Türk caz müziğin yeni kazancı Cazzip Project ilk albüm & ilk lansman konserini gerçekleştirdi

Türk caz müziğin yeni kazancı Cazzip Project ilk albüm & ilk lansman konserini gerçekleştirdi

Türkiye`de yeni caz neslinin öne çıkacak isimleri belli olmaya başlıyor. İkibinlerin başındaki nesil bugün caz dünyamızın üretken ve yetişkin sanatçıları durumunda, 2010 sonrasıysa yeni bir kuşağı hazırlıklı bekliyorduk. Bir dönem Akbank JammZ, devamında İstanbul Caz Festivali Genç Caz ve Nardis vokal yarışmaları uzun zamandır ekilen filizlerin karşılığını veriyor. Şahsen, bir süredir dikkatle takip etmeye çalışan biri olarak dün akşam ilk albümü "Stories"i yayınlayan Cazzip Project`in albüm tanıtım gecesinde kendimi sınav sonucunu bekleyen çocuk gibi hissettim ve huzurlu, mutlu ayrıldım Kadıköy Moda Sahnesi`nden.


Daha müziğe gelmeden önce ilk dikkatimi çekenin albümde alışılmışın ötesindeki hazırlık, özen ve titizlik olduğun söyliyeyim. Cazzip Project ilk andan itibaren tasarladığı başarılı bir logoyla kendini tanıtıyor. Gerek fotoğraf kaliteleri, gerek takip edilebilir sosyal medya aktivitesi ile albüm tasarımı ve ek görsellerdeki özen ve düzen projenin baştan itibaren takip altında olduğunu gösteriyor bize. Bu konuda, hem gruba hem firmaları TMC Müzik`e bir alkış göndermek şart. Bir önemli not da hem albüm kapağında hem konserde altını çizdikleri gibi grubu biraraya getiren besteci ve müzisyen Güç Başar Gülle`nin mentor olarak önemi ve yönlendiriciliği.


Piyanoda Aslı Özer, elektrikli basta Erhan Ertetik ve davulda Ertuğrul Biber`den oluşan Cazzip Project sahneye çıktığında salonu dolduran izleyici de, sahnedeki müzisyenler de heyecanlıydı. Böylesi heyecan güzeldir, aynı zamanda, kendini doğru biçimde açığa çıkarmak isteyen iyi enerji demek oluyor, nitekim, konserin devamında bunu gördük/duyduk zaten. Trio, albümde yeralan altı parçanın tamamını çaldığı gibi dinleyene referans olacak kimi `cover`lara da yer verdi konserde. Benim en beğendiğim ayrıntıların arasında üçlünün beraber çalma iştahı, neşesi ve enerjisi dikkatimi çekti. Çalarken iyi hisseden müzisyenler bunu salona da yansıtır, müziğin içine katılmak kolaylaşır. Uzun zamandır birlikte çalıyor olmanın getirdiği avantajları da dün akşam gözleme imkanı bulduk.


Piyanist Aslı Özer için kesinlikle şunu söylemeliyim, çaldıkça, tempo artırdıkça açılan, hızlı çalımda artan konsantrasyonuyla bas ve davulu peşine takan Özer şu dönem Türkiye caz sahnesinde özellikle kadın piyanist olarak benzeri pek olmayan biri kesinlikle. Bu yüzden önemli bir kazancımız olduğunu hissediyorum, umarım sonuna kadar gider, upuzun bir kariyeri olur, kesinlikle Türk caz müziğinin ihtiyacı olan bir yeni kan. Basçı Erhan Ertetik`in içinde yer aldığı kulvarın atası/ustası geçmişi taa Jaco`ya uzanan ayrı bir bas hattına sahip. Aradan geçen onlarca yıl sonra bu hattın dünyanın dört yanına kollarını uzatmasına tanık olmak ne güzel. Üçlünün en `rock` tavırlısı davulcu Ertuğrul Biber`in volümü artıran tatlı sert vuruşları, uzun cümlelerde güven veren arkalaması, kontrollü kısa sololarıyla müziğin omurgası rolünde `mutemet` bir müzisyen. Biber`i başka bir konserde fırça ve perküsif oyuncaklar da kullanırken görmek değişik olur sanırım.


Grubun müziğinde kuzey Avrupa usülü birbiri peşi sıra ısrarlı takip eden aynı nota çizgisinin oluşturduğu artan tempolu başdöndürücü ritmik groove kompozisyonların mekanizmasında önemli rol üstlenirken yine Kuzey Avrupa usülü sınırlı melodik çizgilerin kısa, kıskanç ve çekingen halinde modern cazın sık rastlanan tema kullanımına Cazzip Project`te de rastlıyoruz.


Cover tercihleri dikkat çekici


Cazzip Project konserde ülkemizde hakkınca tanınmayan bas ustası Adam Ben Ezra`dan bir parça, çok tanınan ve sevilen Esbjörn Svensson yani E.S.T.`den ünlü "Dodge the Dodo", Sting`in efsaneleşmiş "Fragile"ı yanında iki caz klasiği "Caravan" ve "Night in Tunisia" tercihleri de dikkat çekiciydi. "Caravan"da albümün pprodüktörü Cem Saltık`ın gitarı konuktu. Funky rock yorum sıcak ve enerjikti. Sahnedeki tüm müzisyenlerin beraber çalma isteklerinin en yoğunlaştığı anlardan biriydi. "Night in Tunisia"da konuk olarak dinlediğimiz trompetçi Ege Cengiz`in sürdinli trompeti elbette orijinal yorumu hatırlatması bakımından doğru seçimdi ama bildiğimiz sürdinli trompet soundundansa susturucu takılmış etkisi sanki daha baskındı, eğer ilerde bir fırsat olursa mesela sürdinsiz "52nd Street Theme" veya
sürdinli "Anthropology"i dinlemek ne güzel olur.


Konser izlenimlerinin kapanışında Moda Sahnesi`ne değinmeden geçmek olmaz. Burası gençliğimin en gerisine kadar uzanan bir yer. Hukukumuz otuz yılı aşar. Tiyatro+sinema hattında yeniden hayat bulması Kadıköy ve İstanbullular için önemli kazanç. Tam bu noktada konserler bakımından bir uyarım var ama, birincisi piyano Moda Sahnesi`ne mi ait bilmiyorum ama bu müzikler daha iyi piyanoyu hakediyor, ikincisi sahnenin büyüklüğü çok güzel ama trioyu birbirine daha yakın konumlamak şarttı, müzisyenler birbirine yakın olunca daha iyi oluyor.


Feridun Ertaşkan


Cazkolik.com / 05 Nisan 2018, Perşembe

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.



X Advertisement