Reklamcılar caz müziğini nasıl algılıyor?

Reklamcılar caz müziğini nasıl algılıyor?

Caz seçkinlik merakının fon müziği midir?

Cazın algı sorunu; Seçkincilik...

Posta kutusuna düşen "Lüks yaşamı yeniden tanımlayan Queen Central Park`ta caz keyfi seçkin davetlileri buluşturdu" başlıklı tanıtım bülteni olmasa değineceğim yoktu. Uzun zamandır yakındığım cazın garabet bir seçkinciliğe (ki bu seçkincilik her neyse onu da çözemedim) malzeme yapılması. Uzun yıllardır konserlere giderim, görüp gördüğüm hepsi mütevazı, müziksever insanlar. Bültende kastedilen seçkin grubu nerdedir, kimdir, o insanlar hakikaten caz mı dinler? Bu soruların cevabını doğrusu ben bilmiyorum ama şikayet ettiğim eskiden beri cazın zenginlik-gösterişçi `seçkinlikle` beraber anılması. Bu algı gerçek cazseveri rahatsız ediyor. Merak ediyorum, bu siteden ev alanlar caz dinleyicisi mi? Sitede konserler mi düzenlenecek? Sadece bu ilana bakarak söylemek de eksik kalır, çevrenize bakın, lüks markaların reklam müziğinde caz, binlerce dolarlık saat reklamı hatta bitter çikolata reklamında bile caz, parmaklarının arasına sıkıştırdığı puronun dumanını özgüvenle havaya savuran adamın konuştuğu her neyse arkasında caz! Ama emin olun, bizim anladığımız cazla onların kastettiği şeyin hiç ilgisi yok!


Mutluluk kaç Grammy eder?

Evan Bingham Scofield

Sevgili Sevin Okyay yazmasa haberim yoktu, geçen sene en iyi albüm, bu sene, hem en iyi doğaçlama hem en iyi albüm dallarında Grammy ödüllerini arka arkaya eve götüren gitar efsanesi John Scofield`ın oğlu Evan Bingham Scofield üç sene önce 26 yaşında yakalandığı amansız hastalıktan kurtulamayarak ölmüş. Annesi Susan, kızkardeşi Jean ve kız arkadaşı Ursula elele vererek Evan`ın vasiyeti gereği küllerini dünya üzerinde seçtiği yerlere serpme görevini iki yılda tamamlamış, verdikleri sözü tutmuşlar. Hatta aile konuyla ilgili özel bir web sitesi açmış. Bir ara www.scatterevan.com`a girin, ayrıntılı anlatılmış, Evan`ın küllerini nerelere serptiklerini göstermişler. Sevin abla ile sahnede izlediğimiz insanların arkalarında hangi duyguları bırakmak zorunda kalarak sahneye çıktıklarını konuştuk. Bu çok ağır bir yük dedik! Sevin abla çok sevdiği John Scofield ve kazandığı Grammy`ler hakkında kaleme aldığı "Olgunluk da insanın kendisini yalnız hissetmesini engellemiyordur" yazısında (okumak için tıklayın) bu ayrıntıya zarif bir şekilde değiniyor. 


Keith Jarrett konserde hem Trump`ı hem dinleyiciyi fırçaladı!

Keith Jarrett Carnegie Hall`de!

Keith Jarrett`ın zaman zaman konserlerinde dinleyici haşladığı malum. Sanatçı, ECM`den çıkan 4 CD`li yeni box setin tanıtımı için 15 şubat akşamı Carnegie Hall`de verdiği konserde hayranlarını mutlu ederken Trump`a yönelik eleştirilerini de esirgemedi. Jarrett`ın eleştirilerinin merkezinde özgürlüklerin kısıtlanması vardı ve sanatçı `bu, benim tanıdığım Amerikan halkının tam tersi` dedi. Sadece o kadar mı, 20 dakikalık aranın ardından flaşlı fotoğraf çeken birini hemen o an fırçalayan Jarrett `başkanımız saygının ne olduğunu bilmiyor, bari siz sanatçılara saygı gösterin` diye çıkıştı yetmedi `Autumn Leaves`e geçerken `daha iyisini hakediyoruz` dedi. Peki konser nasıldı? Sanatçının temel doğaçlama malzemesi `tansiyon` dur ve o tam bir tansiyon heykeltraşıdır, müziğinde gerginliği ve hayalgücünü mükemmel ve beceriyle yönetir.


Mozart`tan Duke Ellington`a...

Yaron Herman`la Mozart`tan Ellington`a...

Cazın klasik müzikle ortaklığı uzun yıllar birçok iyi müziğin, albümün yayınlanmasına vesile oldu. Sadece Jacques Louissier bu konuda devasa bir arşiv üretti. Bırakın Loussier`yi, George Russell gibi adamlar Third Stream adında cazın klasikle anıldığı bir ekol geliştirdi, Avrupa`da çok sayıda müzisyenden taraftar buldu. 45. İstanbul Müzik Festivali bu temayı önemli projelerle programlarına taşımayı sürdürüyor. Geçen sene dünyaca ünlü Fransız akordiyoncu Richard Galliano`nun konserinin biletleri günler önce tükenmişti, bu yıl festivalde yine benzer bir proje var. Piyanist ve şef David Greilsammar yönetimindeki Geneva Camerata ile caz piyanisti Yaron Herman "Mozat`tan Ellington`a" isimli projesiyle 12 haziran akşamı Aya İrini`de olacak. Benden söylemesi!


Elektronik müzikler görsel sanatlarla işbirliği içinde...

Elektronik müzikler görsel şovdan fazlasını kullanıyor

Elektronik müzik meraklısı değilim ama keşfediyorum, isim önerecek kadar bildiğimi de söyleyemem ama bildiğim bir şey varsa elektronik müziklerin görsel sanatlara ihtiyacı olduğu. Bu gözlemim zamanla pekişti. Video art, enstalasyon, visual art ve kimi kavramsal sanatçılar elektronik müzikle hayat buluyor, ortaya çıkan işlerin yarısı müzik diğer yarısı görsellik! Sanırım bu da birbirlerine ihtiyaç duyduklarını gösteriyor. Martta Zorlu PSM Türkiye`de ilk kez gerçekleşecek Sónar Festivaline ev sahipliği yapacak, bu festivalin de yarısı müzik yarısı görsellik. Bakalım, bu kez ben de başka bir `göz`le dinleyeceğim! Dikkatimi çeken notları buradan paylaşırım.


Digiturk radyolarında caz...

Digiturk müzik yayınlarını elden geçirmeli

Digiturk izleyicisi misiniz? Özellikle futbol maçlarını izliyorsanız lig tv kaçınılmaz, tabii sinema kanalları başta epey kanal var, sanıyorum pek fazla kimse takip etmese de en sonlara doğru radyo istasyonları da var. Ünlü radyo istasyonları yanında kendi radyoları da var, türlü çeşitli müzik yayını, hatta caz da var, NuJazz, Easy Listening, normal caz yayını vs. Ekranda yazın serin akvaryum, kışın çıtır çıtır şömine efekti ama bir sorun var, müzikler berbat, hadi berbat demiyim nasıl seçiyorlar merak ediyorum diyeyim? Mesela, yandaki fotoğraf ekran görüntüsü, bu yazı için aynı saatlerde çekildi ve ekranda Christmas Swing diyor, ne Christmas`ı??? O kısımları kimler düzenliyor bilmiyorum, bu köşeyi okuyacaklarını da sanmam ama ellerinde böyle güzel bir imkan varken keşke daha iyi değerlendirseler, iyi bir dinleyici potansiyeli yakalama imkanları olabilir ama bu haliyle değil tabii ki!


Kaydet

Müsaade ederseniz geçen yılın en iyi albümlerinden biri olarak Frank Woeste`nin "Pocket Rhapsody"sini ilan edebilir miyim?

Digiturk müzik yayınlarını elden geçirmeli

Müsaade istiyorum çünkü Cazkolik olarak okurlarımızdan yoğun ilgi gören Best of 2016 dosyamız çoktan yayınlandı, Yazar dostlarımız listelerini derledi ve bugün itibariyle 15 binden fazla cazsever tarafından okundu bu dosya gelecek yıla kadar tamamdır derken bu albümün -en azından- benim tarafımdan unutulduğunu gördüm. Aslına bakılırsa, ben kendi adıma yaptığım listede sadece yerli albümlere yer vermiş, yabancı albümlere girmemiştim, o yüzden bir albüm bir albümdür diyerek hakkımı burada kullanayım diyorum ve Frank Woeste`nin geçen sene yayınladığı albümünü hatırlatıyım diyorum. Buna neden olarak da şöyle diyeyim; Albüm "The Star Gazer" gibi pop tabiriyle 1 numara bir hit yaratmış. Sonra, albümde birbirinden farklı isimler var, Ben Monder, Ibrahim Maalouf, Youn Sun Nah gibi ama bu isimleri belli bestelerde kullanmış ve belli ki o isimlerin yeteneklerini gözeterek kullanmış, bestelerine mükemmel entegre etmiş. Maalouf gibi ortadoğu tınılı birini müziğinde bu kadar iyi sindermesi Maalouf`un bile kendi albümlerinde bu derece başardığı bir iş değil. Bu yüzden budur diyorum!


Kaydet

Feridun Ertaşkan

Cazkolik.com / 20 Şubat 2017, Pazartesi

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Feridun Ertaşkan

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.