ve boşaltıldı devlet tarafından bu porotestoyu yapanlar önce onu durup düşünsünler ve biz nasılız diye düşünmeleri gerekmezmi? aynur dogana başarılar dileyimle ve diyer sanatçılarımıza başarılar diliyom....

  • Metin Yavuz
    2011-07-18 19:58:00

    Her camiada olduğu gibi, caz camiasında da sahnedeki sanatçıya hakaret edebilecek kadir basit kalmış yurdumuzda caz dinleyicileri varmış malesef ,üzüldük sanatçı adına(çokta canımız sıkıldı) .Caz biraz demokrasidir aslında konuşabilmek, dinleyebilmek ,sırasını bekleyip kırmadan dökmeden cevap verebilmektir biraz ...Özgür alanları olan bir yerdir caz ,bundadır farklılığı...Belliki bu ülkedeki caz severlerinde daha çok konuyla ilgili okumalar yapıp, aslında caz"ın içindeki ağıtı duymalırında fayda var diye düşünyorum...peki ama nasıl? yurudumuzda konuyla ilgili bunca az yayın varken, festivalllerimize bu büyük usta sanatçıları çağırmamızın manası nedir? bence anlamadıktan sonra hiç ama hiç manası yok kimse kendini kandırmasın... Umarım gelecekte bu büyük paraları, caz sevdiğini zannedenlerin sırtından kazananlar ,bir kısmını bu işlere yani kitaba ve insana ayırırlar...yoksa daha çoook canımız sıkılır.

  • Ramazan AKDUMAN
    2012-02-28 20:30:45

    İspanyadan gelen gitar sesi, hafif roman üsluplu klarnet sesi, doğu anadolunun bağrından bir kadın gırtlağı muhtemelen birarada aynı dili bile konuşamazlarken bu kadar büyük bir uyum içerisinde meşk edip deliler gibi sevişirlerken hala siyaset, ırkçılık falan gibi minik beyin saçmalamalarını görmekten iğreniyorum. Güzel müzik, güzel roportaj, güzel site. Heyecan verici...

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.