Keşfetmemiz gereken yeni albümler

Keşfetmemiz gereken yeni albümler

Biri Türkiye'den, caz dünyasında yayınlanmış 11 yeni albüm



Yakınlarda yayınlanmış yeni albümlerin bir kısmını editoryal süzgeçten geçirip eledikten sonra tercih ettiğimiz biri Türkiye'den on kadar albümü dikkatinize sunmak istiyoruz tabii ki yanlarında kısa açıklamalarla beraber.



Christian McBride Ursa Major; "Points of Light"



Christian McBride'ı biz genellikle ana akım caz projeleriyle tanırız ama dünyaca ünlü sanatçı aslında gençliğinden beri ana akım dışında kalan işler de yapmayı seviyor. Bir tür öncü görevi üstlenmek de diyebiliriz. Sanatçının yeni topluluğu Ursa Major ile yayımladığı bu yeni albüm, deneyimli basçının genç müzisyenlere alan açma yaklaşımını öne çıkarıyor ki bunu geçmişte yapmışlığı da var. Nicole Glover (saksofon), Mike King (piyano ve klavyeler), Ely Perlman (gitar) ve Savannah Harris’ten (davul) oluşan topluluğa bazı parçalarda klavye dahisi Terrace Martin de klavye ve synthesizer katkılarıyla eşlik ediyor. McBride’ın bu projedeki rolü, Art Blakey’nin Jazz Messengers geleneğini hatırlatan bir liderlik anlayışı taşıyor. Genç müzisyenleri bir araya getirmek, onların seslerini görünür kılmak ve ortak bir grup kimliği yaratmak. Albümün prodüktörlüğünü ise Terrace Martin üstlenmiş.



Enrico Rava Fearless Five feat. Joe Lovano; "Corners"



Bu albümü daha önce de duyurduk ama tekrar hatırlatmakta fayda var. Avrupa cazının yaşayan en önemli trompetçilerinden Enrico Rava, yeni kuşak İtalyan müzisyenlerden oluşan Fearless Five topluluğuyla ECM firmasından ilk albümünü yayımladı. Joe Lovano’nun konuk saksofoncu olarak katıldığı kayıt, Rava’nın kendine özgü lirik melodik anlayışını genç müzisyenlerin araştırmacı ve dinamik yaklaşımıyla bir araya getiriyor. Tromboncu Matteo Paggi, gitarist Francesco Diodati, kontrbasçı Francesco Ponticelli ve davulcu Evita Polidoro’nun da besteleriyle katkıda bulunduğu albüm, tek bir liderin etrafında şekillenen bir projeden ziyade kolektif bir müzikal karşılaşma niteliğinde. Albümde bazı parçalarda bilhassa gitarist Francesco Diodati'nin performansının öne çıktığını da hatırlatalım.



Can Tutuğ Organ Trio



Türk caz sanesinde son dönem gerçekten dikkat çekmeyi hak eden bir isim listesi olsaydı başında Can Tutuğ'un adı yazardı. Sevgili Can'ın gerek caz tarihine olan muazzam bilgisi ve ilgisi, gerek kurduğu gruplar ve yayınladığı çalışmalar oldukça önemli. Yakın dönemin ülkemiz kaynaklı dikkat çekici albümlerinden biri, vibrafoncu Can Tutuğ’un organ trio projesinden geliyor. Koray Üsgülen’in Hammond orgu ve Cemil Can Çolak’ın davuluyla şekillenen üçlü, caz tarihinde özellikle soul-jazz ve hard bop geleneğiyle özdeşleşen organ trio formatını vibrafonun parlak ve çınlayan tınısıyla buluşturuyor. Sekiz parçadan oluşan, yaklaşık 55 dakikalık bir süreye sahip albüm, Türkiye’de fazla rastlanmayan vibrafon-Hammond org birlikteliği bakımından da ilgi çekici. Tutuğ’un Trakya’yla kurduğu müzikal bağ ve bölgedeki canlı müzik pratiği projenin yerel karakterini güçlendiriyor.



Genevieve Artadi; "GVA!!!!!"



Knower ve Polymath projelerinden tanıdığımız Los Angeleslı vokalist, besteci ve prodüktör Genevieve Artadi, yeni albümünde caz, pop, rock ve elektronik müzik arasındaki sınırları kendine özgü biçimde zorluyor. Sanatçının açıklamasına göre albümün ilham kaynaklarından biri anime kültürü; özellikle çocukluk ve gençlik döneminden beri izlediği animasyonların yarattığı renkli, enerjik, hayal gücünü harekete geçiren dünya. On beş parçalık çalışma, Artadi’nin yalnızca caz çevrelerine değil, alternatif pop ve deneysel müzik dinleyicilerine de seslenen yaratıcı kimliğini ortaya koyuyor diyoruz, dinleyin, bir bakın diyoruz.



Michael Wollny; "Eine Winterreise"



Alman ve avrupa caz sahnesine 2010 sonrası damga vurmuş piyanist Michael Wollny, Franz Schubert’in Winterreise şarkı dizisini kişisel bir yorumla yeniden ele alıyor yeni albümünde ancak bu çalışma klasik repertuvarın caz piyanosuna aktarılmasından ibaret değil. Wollny, Schubert’in melodik parçalarını kendi besteleri, serbest doğaçlamaları ve Kate Bush, Björk, Louis Cole gibi farklı müzik dünyalarından aldığı izlerle bir araya getirmiş. Yalnızlık, belirsizlik, yolculuk ve vedalaşma gibi temalar etrafında şekillenen albüm, klasik müzikle çağdaş doğaçlama arasındaki ilişkinin dikkat çekici örneklerinden biri bize göre.



James Brandon Lewis Red Lily; "Calling Antonín"



Son döneme damga vurmuş bir önemli sanatçı daha... Tenor saksofoncu James Brandon Lewis, Red Lily topluluğuyla gerçekleştirdiği yeni albümde Çek besteci Dvořák’a müzikal saygı duruşunda bulunuyor. Lewis’in tarihsel ve kültürel figürlerden ilham alan albüm dizisinin yeni halkası olan çalışma, klasik müzik mirasını çağdaş doğaçlamayla buluşturuyor. Oda müziğini hatırlatan dokularla güçlü caz ifadeleri arasında gidip gelen albümde Lewis’in besteleri ve düzenlemeleri oldukça belirleyici. Sanatçının son yıllarda çağdaş cazın en dikkat çekici tenor saksofoncularından biri hâline gelmesi, bu albümü dönemin önemli çalışmalardan biri yapıyor.



Olga Amelchenko; "Touching the Invisible"



Belki tanımadığımız ama ilgi çeken bir albüm. İki aydır olayların eksik olmadığı, insanların haklarını aradığı ülkeden, Paris'ten saksofoncu ve besteci Olga Amelchenko, yeni albümünde önceki çalışmalarına kıyasla daha groove odaklı, aydınlık ve iyimser bir müzikal yaklaşım benimsiyor. Büyük ölçüde hamilelik döneminde yazdığı ve kaydettiği söylenen besteler bunlar, doğrudan kişisel bir hikâye anlatmak yerine umut, dönüşüm, belirsizlik ve henüz şekillenmemiş gelecek gibi temalara yönelmiş sanatçı. Rob Clearfield’ın piyano ve klavye katkıları, Juan Villarroel’in kontrbası ve John Hadfield’ın davullarıyla şekillenen dörtlü, Amelchenko’nun melodik duyarlılığını elektrikli dokular ve hareketli ritimlerle genişletiyor. Tanımakta, keşfetmekte fayda diyoruz.



Josh Johnson; "Animative"



Saksofoncu, sinti sanatçısı ve prodüktör Josh Johnson’ın yeni albümü, cazın elektronik müzikle kurduğu ilişkinin güncel ve yaratıcı örneklerinden biri. Meshell Ndegeocello, Macie Stewart, Marquis Hill ve Ben Lumsdaine gibi isimlerin katkıda bulunduğu on parçalık bu yeni çalışma ki Nonesuch firmasından çıktı, post-bop, soul-jazz, elektronik minimalizm ve atmosferik ses tasarımlarını bir araya getiriyor. Johnson’ın saksofonu bazen melodik bir enstrüman, bazen de sampler ve ritim makinelerini yönlendiren bir araç olarak kullanması, albümün ses dünyasını belirliyor. Yayın tarihi konusunda önemli bir bilgi var ama, albüm 23 Ekim’de fiziksel formatta ve dijital indirme olarak yayımlandı ama streaming platformlarındaki çıkışı ise 10 Kasım olarak duyuruldu.



João Barradas Carlos Bica; "The Great Silence"



Portekiz cazının iki önemli ismi, akordeoncu João Barradas ve kontrbasçı Carlos Bica, alışılmış topluluk düzenlerinin dışında bir ikili olarak buluşuyor yeni albümde. Akordeon ve kontrbasın ses imkanlarını doğaçlama üzerinden araştıran albüm, Avrupa folk müziği, oda müziği ve çağdaş caz arasında dolaşıyor. Enstrümanların alışılmadık birlikteliği, müziğin kimi anlarda son derece yalın ve lirik, kimi anlarda ise avangart ve deneysel bir karakter kazanmasını sağlıyor. Bu albüm, Avrupa cazının küçük kadrolar ve sınırlı enstrüman olanaklarıyla ne denli geniş bir ifade alanı yaratabildiğini gösteren yayınlardan.



Russell Gunn and Blackhawk; "Afrikan Amerikan Book of the Dead"



Neredeyse yüz yıldır her Afro Amerikalı caz neslinin Afrika ile müzikal/genetik/diyasporik hesaplaşması tamamlanmadı, her yeni nesil bu birikimin üzerine yeni şeyler ekliyor. Russell Gunn da bu isimlerden biri. Trompetçi, besteci ve aranjör Russell Gunn’ın yeni çalışması, cazı tarih, kimlik ve kültürel hafızayla buluşturan iddialı bir proje. Albümün başlığı ve parça isimleri de bu yaklaşımı destekliyor: “Pan Afrikan Invocation”, “Cahokia Pyramids” ve “East St. Louis Toodle-oo” gibi parçalar, Afrika kökenli kültürlerin ve siyah Amerikan müzik tarihinin farklı katmanlarına göndermeler taşıyor. Gunn, albümü yalnızca müzikal bir çalışma değil, tarihsel hafızanın yeniden değerlendirilmesine yönelik bir ifade olarak konumlandırıyor.



Jakob Manz Supernova; "Live at Alte Oper Frankfurt"



Daha yeni 36. Akbank Caz Festivali'nde izledik henüz 25 yaşındaki Alman saksofoncu Jakob Manz’ı. Genç sanatçının Frankfurt Alte Oper’deki konserinden kaydedilen bu yeni albüm, genç müzisyenin sahne enerjisini ve farklı kuşaklardan sanatçılarla kurduğu müzikal iletişimi belgeleyen bir canlı kayıt. Manz’a sekiz kişilik topluluğunun yanı sıra Kinga Głyk, Michael Wollny ve Nils Landgren gibi isimler de eşlik ediyor. Horace Silver’ın “Peace” parçasındaki Wollny-Manz ikilisi, albümün daha içe dönük anlarından birini oluştururken, konuk vokalistlerle gerçekleştirilen parçalar müziğin renk alanını genişletiyor.


Cazkolik.com / 30 Ekim 2026, Cuma

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.