İstanbul ve Ankara konseri öncesi Passion Turca’dan Cenk Erdem Pink Martini’nin kurucusu Thomas Lauderdale ile konuştu...

İstanbul ve Ankara konseri öncesi Passion Turca’dan Cenk Erdem Pink Martini’nin kurucusu Thomas Lauderdale ile konuştu...

PINK MARTINI EXCLUSIVE YAZ 2010

Müzik arkeologları olarak eski dönemlerin en güzel eski şarkılarını bir araya getiriyorlar. Türkiye’de büyük bir hayran kitlesine sahipler. Albüm satışları ile 3 kez altın plak satışlarının üstüne çıkan Pink Martini, Avrupa turneleri kapsamında iki özel konserle İstanbul ve Ankara’yı ziyaret ediyorlar.  

İtalyanca, Fransızca, İspanyolca şarkılarıyla milyonlar satan Pink Martini Türkiye’de kapalı gişe konserleriyle büyük ilgi görüyor. Türkiye’ye Monica Molina, Despina Vandi, Cesaria Evora gibi bir çok dünya starını kazandıran Pasion Turca’nın 10.yılı kutlaması için iki dev konserle bu yaz Türkiye’ye gelen Pink Martini, 5 Temmuz gecesi 2005 yılında açılışını yaptığı Kuruçeşme Arena’da konser vermeye hazırlanırken, yepyeni şarkılarıyla 6 Temmuz’da Ankara’yı ziyaret ediyor olacak.

6 Temmuz’da Ankara’da, ODTÜ Mezunlar Derneği Vişnelik Tesisleri’nde sahne alacak ekip, yeni albümleri “Splendor in the Grass”ın en güzel şarkılarını en sevilen şarkılarıyla beraber Türkiye’ye getiriyor. Grubun kurucusu Thomas Lauderdale ile sımsıcak bir sohbetimiz oldu.

Cenk Erdem



Thomas Lauderdale: "Pink Martini’nin müzikleri evrensel

müzikler ve dünyanın tüm renklerini bir araya getiren eski

moda pop şarkılar."




Cenk Erdem: Pink Martini birçok eleştirmen tarafından lounge pop grubu olarak tanımlanıyor, eski şarkılarla süslediğiniz tarzınız için siz ne dersiniz?


Thomas Lauderdale: Pink Martini’nin müzikleri evrensel müzikler ve dünyanın tüm renklerini bir araya getiren eski moda pop şarkılar. Ekipte herkes İtalyanca, İspanyolca, Fransızca eski şarkıları, eskilerin pop şarkıcılarına bayılıyoruz. Bizim yaptığımız en güzel eski moda şarkıları keşfetmek…

Cenk Erdem: Albümlerinizi Türkiye dinleyicisi çok seviyor, peki yepyeni albümünüz “Splendor In The Grass” dinleyiciye nasıl şarkılar sunuyor?

Thomas Lauderdale: Yeni albümümüzde dinleyici birçok şarkıda klasik müzik keyfi yaşıyor olacak. "Splendor in The Grass"ın şarkılarını yazarken, Çaykovski, Schubert gibi büyük bestecilerden ilham aldık. Albümde en sevdiğim şarkılardan biri China’nın söylediği “And Then You’re Gone” ve bu şarkıdaki piyano herkesin çok hoşuna gidecek. Bu şarkıdaki Franz Schubert etkisini iyi bir dinleyici çok kolay hissedebilir…

Cenk Erdem: Albümde solistiniz China, Emil Delgado ile birlikte yıllar önce “Susam Sokağı” için bestelenmiş “Sing” adlı şarkıyı söylüyor, Susam Sokağı fikri nereden çıktı?

Thomas Lauderdale: Televizyon bana göre eski sihrini, 70’li yıllardaki sıcaklığını ve samimiyetini kaybediyor. Nasıl eski şarkılardaki masumiyeti ve içtenliği seviyorsak, bu albümde 70’lerin atmosferiyle beraber Susam Sokağı’nı da hatırlatmak istedik. Geçmişin güzelliklerini yeni nesillere hatırlatmak gerekiyor. Bu şarkıyı yıllar önce The Carpenters söylemişti ve dönemin çok ünlü bir şarkısıydı. Artık bir Pink Martini şarkısı ve benim için bir özel tarafı okuduğum lisenin korosunun da şarkıya eşlik ediyor olması…

Cenk Erdem: Yeni albümünüzün isim parçası “Splendor In The Grass” , 70’lerin meşhur balladlarını anımsatıyor, Pink Martini bu albümle daha çok 70’lere mi gidiyor?



Thomas Lauderdale:
Albümde hem 70’lerin Susam Sokağı şarkısı Sing’i China birkaç dilde birden söylüyor hem 70’lerden İtalyan pop efsanesi Rafaella Cara’nın bir şarkısına yepyeni bir Pink Martini yorumu var ve “Splendor In The Grass” şarkısının ruhu o dönemin rock aşk şarkılarını hissettiriyor. Bu albümde hem melodilerde hem sözlerde 70’ler var…

Cenk Erdem: Bu yaz iki özel konserle hem 5 Temmuz’da İstanbul Kuruçeşme Arena’da, hem 6 Temmuz’da Ankara’da Odtü Vişnelik Tesisleri’nde  sahne alıyor olacaksınız, Türkiye’de bunca yıldır birçok konser verdikten sonra seyirciye bu kez ne sürprizleriniz var?

Thomas Lauderdale: Bu yaz hem İstanbul’da hem Ankara’da yepyeni şarkılar söylüyor olacağız. Eski moda pop şarkılarını Türk dinleyicisinin de çok sevdiğini artık iyi biliyorum. Ama bizim konserlerimize gelen dinleyici şarkılarımızı o kadar iyi biliyor ki konserlerimizi dev bir orkestra performansına dönüşüyor… Sahnede son albümün 70’ler havası ve China ile küçük oyunlarımız olacak…

Cenk Erdem: Oregon Senfoni Orkestrasıyla kaydettiğiniz canlı konser albümünüzde de Türk dinleyicisini unutmuyorsunuz, bu Türkçe şarkının sizin için özel bir anlamı var mı?

Thomas Lauderdale: Kaydettiğimiz albümde China, Türkiye’de her zaman söylediği Katibim şarkısını söylüyor. Bu yıl Pasion Turca’nın 10. Yıl kutlaması için iki özel konsere çıkıyoruz ve Türkiye’de yıllardır beraber çalıştığımız Sinan Nergis ve Pasion Turca ekibi için de bir sürpriz yapmış sayılırız. Beraber çalıştığımız uzun yıllar boyunca İzmir’den, Ankara’ya, Çeşme’den İstanbul’a kadar tüm Türkiye konserlerimizde Katibim şarkısını hep söyledik ve bu şarkının Türkiye’deki dinleyici ile aramızda çok özel bir bağ kurduğunu düşünüyorum. Bu konser albümü sayesinde Türkiye’deki dinleyiciye küçük bir armağan vermiş oluyoruz…

Cenk Erdem: Sympathique gibi, Amado Mio gibi bazı şarkılarınız artık ezbere biliniyor, yeni albümünüzün en çok ezberlenecek şarkısı, hep bildiğimiz Pink Martini’yi en çok hissettiren şarkısı hangisi?

Thomas Lauderdale: “Splendor In The Grass"ın, dinleyiciye önceki albümlerin duygusunu taşıyacak şarkısı açılış şarkımız "Ninna Nanna”. Konserlerimizde şimdiden en çok alkışı alan şarkılardan biri haline geldi. Eski albümlerin şarkıları ezberleyen herkes Ninna Nanna’yı da ezberleyecek gibi geliyor. Şimdiden İstanbul ve Ankara konserlerimize geldiğimizde dinleyicinin eşlik ettiğini hayal ediyorum…

Cenk Erdem: Pink Martini ile çok kalabalık bir ekipsiniz ve konserlerinizde sahnedeki sempatik tavırlarınızla bu ekibin en yaramaz çocuğu olarak tanınıyorsunuz, hala en yaramaz siz misiniz?
 
Thomas Lauderdale: Bence hiçbirimiz çok uslu değiliz ama artık yaramazlık hakkımız yok çünkü aramızda küçük bir bebek var. China’nın bebeği henüz 1 yaşını geride bıraktı ve hepimizin sevgilisi. Hem China artık bir anne olarak daha olgun hem gruptaki herkes China’nın bebeği Cameron’ı çok seviyor ve tüm çocukluğu ona bırakıyor.

Cenk Erdem
21 Haziran 2010, Pazartesi

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.



X Advertisement