Bu ülkede "Kimseye Etmem Şikayet" ya da "Şimdi Uzaklardasın"ı sevmeyen var mıdır? Türk popunun güçlü sesi Aşkın Nur Yengi`nin İş Sanat konserini izleyen Cazkolik`in popüler müziklere dönük imzası sevgili Cenk Erdem coşkulu konser kaleme aldı.

Bu ülkede "Kimseye Etmem Şikayet" ya da "Şimdi Uzaklardasın"ı sevmeyen var mıdır? Türk popunun güçlü sesi Aşkın Nur Yengi`nin İş Sanat konserini izleyen Cazkolik`in popüler müziklere dönük imzası sevgili Cenk Erdem coşkulu konser kaleme aldı.

Dinlemeye başladığınız müzik Aşkın Nur Yengi`nin Karanfil isimli şarkısıdır.


 

Aşkın değil, `AŞKSIN` NUR YENGİ...

Aşkın Nur Yengi belki de bahar sezonunun en güzel sürprizlerinden biriydi İş Sanat sahnesinde. Öyle güzel Türk Sanat Müziği şarkıları söyledi ki, iyi ki konserde bir ara vardı, yoksa tüm salon duygu komasına girebilirdik ve repertuvarı da gerçekten bütün duyguları ayağa kaldıracak kadar nostalji yüklüydü ve güçlüydü. Aşkın Nur Yengi, şarkı söylerken nasıl şiir, nasıl saz; nasıl bahar nasıl yaz oluyor insan, yangın gibi şarkı söylüyor ve şarkıları kulağınız duymuyor sırf, kalbiniz de dinliyor. İyi ki sesi olan şarkıcılar da var ve iyi ki o güzel şarkılar yazılmış vakti zamanında, yoksa aşk şarkılardan bile azalırken, tekrar kim çiçeklendirebilirdi, neye tutunurduk o güzel şarkılar ve birkaç güzel ses olmasa?

Aşkın Nur Yengi’nin, “Sevgiliye” albümünden beri hepimize bir hediye olduğunu söylememe gerek bile yok ki o albüm Türk pop müziğinin en nefis albümlerinden biridir ve hangi müzik yazarına sorsanız hemfikir olur. Ancak o güzel sesin aynı zamanda nasıl iyileştiren bir ses olduğunu da söylemezsek haksızlık etmiş oluruz. Velhasıl “İyileştiren Şarkılar” albümleri gazetelerde televizyonlarda bol bol konuşulurken, tereddütsüz, Türk pop müziğinden de hep Aşkın Nur Yengi ve Tarkan’ın o ırmak seslerini  konuşuyorduk sohbetlerde. Ama her ikisinin de Türk Sanat Müziğine ne kadar çok yakıştığını biliyorsunuz. Aşkın Nur Yengi’nin bir bahar gecesine özel İş Sanat repertuvarı da, öyle güzel yakışmıştı şarkılarla sesine. Konserine Nihavend şarkılarla başlarken, açılış şarkısı da “Huysuz ve Tatlı kadın" oldu o güzel gecede, ve “Kimseye Etmem Şikayet” şarkısına geçtiğinde, arkasındaki olağanüstü sazlarla, sahnede konser değil, boydan boya aşk ve duygular vardı, en derininden. Hele Hicaz şarkılara Zeki Müren’i anarak, “Şimdi Uzaklardasın” şarkısıyla geçti ki, hepimiz uzaklardaydık artık, kendi hikayelerimize, aşklarımıza gitmiştik ki, zaten iyi bir şarkıcının marifeti de burada.

İspanyol şarkıcı Buika ile gerçekleştirdiğim bir röportajda, bana “dinleyici beni izlemesin, kendi hikayelerine gitsin, kalplerine baksın” diyordu; Aşkın Nur Yengi de kalplerimize dokundu, aşklarımıza götürdü hepimizi nitekim. “Yar Saçların Lüle Lüle” ve “Muhabbet Bağı” şarkılarını söylerken, artık salonda tüm duygular iyice taşıyordu ve hele kanuncu kuşlar gibi şakımalarını yaparken, Aşkın Nur Yengi’nin zarif dansı, iyice aşka getiriyordu geceyi. Böyle gecelerde, elbette Çile Bülbülüm’e, “Allah” diye bağıra bağıra eşlik etmezsek, vakitsiz ölürdük ki, Aşkın Nur Yengi de bizi şarkıya davet etti, yaradana sığınıp, gerçek aşkı bağırmaya, haykırmaya geçtik salonda. İşte en çok dokunan da bu, nasıl kıymetsiz hale geliyor aşk ve ne çok azalıyor şarkıdan şiirden ve o yüzden de, hala ne güzel eski şarkıların incelikleri ve sözleri. Hem bunu Aşkın Nur Yengi de itiraf etti sahnede, eski aşklara daha çok hürmet duyduğunu söyleyerek, annesine, babasına ve onların sevgilerine armağan ettiği şarkıyı da bir güzel söyledi: “O güzel başını göğsüme yasla”… Sen de o güzel sesinden mahrum etme bizi Aşkın Nur Yengi tıpkı o üç saate yakın süren konserde olduğu gibi. Konserin ikinci yarısında, albümlerin milyonlar sattığı dönemden bir Şehrazat şarkısı, Hesap Ver’le açılış yapan Yengi, neredeyse tüm şarkılarını ezberletmiş salona ve  kimbilir ne çok kişiye. Misal, “Hadi Git” şarkısının sözleri hala ezber aşkı bilenlere. Adnan Ergil bestesi “Hiç Ummazdım”la da, ne yoğun bir hüznün coşkusu vardır ve yine Adnan Ergil bestesi “Geceler Düşman”ı söylerken ve klarnet ağlamaya başlamışken, ben artık gitmiştim, aşktan ölmüştüm o gecede. Sezen Aksu’nun o nefis Yunan bestesine “Susma“ şarkısıyla işlediği ve ayrılığı çok sahici anlattığı, o güzel sözlere mi ölsem, yoksa yine Sezen Aksu ve Uzay Heparı’nın meşhur Karanfil’deki inceliklerine mi bitsem? bilemedim. Gecede o efsane Aşkın geleneğini, su dolu bir şişeyi akort edip çaldığı kendi bestesi Nazlanma ile yeniden yaşatırken, nasıl keyfimize keyif kattı Aşkın Nur Yengi anlatamam, nitekim kuliste yan yana gelince duygularımı ne kadar ifade edebildim onu da bilemiyorum ama tek bildiğim, Aşkın Nur Yengi değil, Aşksın Nur Yengi ve iyi ki böyle güzel sesler de var.

Cenk Erdem
http://twitter.com/#!/thecenkerdem

Cazkolik.com / 26 Mart 2012, Pazartesi

 

 

 

 

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cenk Erdem

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.



X