22. İstanbul Caz Festivali Özel: Polonya caz sahnesinin alıştığımız beşlilerinden değil Wojtek Mazolewski Quintet, kendini dinleyicisine adapte etmeyi başarıyor.

<span style="color: rgb(183, 33, 38);">22. İstanbul Caz Festivali Özel:</span> Polonya caz sahnesinin alıştığımız beşlilerinden değil Wojtek Mazolewski Quintet, kendini dinleyicisine adapte etmeyi başarıyor.

Haziran sonunda başlayacak festivalin büyük isimleri arasında dikkatinizden kaçmasın ya da gelin bir başka şekilde söyleyelim, 6 Temmuz akşamı Sepetçiler Kasrı`ndaki Melody Gardot konserine gittiğinizde ünlü şarkıcıdan önce konser verecek Polonyalı basçı ve besteci Wojtek Mazolewski liderliğindeki beşliye şöyle iyice kulak vermeyi unutmayın. Gardot`nun ön konseri olarak sahne alacak beşli son yıllarda ismini Polonya dışında da duyurmaya başladı. 1976 yılında Gdansk`ta (hani Polonya`nın ünlü Solidarnosc işçi hareketinin lideri, Nobel Barış Ödülü sahibi, sendikacı ve sonradan değişiminde öncü olduğu Sovyet tipi yönetim sistemini alaşağı ederek Polonya`nın Cumhurbaşkanı da olan Lech Walesa`nın ilk karşı hareketi başlattığı şehir) dünyaya gelen Mazolewski hem kendi adını taşıyan beşlinin hem de Pink Freud gurubunu kurucusu ve lideri.

* * *

Eleştirmenler Wojtek Mazolewski Quintet`i daha ziyade hayli genç Polonyalı müzikseverlerin zihninde caz müziğini modernize eden, yeniden biçimlendiren ama bunu yaparken popüler müziklere yakın varyeteler yapmaktan da kaçınmayan bir topluluk olarak tarif etmeye yatkın. Grubun müziğini anlamak için farklı mecralarda dolanırken şahsen bizim de dikkatimizi çeken mesela Joe Lovano & Dave Douglas gibi iki büyük ismin ön grubu olarak sahne alırken müziklerinde kararında bir punk tadı alır, burnumuza Reggae kokuları gelirken mesela "Polka" isimli albümünde (kimi zaman uzaktan The Bad Plus`ı andıran hatta) güzel ve güçlü melodiler, ustalıklı icralarla konsept olarak `femininity` övgüsü yapan temalara yönelmeyi tercih etmişler. Bizzat Mazolewski`nin kendisi albüm için "tutku ve duygu dolu bir albümü avuçlarınızın içine bırakıyorum" diyor. Albümün ismi "Polka"yı ise "benim için bir güç ve yaşam enerjisi ile eşanlamlı" diye tanımlıyor. "Hayatımda sonsuza kadar yer alacak, sevgi ve sıcaklıkla dolu `feminen` sahiplenişi bana hatırlatıyor ve ben ona çok şey borçluyum" diyerek özetini tamamlıyor.

* * *

Sanatçı, Pink Freud grubu olarak ayrıca 2007 yılında "Punk Freud" isimli bir albüm yayınlamış ve yine eleştirmenler tarafından klasik Polonya cazına ait yaklaşımı karakteristik bir popüler tada kadar seyreltmeyi başarmış. Mazolewski 2010`da "Monster of Jazz", 2012`de "Smells Like Tape Spirit", yine aynı yıl "Wojtek in Czechoslovakia" gibi albümler kaydederek bizim aslında çoktan keşfetmemiz gereken bir dolu güzel müziklere imza atmışlar. Bu müziklerle dünyanın epey bir bölümünü dolaşan grubu bu kez İstanbul`da izleme imkanı bulacağız.

* * *

Kendi müzikleri haricinde reklam sektöründe çalışan, tiyatro ve film müzikle yapan sanatçı bir çeşit 21. yüzyıl modern artisti gibi yaratım süreçleri yoğun ve kesintisiz çalışmalarını sürdürüyor.

Cazkolik.com / 17 Haziran 2015, Perşembe

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.