Dorantes Cenk Erdem’in sorularına cevap verdi.

Dorantes Cenk Erdem’in sorularına cevap verdi.

Günümüzün en yaratıcı flamenko sanatçılarından biri olarak solo piyanoyu flamenko ile tanıştıran, ailesinin flamenko geleneğini, dâhi bir virtüöz olarak piyano ile daha da yukarı taşıyan ünlü piyanist Dorantes ’Piano Flamenco Session’ adını verdiği sıra dışı performansıyla bir yandan 10 Aralık tarihinde 11. Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nin konuğu olurken, 11 Aralık gecesi ilk kez İstanbul’da Cemal Reşit Rey konser salonunda sahne aldı.

Piyanoya yeni bir boyut kazandırarak bu boyutta dansçı ve müzisyenleriyle diyalog kuran Dorantes; klasik, caz, Keltik, Küba ve Brezilya müziklerinden oluşturduğu kendine has kombinasyonla dünyanın her yerindeki izleyenleri büyülüyor.

Cenk Erdem




Dorantes: "Ben, flamenkoda piyanonun

kendi kimliğiyle konuşmasını, kendi dilini

kullanmasını, fusion olmamasını

istiyordum... Benim katkım bu oldu..."

Cenk Erdem: Babanız Pedro Pena, amcanız Juan Pena ve hatta büyükanneniz Maria “La Perrata” dahil olmak üzere flamenko tarihi için oldukça köklü bir aileden geliyorsunuz, bu durumda aileniz müzikal kimliğinizi nasıl etkiledi?

Dorantes: Ailem hem en saf şarkılar bağlamında hem de çingene müziğinin ilerlemesini sağlamaları nedeniyle flamenko tarihinin en merkezi ve önemli çingene müzisyen soylarından bir tanesi sayılır. Müzik günlük hayatımızın bir parçası ve bizim aramızdaki en kuvvetli bağ flamenko. Küçüklükten beri evimizin salonundaki partilerde tempoları duyup büyüklerimizi dinleyip, tıpkı bir yemekmiş gibi flamenko müziğinin ve başka türlerin tadına varmayı öğrendim. Müzikle iletişim kurmayı ve sevinçlerimizi, dertlerimizi müzikle aktarmayı öğrendim. Doğrusu, evet, ailem beni çok etkiledi, çekirdeğim oldu.

Cenk Erdem: Ailenizden gelen gelenekle birlikte doğuştan bir yeteneğiniz var ama ayrıca Sevilla’da Kraliyet Müzik Konservatuarı’nda piyano, armoni ve beste üzerine eğitim aldınız, peki sizce bir müzisyen için eğitim şart mı?

Dorantes: Kesinlikle öyle, daha geniş bir kavramsal ve armonik yelpazeye hakim olmak ve bunu geliştirmek için müzik eğitiminin gerekliliğine inanıyorum. Yüreğin ve ruhun hayat tecrübenle ve beşikten dolu olursa bir noktadan sonra kendini ifade etmek için yeni alanlara ihtiyaç duymaya başlarsın; bunun için de gerekli araçlarınızın olması lazım. Bu aynı yazarlık gibi, daha geniş bir kelime dağarcığınız olursa kendinizi daha iyi ifade edersiniz.

Cenk Erdem: Flamenko ilginiz gitar çalarak başladı, peki piyanoya nasıl tutuldunuz?

Dorantes: Büyükannem La Perrata, tam bir çingene, evinde, merdivenin altında bir piyanosu vardı. Küçükken bir gün piyanoya yaklaştım daha önce hayatımda hiç görmemiştim ve sesinin nasıl olduğunu duymak için başına oturdum... Bir daha da kalkmadım ve bence bu da ailemin etkisi.

Cenk Erdem: Flamenko piyano dışında flüt ve hatta yaylılar ile bile çalınıyor, ama teknik açıdan piyano ile flamenko çalmak gitarla çalmaktan daha zor diyebilir miyiz?

Dorantes: Daha önce flamenkoda solist saz olarak piyano kullanımı yok. Tabii ki çok iyi piyanolar flamenkoda da şarkılara eşlik etmişlerdi ancak solist olarak piyano kullanımı yoktu. 1991 yılında flamenko müziğinde piyanoyu ana enstrüman olarak sunma için bu teklifi götürdüğümde sanırım daha önce denenmemiş bir yol açtım. Ben piyanonun kendi kimliğiyle konuşmasını, kendi dilini kullanmasını bir başkasını taklit etmemesini, füzyon olmamasını istiyordum. benim katkım bu oldu.

Cenk Erdem: Solo bir piyanist olarak ilk performansınızı 1991 yılında gerçekleştirmişsiniz, tüm tecrübelerinizden sonra ilk performansınız nasıl hatırlıyorsunuz?



Dorantes: Çok sıcak, içten bir hatıra. Tamamen yeni bir fikir sunacağımı hatırlıyorum, bunun farkındaydım ve her türden tepkiyle karşılaşacağımın bilincindeydim. Çok gergin ve heyecanlıydım ama yapmak istediğimi yapıyor ve zevk almak istiyordum... ve sonunda dinleyicinin ve eleştirmenlerin tepkisi aynı şekilde oldu. Kendimi çok mutlu hissettim.

Cenk Erdem: lk albümünüz “Orobroy” Flamenko Eleştirmenleri Derneği tarafından “En İyi Enstrümantal Albüm” ödülüne layık görüldü, eleştirmenlerin çok beğendiği bu albümdeki müziklerinizi siz nasıl tanımlıyorsunuz?

Dorantes: "Orobroy" kariyerimde son derece sembolik yeri olan bir albüm. 15 yıl sonra müziğim hala sokakta, programlarda, radyolarda. Çok kısa bir süre önce "Orobroy"u bir çingene marşı olarak kullanma teklifi geldi. Bu tek kelimeyle yüceltici. Tabii ki bana ilerlemek için çok fazla enerji veriyor

Cenk Erdem: Albümlerinizdeki müziğe ayrıca çok güzel sesler eşlik ediyor, şarkıcıların sizin müziğinizdeki rolünü nasıl tarif edersiniz?

Dorantes: Ben vokali bir enstrüman olarak görüyorum. Müziğe dahil etmek, güzelleştirmek ve sonunda müziğe ek olarak değil, eseri bir tam olarak görmek istiyorum. Bazı vokaller beni öylesine heyecanlandırıyor ki onlar için besteler hazırlarken ağlıyorum.

Cenk Erdem: Bir piyanist olarak ayrıca yarattığınız gösterilerle de tanınıyorsunuz, sizin için yeni gösteriler hazırlamak stüdyoya girip albüm kaydetmekten daha mı cazip?

Dorantes: Ben canlı performans sanatçısıyım. Sahnede mutluyum, doğaçlama yapmaktan ve müzisyenlerimle diyalog halinde olmaktan zevk alıyorum. Orkestralar için ya da balelere , başka sanatçılara, albümlere, prodüksiyonlara... besteler yapıyorum. Ama gerçeği itiraf etmem gerekirse albüm kaydetmek en çok hoşuma giden iş değil.

Cenk Erdem: Tokyo Ulusal Balesi’nin gösterisi “Lisistrata” için müzikler bestelediniz ve Japonya’nın en iyi tiyatro salonlarında sahne aldınız, Japon izleyicisinin flamenkoya bu ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dorantes: Harika! Japonya ve flamenkonun özel bir bağı var. Sıkça Japonya’ya gidiyorum, Tokyo’nun en önemli tiyatrolarında solo piyano flamenko konserleri veriyorum ve salonlar doluyor. Japonya’da inanılmaz bir duyarlılık var ve en önemlisi de gelenekselle yeniliklerin bir arada olmasını tutkuyla karşılıyorlar.

Cenk Erdem: Yeni bir stüdyo albümü ne zaman hazır olacak?

Dorantes: Bir sonraki albümüm farklı ülkelerde çıkacak. En yakında çıkacak olan albümüm , Ocak 2011’de Hollanda’da satışa sunulacak. Günümüz flamenkosunun en önemli şarkıcılarının katılımıyla gerçeklesen bu albümün çıkmasını ve beğeninize sunulmasını hevesle bekliyorum.

Cenk Erdem
12 Aralık 2010, Pazar

Cazkolik.com

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.



X