Zuhal Focan`ın cazın genç neslinden yeni isimlerle konuşmaları devam ediyor. Bu kez sırada yeni vokal cazın gözde isimlerinden Melisa Kıral var.

Zuhal Focan`ın cazın genç neslinden yeni isimlerle konuşmaları devam ediyor. Bu kez sırada yeni vokal cazın gözde isimlerinden Melisa Kıral var.

Melisa Kıral: "Benim de içinde olduğum kuşak cazda harika işler yapıyor..."

Zuhal Focan: Kendini tanıtabilir misin?

Melisa Kıral: 1982 İstanbul doğumluyum. Çocukluğum boyunca, klasik batı müziği eğitimi alan büyük kızkardeşimin çalışmalarına tanık oldum. Annem profesyonel bir müzisyen değil fakat birçok enstrümanı vardı; piyano, akordeon, gitar bazen mandolin çalar ve söylerdi. Babam, Marşandiz Müzik’in tonmaysteri olan Esat Kıral’ın kardeşidir. Renkli ve çok sesli bir evde büyüdüğümü söyleyebilirim. Liseyi ablam gibi güzel sanatlarda değil Semiha Şakir Koleji’nde okumak başta pek sevimsiz gelmişti, orkestra çalışmalarını keşfedene dek. Şaşırtıcı değil; Elif Çağlar, Pınar Balcı, Mehmet Hakan Özhendekçi okul konserlerinde harikalar yaratıyorlardı. Gerçi ben o vakitlerde içine dönük biriydim, resim yapmayı sevmiştim hep. Müziğin kolektif ruh halini dışardan izlemeyi tercih etmiş ve ama hiç kaçırmaksızın heyecanla takip etmekten kendimi alamamıştım. Bu heyecanla 1999’da katıldığım müzik yarışmasında okuluma icra dalında 3.lük kazandırdım. Yarışmanın jüri üyesi olan Melih Kibar’la tanıştım. O vakitte jingle’larda söylemek için vakit ayırıp ayıramayacağımı sordu. Harika bir teklif olduğunu düşündüğüm halde akademik eğitimi güzel sanatlar fakültesinden yana kullanmak istediğimi söylemiş ve sonraki sene Mimar Sinan Üniversitesi İç Mimarlık bölümüne girmiştim, 2001’de fakülte değiştirerek aynı okulun Resim Bölümü’nde eğitimimi sürdürdüm. Üniversite yılları disiplinler arasındaki köprünün konstrüksiyonuydu. Farklı janrları dinlemek, izlemek, ilişkilendirmek insanı çok zenginleştiriyor. Ben de perspektifimi olabildiğince geniş tutmaya çalışıyorum.
2010 yılında Bodrum’da caz müzisyenleriyle çalışmaya başladım. Tony Jones’la yaklaşık bir sene boyunca Kıbrıs’ta pekçok mekanda sahne aldım. 2012 Ocak’ta İstanbul’a döndüm, katıldığım Nardis Genç Caz Vokal Yarışması’nda 2. seçildim ve Polonya’da Temmuz ayında düzenlenen International Jazz Workshop’a katılma şansı kazandım. Elbette ödüle layık görülmek ve ünvanlandırılmak harika ama aslında yarışmanın bir başka paha biçilmez getirisi pekçok değerli müzisyenle tanışmak ve Emin Fındıkoğlu’yla çalışmaya başlamak oldu.

Zuhal Focan: Önümüzdeki yakın veya uzak gelecekteki projeleriniz; konserler, kayıt yapmak gibi bir isteğin, projen var mı? Varsa kimlerle?

Melisa Kıral: 23 Haziran Cumartesi gecesi Nardis’te ilk kez kendi ismimi taşıyan grubumla sahnedeydik; Çağrı Erdem, Barış Ertürk, Baran Say ve Olgun Acar’la. Umarım bu güzel kimya ile beraber çalmaya devam ederiz. Kayıtlara gelince dinleyicilere estetik kaygıların dışında, derinliği olan bir albüm sunmak isterim. Aksi itibariyle, beraber çalıştığınız müzisyenler açısından da sadece notalardan ve teknikten ibaret bir işe dönüşme riski var. Müziğin ihtiyaç duyduğu ansambl ve kondüsyon aslında. Sound’u, formu, ruh halini beraber sorgulamak. Armoni ve doğaçlama üstüne çalışmak da bitmeyen bir maraton ve ciddi mesai istiyor şüphesiz. Özgün proje ne zaman kimlerle olgunlaşmış olacak; zaman gösterecek. Dokusu farklı janrlarla örülü lirik bir albümü içtenlikle seslendirmek isterim. Bundan başka yeni düzenlemelerle featuring artistlerin dahil olduğu standart bir çalışma da harika olabilir...

Zuhal Focan: Genelde (Türkiye`de ve dünyada) caza nasıl bir gelecek öngörüyorsun?

Melisa Kıral: Tuhaf bir tespit gibi gelebilir ama benim de içinde bulunduğum kuşak (80 civarı doğumlular) caza ve alt janrlarına cidden çok duyarlı çıktı ve ülkede harika işler yapılıyor. Harekete geçen kuşak oldu bence. Popüler ürünlerin bile kimyasına karışıp dümeni başka bir yere çevirebiliyor bu müzisyenler mesela. Bunun bir risk olduğunu düşünenler de var ama son dönemde genç caz sanatçılarının gerek albümleri, düzenlenen etkinlikler, tribute konserler; gerekse caz müzik mekanlarının az olmasına rağmen işletmedeki hatalara, rahatsızlığa karşı duruşları müthiş parlak bir gelecek vaadediyor. Bireyselliğin yanında ortak bir bilinçten bahsedebiliriz ve bence bu açık bilinç dünya ile Türkiye standartları arasındaki uçurumu ortadan kaldırmaya çabalıyor.

Zuhal Focan: Senden sonra yetişen gençlere söylemek istediklerin

Melisa Kıral: Naçizane tespitim, pek çok yetenekli, hevesli iyi şarkıcı adayı var. Konservatuar öğrencisi olmak tek geçerli şart değil elbette, ama bilgi açlığını doyurmak çok mühim. Gerçek şu ki; sürekli dinleyip analiz edebildiğimiz vakit cazı köşeli bir dönem müziği gibi algılamak hatasına düşmeyiz. Cazın sınırları kendi sınırlarımız kadar. Bu yemeğin zenginliği tartışılmaz tabi ve bence ortaya çıkması gereken homojenize bir tattır, çok baskın olmayan, yani denge, paylaşım, o zaman tadından yenmez oluyor... Kendimi anlatma imkanı verdiğiniz ve vakit ayırıp okuduğunuz için herkese içtenlikle teşekkür ederim.

Zuhal Focan
focan@nardisjazz.com

Cazkolik.com / 15 Temmuz 2013, Pazartesi

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Zuhal Focan

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.



X