Yağmur kimi zaman ayrılığın ve hüznün sesidir, kimi zaman romantik bir akşamın fonudur, kimi zaman da insanın kendi içine döndüğü anların eşlikçisidir.
Dün İstanbul'un başına gelenleri yaşadıktan sonra yağmurdan romantik şekilde bahsetmek için iyi bir gün değilse de ortamı biraz yumuşatmanın faydası var. İklim değişikliğinin dünyayı sürüklediği bu yeni dönemde yağmur artık eski 'yağmur altında' romantizminden uzaklaşalı epey oldu. Arap çöllerini bile sellerin bastığı günlerde yaşıyoruz. Metrekareye düşen yağmur miktarı insanları beş dakikada boğacak seviyelere geldi. Bugün televizyon ekranları dün yaşananların görüntüleriyle dolu ama yine de yağmura küsmeyin, yağmura ihtiyacımız var ve gelin, yağmur ve sonbahar romantizmini yeniden hatırlayalım.
Caz tarihinde yağmur, yalnızca bir hava durumu değil, duyguların, hatıraların ve bekleyişlerin müzikal karşılığı olarak defalarca karşımıza çıkmıştır. Harold Arlen ve Ted Koehler’in 1933 tarihli “Stormy Weather” şarkısı, aşkın ardından gelen yalnızlığı ve iç dünyasındaki fırtınayı anlatırken, Jimmy Van Heusen ile Johnny Burke’ün “Here’s That Rainy Day” bestesi, geçmişte umutla bakılan bir ilişkinin bugünkü hüznünü incelikli bir melodiye dönüştürüyor.
Yağmurun bir başka yüzü ise koşullara rağmen süren aşkı anlatmasıdır
Harold Arlen ve Johnny Mercer’in “Come Rain or Come Shine” adlı eseri, yağmurda da güneşte de değişmeyecek bir bağlılığın ifadesi olarak caz repertuvarının kalıcı standartlarından biri hâline geldi. Bu şarkılar Billie Holiday, Ella Fitzgerald, Bill Evans ve Art Blakey gibi farklı kuşaklardan müzisyenlerin yorumlarında bambaşka ruh hâllerine büründü.
Yağmur cazda bazen blues kadar ağır, bazen balad kadar kırılgan, bazen de ritmin içinde akıp giden bir şehir manzarası kadar canlı. Belki de bu yüzden yağmurlu bir günde caz dinlemek, dışarıdaki havayı değiştirmese de onun bizde uyandırdığı duyguyu baştan yazabiliyor.
Yağmurun cazdaki hikâyesi yeni yüzyılda da sürüyor
Brad Mehldau’nun Largo albümündeki “When It Rains”, piyanonun döngüsel hareketleriyle yağışın ritmini müziğin içine taşırken melankoliyle umudu aynı atmosferde buluşturuyor. Leni Stern’ün “Finally the Rain Has Come” parçasında yağmur, bekleyişin ardından gelen bir ferahlama duygusuna dönüşüyor. Daha yakın dönemde Mirna Bogdanović’nin “Rain” yorumu ise vokal cazını elektronik ve pop dokularıyla buluşturarak bu eski temanın çağdaş müzikte de yeni karşılıklar bulduğunu gösteriyor.
Cazkolik.com / 15 Ekim 2026, Perşembe
Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.