Cazkolik: 1999’da Kaleidoscope ile başladığınızdan bu yana müziğiniz pek çok kez yön değiştirdi. R'n'B’den funk ve soul’a, oradan elektronik müziğe uzanan bu yolculuğa geriye dönüp baktığınızda, bütün bu farklı dönemleri birbirine bağlayan temel unsurun ne olduğunu düşünüyorsunuz?
Kelis: Hepsi, kariyerimin o döneminde kim olduğumu yansıtıyordu. Hepsi bir araya gelerek bir sanatçı olarak kim olduğumu oluşturuyor.
Cazkolik: The Neptunes ile yaptığınız ilk çalışmalar, özellikle Kaleidoscope, R'n'B’nin geleceğine dair erken bir işaret gibiydi. O dönem yaptığınız müziğin yıllar sonra hâlâ “gelecekten gelmiş” gibi tanımlanması hakkında ne düşünüyorsunuz? O sesi yaratırken geleceğe ait bir şey yaptığınızı hissediyor muydunuz?
Kelis: Evet, kesinlikle. O dönemde yaptığımız şeyin çığır açıcı olduğunu düşünüyorum; çünkü dürüst ve gerçekti. Biz sadece iyi müzik yapmak isteyen, genç insanlardık. İçimizden geldiği gibi davranıyorduk. Bazen yaptığımız şeyin özel olduğunu hissettiğimizi düşünüyorum çünkü o dönemde duyulan diğer her şeyden ne kadar farklı olduğunu biliyorduk.
"Milkshake benimle birlikte çok büyüdü ve bunun için minnettarım"
Cazkolik: “Milkshake” gibi dünya çapında bir hit, sizi çok geniş bir dinleyici kitlesiyle buluşturdu ancak diskografinize baktığımda bunun Kelis hikâyesinin yalnızca bir parçası olduğunu görüyorum. “Milkshake” sizinle özdeşleşen ve peşinizi bırakmayan bir kimliğe mi dönüştü, yoksa kariyerinizdeki duraklardan yalnızca biri mi?
Kelis: Kesinlikle benimle birlikte kalan bir şey; çünkü çok büyüdü ve bunun için minnettarım. O dönemde gerçekten çok farklı bir parçaydı. R'n'B’de herkes erkek arkadaşları yüzünden üzülüyor, bunu şarkılarında anlatıyordu. Biz ise elbette bunun tam tersini yapmak istedik. Kariyerimdeki pek çok başka anda olduğu gibi, insanlar o zaman da ne yaptığımızı anlamadı. Ama bu, kataloğumdaki birçok şarkıdan yalnızca biri. Dolayısıyla sanırım bazı açılardan kariyerimdeki duraklardan biri olduğu da doğru.
Ibiza'da çok vakit geçirdim, Flesh Tone albümü oradan çıktı
Cazkolik: Flesh Tone albümünüzle elektronik dans müziğine çok daha belirgin bir yöneliş gösterdiniz. Elektronik müziğin sizi cezbeden yanı neydi? Dans müziğiyle R'n'B ya da soul arasında nasıl bir bağ keşfettiniz?
Kelis: Bu albümü kaydetmeden önce Ibiza’da çok vakit geçiriyordum; bu müzik de bir bakıma oradan doğdu. Aynı zamanda hayatımda pek çok şeyle uğraşıyordum. Gerçekten sadece eğlenmek ve dans etmek istiyordum. Her şey buradan çıktı.
Cazkolik: Müzisyenler zaman içinde değişip geliştiğinde bu durum bazen dinleyicilerin beklentileriyle çatışabiliyor. Siz ise kariyeriniz boyunca önceki “Kelis”i tekrar etmekten özellikle kaçınmış gibisiniz. Kendinizi değiştirmek sizin için bir gereklilik mi, yoksa müzikal özgürlüğün bir biçimi mi?
Kelis: Bunu insanlara bir şey kanıtlamak ya da “farklı” olmaya çalışmak için hiçbir zaman yapmadım. Her zaman hayatımın o döneminde nerede olduğumla ilgiliydi. Bu anlamda, evet, bir tür müzikal özgürlük.

İstanbul’un kültürünü, yemeklerini ve insanlarını seviyorum
Cazkolik: İstanbul’a ilk gelişiniz mi, yoksa daha önce Türkiye’de sahne aldınız mı? İstanbul’un müzikal ve kültürel atmosferi hakkında neler düşünüyorsunuz?
Kelis: Türkiye’ye ilk gelişim değil; daha önce de burada sahne aldım ama çok daha küçük ölçekteydi. İstanbul’u seviyorum; kültürünü, yemeklerini ve insanlarını seviyorum. Her şey harika. Yeniden burada olduğum için gerçekten çok heyecanlıyım.
Bir festival insanların görmek istediği ve heyecan duyduğu sanatçıları bir araya getirmeli
Cazkolik: MIX Festival bu yıl onuncu yaşını kutluyor. Festivalde Saint Etienne, Sleaford Mods ve James Hype gibi birbirinden çok farklı müzikal geçmişlere sahip sanatçılarla aynı programda yer alacaksınız. Sizce günümüzde bir festival için önemli olan, sanatçıları aynı sahnede buluşturmanın ötesine geçerek farklı müzik dünyaları arasında bir karşılaşma yaratmak mı?
Kelis: Dünyada olup biten onca şey varken, bence bir festival insanların görmek istediği ve heyecan duyduğu sanatçıları bir araya getirmeli. Ama aynı zamanda insanların gelip dans edebileceği ve kendilerini iyi hissedebileceği bir yer de yaratmalı. Bunun önemli olduğunu düşünüyorum.
Müzik ve yemek, insanlar için en önemli iki şey
Cazkolik: Müzik kariyerinizin yanı sıra gastronomiye de ciddi bir ilgi duyuyorsunuz; profesyonel aşçılık eğitimi aldınız, hatta Food adında bir albüm de yayımladınız. Müzikle yemek arasında nasıl bir bağ görüyorsunuz? Yeni bir şey yaratmak için farklı “malzemeleri” bir araya getirme fikri, her iki alanda da size hitap ediyor mu?
Kelis: Evet. Bence müzik ve yemek, insanlar için en önemli iki şey. Yaşamak için yemeğe ihtiyacımız var. Müziğe ihtiyacımız olmasa da insanlar her zaman müzik üretmiş ya da müzikle ilgilenmiş. Her ikisini de yapmayı seviyorum; ikisi de içimde farklı bir şeyi ortaya çıkarıyor.
Gençlerin beni dinlemesi ve benimle birlikte büyümüş dinleyicilerin de hâlâ yanımda olması harika
Cazkolik: İstanbul’daki MIX Festival’de sahneye çıktığınızda aynı mekânda hem sizi yıllardır “Milkshake” aracılığıyla takip eden bir hayranınız hem de Kelis’in bütün kariyerini yeni keşfetmeye başlayan genç bir dinleyici olacak. O gece mekândan ayrılırken dinleyicilerin “Kelis’in müziği aslında bundan çok daha fazlasıymış” demesini ne sağlayacak?
Kelis: Sanırım benden, grubumdan ve DJ’imden gelen enerji, atmosfer ve tutku. Gerçekten iyi bir gösteri sunmaya ve insanlara harika vakit geçirtmeye çalışıyoruz. Umarım insanlar bunu hisseder. Bu işi 20 yılı aşkın süredir yapıyorum. Daha genç insanların da beni dinlemesi ve benimle birlikte büyümüş dinleyicilerin hâlâ yanımda olması harika bir şey. Bunun için minnettarım.
Cazkolik: Samimi cevaplarınız için teşekkür ederiz. Sizi yeniden İstanbul'da izleyecek, dinleyecek olmaktan mutluyuz.
Cazkolik.com / 22 Ekim 2026, Perşembe
Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.