Akıllı yaşam mı, aptallaştıran yaşam mı?

Akıllı yaşam mı, aptallaştıran yaşam mı?

Plâklara dönüş

En çok satan plâklar?

Müzik dinleme alışkanlığımızın nerdeyse tümüyle dijital platformlara yönelmesiyle iki şey oldu, ilki raf satışı CD’lerden plâklara yöneldi, dolayısıyla plâklar hayatımıza yeniden girmiş oldu ki yaş itibariyle plâğın terkedildiği günleri de, yeniden dönüldüğü günleri de görmüş oldum, hadi hayırlısı, ikincisi satış rakamları bu kez düşüklüğüyle daha çok gündeme gelmeye başladı. Rolling Stones dergisi son sayısında “Who’s on Top: 2019’s Biggest Albums So Far” başlıklı bir sayfa hazırladı. Yukarda saydığım sebeplerden dolayı haliyle dikkat çekiyor. Dergi satışları plâklar üzerinden belirlemiş, yani, CD’ler artık devre dışı kalmış durumda. 1,8 milyonla Ariana Grande “Thank U, Next” ile birinci sırada. İkinci sırada Billie Eilish 1,7 milyonla, Post Malone az eksiğine üçüncü sırada, Taylor Swift 1,5 milyonla dördüncü sırada, devamında azalarak Khalid, Lady Gaga ve Bradley Cooper “A Star is Born”, A Boogie with da Hoodie, Lil Nas X filan diye devam ediyor. Geçen haftalardan birinde plâk satışlarının her sene biraz daha arttığını ama bu artışın istatistik olarak az rakamlar olduğunu ve bir yerde duracağını söylemiştim, sanırım öyle olacak gibi görünüyor. Bu rakamların ABD rakamları olduğunu son olarak hatırlatıyım.


Bessie Smith dinleyerek büyüyen kız

Jopln kitabının kapak resmi

Kendinden sonraki nesilleri en çok etkileyen isimler arasında gelir Janis Joplin. Çok genç yaşta ölmüş birinden rol modeli olur mu diyeceksiniz ama olur, tarzıyla olur, sesiyle, yorumuyla olur, yaşama şekliyle olur, o kuşak öyle zaten. Ölümünün üzerinden elli yıldan fazla zaman geçmesine ve hepi topu 27 yıl yaşamasına rağmen anlatacaklar bitmemiş olmalı ki hakkında yeni bir biyografi yayınlandı. Yazar Holly George Warren ‘tam bir erkek Fatma’ydı’ diyor. Teksas’taki mahallesinde icabında mahalle çocuklarını pataklayan bir erkek Fatma. Beatnik yaşama tarzına ilk babası sayesinde yakınlık duymuş. Ergenlik yaşlarında biseksüelliği keşfetmiş, Bessie Smith’in şarkılarına yaptığı yorumlarla dikkat çekmiş, civardaki kahvelerde ilk söyleme tecrübelerini edinmiş vs. Yazar Warren aslında altmışların hedonizmine merak sarmış biri olarak tanımlıyor kendisini. Joplin’in Cohen ile ilişkisi de sık konuşulurdu. Kitapta 1960’ların ünlü beyzbolcusu Joe Namahth ile tek gecelik ilişkisi de yer almış. Hele o yıllarda bizi ta buralarda nasıl da ve niyeyse meraklandırmış bir konuysa artık. Aslında sesindeki sahicilik ve etkileyiciliğiydi hepimizi hayran bırakan şey. Belli ki hâlâ daha konuşulacak.


Keşfedecekseniz bu çocuğu keşfedin

Guidi`nin müziği...

İsmini daha önce duymuş olmakla birlikte ilk kez Joe Lovano ile Enrico Rava’nın albümünde beğenmiştim, hatta burda yazdığımı hatırlıyorum. Jazz Times’ın son sayısında da yarım sayfa haber yapmışlar. Avrupalı bir caz piyanistinin ABD’de gündeme gelmesi çok zordur diyor haberde ve ilk albümü “Tomorrow Neve Knows”a gönderme yapıyor. Bunları yazarken genç piyanistin son çıkan “Avec le Temps” albümünü dinliyorum. Dergide yazdığı cümlenin izini sürmeye çalışıyorum. Perküsif bir klavye ile duygusal vurgusu yüksek bir müzik yapma becerisinin dikkat çektiğini vurguluyor yazı. Guidi’nin albümünün adı ‘Zamanla’ anlamına geliyor. Ucu açık anlamlı bir eğretileme... Her şey zamanla... Kararlı bir sanatçının geleceğe yönelik beklentisini mi anlatıyor, yakın geçmişle bugün arasındaki beklenti korelasyonunu mu özetliyor bilmiyorum ama bu başarılı sanatçının müziğine kulak verin. Avrupa genel sahnesinde ikibin sonrası ortaya çıkan bireysel ifade gücü yüksek sanatçı profili konusunda son bir kaç yıldır gerileme yaşanıyordu, ikibinler sonrası ilk çıkanların bir kısmı kendini tekrara düşerken yeni isimleri beklemek hakkımızdı ve Giovanni Guidi bunlardan biri olmayı hakediyor.


Cybertruck için fon müziği?

Cybertruck denen araba bu!

Elon Musk ilginç adam. Hakkında türlü tartışmalar çıksa da, başarıyla başarısızlığı aynı anda yaşasa da dünyanın ilgisini çekiyor ve bunu gerçekleştirilebilir ilginç fikirleriyle yapıyor. Yeni arabası Cybertruck dünyanın en kötü lansmanıyla basının önüne çıktı, çelik top denemesinde arabanın camı kırılınca aslında her şey orada bitmiş olmalıydı ama öyle olmadı, araba ilk gün tam 200 bin sipariş almış. Buna ne buyurursunuz? Bence ödenen paralar adamın vizyonuna. Fütüristik fikirlerine. Kurduğu hayallere. Tabii, ön ödemenin sadece 100 dolar olmasını da yabana atmayın. Tek şarjla 400 km. giden, 100 km’ye 4 saniyede çıkan bir elektrikli araba Cybertruck. Ama benim açımdan dikkatimi çeken esas ayrıntı tasarımın seksenlerdeki Geleceğe Dönüş filmiyle Runner Blade filminin retro hali olması, zaten, Blade Runner sahne tasarımlarını yapan kişi Cybertruck’ın tasarımını beğendiğini söylemiş. Neyse, en son ben kendi eklememi yapıyım, ben de bu arabaya bir fon müziği öneriyorum, o da Kraut Jazz Futurism albümünden ya “Space Station” ya da “Acrasian Beat”. Bu iki parçadan biri olsun. Olmuşken tam olsun.


Coldplay`in yeni albümü niye eleştiriliyor?

Coldplay`in yeni albüm kapağı

Coldplay’in solisti Chris Martin sanıyorum içinde aktivist olmak isteyen bir kişilik taşıyor. Muhtemelen önünde olan Bono gibi bir örnek de onu etkiliyor olabilir. Coldplay yeni albümü “Everyday Life” ile kendine -mesela benim gibi- yeni sevenler kazandığı gibi önemli bir kısım dinleyicisini küstürmüş olabilir. Nedeni yeni albümün müzikal olarak ve verdiği mesajlar bakımından daha derinlikli ve daha kaygılı olması. Albümün çıkışı sonrası Saturday Night Live şovda henüz şov başlamadan stüdyoda bir grup gençle başta Suriye olmak üzere mülteci krizini tartışmış. Mülteci krizi hem bireyler hem devletler nezdinde insani duyarlılıktan aman bizden uzak dursunlar tavrına geçmiş durumda. Aylan bebek zamanı oluşan duyarlılık yerini çoktan ölsünler umurumuzda değil boyutuna ulaştı. İşte, tam bu noktada daha o zamanlar bu konuya -ki bu konuya Latin göçmen krizi de dahil- duyarlılık gösterenler alkışlanırken şimdi göstermeye çalışanlar eleştiriliyor. Martin’i gruptan arkadaşı Johnny Buckland tartışmadan uzaklaştırmaya çalışırken Martin gençlere son kez dönüp; “Sizin gibi gençlerin bizim gibi biraz daha yaşlı olanların ülkelerinden ayrılmak zorunda kaldıkları fotoğrafları gördüğünüzü umuyorum” diyordu, şarkısında da “Bilmek istiyorum / Ne zaman dönebileceğimi / Geri dönüp arkadaşlarıma sarhoş olabileceğimi” diye ekliyordu.


Akıllı yaşam mı, aptallaştıran yaşam mı?

Akıllı fikir akla zarar fikir

Gün geçmiyor ki ‘akıllı’ çözümlerin ‘hayatımızı kolaylaştıran’ yeni bir uygulamasını işitmeyelim. Akıllı uygulamalardan kasıt bir nevi nesnelerin interneti kavramı. Ev ve iş yaşamına yönelik akıllı çözümler bizim adımıza çok şeye karar vermeye başlıyor, hatta başladı. Bu fikirleri hayatımızı kolaylaştırdığı için seviyoruz ama nasıl bir hayatımız var ki sürekli kolaylaştırmak zorundayız onu bir türlü çözemiyoruz, yani, nasıl oldu da hayatımızın kolaylaştırılması gerektiği bir yaşama yöneldik? İsveçli firma buzdolabı üzerinde geliştirdiği akıllı uygulamayla tüketicileri kullanılmayan yiyecekleri indirimli satmak isteyen restoran ve marketlerle buluşturan parlak bir fikir bulmuş. Akıllıca düşünülmüş pratik bir uygulama olmasına rağmen bu şekilde arka planda hayatımızı komple kuşatan bir matriks oluşuyor ey millet. Önce bir dakikası bile boş olmayan, sevdiklerimize zaman ayıramadığımız bir hayata yönlendiriliyoruz, dahası, bu konuda şikâyetlerimiz modern işe yarar bireyler sempatisiyle çevrelenerek biz olmadan hayat sürdürülemezmiş duygusuyla dolduruluyoruz, sonra, o hayatın içinde kişiye özel zamanlar oluşturulması gerektiği bombardımanına uğruyoruz. Bilmem anlatabildim mi? Buzdolabı projesine gelince, güzel fikir de, bunun dev bir perakende markasının satılmadık tek bir ürün bile kalmasın hırsıyla dolu arka kapı tasarımı olmadığını nerden bilelim?


Feridun Ertaşkan


Cazkolik.com / 25 Kasım 2019, Pazartesi

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Feridun Ertaşkan

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.